31 Mayıs 2010 Pazartesi

SOHBET DÜNYASI - 197 - YÜCELMEK VE ALÇALMAK

- İnsanı alçaltan nedir? alçak kimdir?

Bizim kullandığımız tâbirde alçak, büyüklerin zıddıdır. Cenâb-ı Hak bizi malâyâniden uzak etsin, bu bir sohbettir; Büyüklerin yolunu tutan selâmettedir. Küçüklerin yâni küçük dediğimizde alçakların mânâsıdır, küçüklerin değil. Alçakların yolu şekâvet yoludur. İnsanı alçaltır. Büyükler var, alçaklar var. Büyüklerin yolunu tutan selâmetle hem bu dünyada hem de âhirette kurtulur. Alçakların yolunu tutan ne bu dünyada ne de âhirette hayır eder.

- Büyüklenen ne sebeple büyük oldu? alçak olan ne sebeple alçak oldu?

Birisi büyüklük yoluna girdi büyüdü. Birisi alçaklık yoluna girdi alçaldı, orada çok mühim olan bir nokta var. İnsanı yükselten nedir, insanı alçaltan nedir bilmen lâzım. Bilmediğinde, arabaya binmiş ve ne tarafa gideceğini bilmeyen sersem bir herife benzer. Bu hayat bir defâdır. Bize takdim olunan hayat bir defâ takdim olunur, ikinci defâ takdim olunmaz. Onu için dünyada alçalan insanlar kıyâmet vakti feryat edecekler:

“Ey Rabbimiz, bizi tekrar geri döndür, bu alçakların yolunu tutmayalım, biz alçak olmayalım. Senin yücelttiğin, büyüttüğün şereflendirdiğin ve sevdiğin kulların yoluna girelim ki; biz de şeref bulalım. Nitekim onlar bugün senin yanında şeref buldu, yükseldi senin yanında kadir kıymetleri oldu. Döndür bizi, bize bir şans daha ver!”

Bunun üzerine hitap gelir ki;

“Hayır! O şans size bir defâ verildi, iki defâ olmaz. Çünkü siz öyle bir yol tuttunuz ki, bir defa değil yüz bir defâ döndürsem siz gene bu alçaklık yoluna gireceksiniz!”

- Acaba insanı parası yüceltir, yükseltir ve büyütür mü? Milletvekili olmak, bakan olmak, başbakan olmak, cumhur reisi olmak yüceltir mi?

Bu zamanın insanı, insanı yükselten sebebi para ve servet sayıyor. Her kim zengin ise kendini yükseldi zannediyor, her kim omzuna yıldızları takıp rütbesi artarsa yükseldiğini zannediyor. O zan bir zamana kadar devam eder ancak o omzuna yıldızları takan kimseye bir gün;

- Senin vazîfen şimdi tamam oldu, bu elbiseleri giymeye artık bundan sonra sana izin yok.

Dendiğinde o rütbeleri ağlayarak çıkaracak. Neden? Ertesi gün olduğunda ona kimsenin selâm vereceği yok, emret paşam! diyecek yok, bitti.

- Ben bey, paşa değil miydim be?

- Beyliğin paşalığın bu esvaplaydı!

Lâkin gafil insan hâlâ dünyadaki rütbelerin veya malın mülkün onu yükselttiğini zanneder. İnsanları gururlandıran ve aldatan iki şey vardır:

1 – Rütbe,

2 – Para.

Rütbe elden gitti mi o adam sıfırlandı. Güm! diye aşağıya düştü. Servet sâhibinin elindeki serveti bitince ki, şimdikilerin çoğuna iflâs geliyor, bitti sıfırlandı. Bitmese bile o servet insana hakîki yükseklik getirmez.

Omzundaki kılıçlar, taçlar ve yıldızlar isterse kuyruklu olsun, yıldızın yerine ay, ayın yerine güneş koysan da neticesi yoktur. Onlar omzundan ceketi aldı mı, oldun âciz insan. Yâni hiç. Bu ibrete alınacak meseledir.

Dünya ehli yüksekliği parayla,malla, rütbeyle ölçer. Paran var, zenginsin, yükseksin. Kılıcın var, göğsünde ve omzunda nişanların var, üzerinde resmi kıyâfetin varsa insanlar bu kendisine üstünlük veriyor zanneder.

- Büyüklük nedir?

Büyük Allah’tır. İnsanın büyüklüğü Allah’la beraber olmasıdır. Allah’la olmak demek Allah’a tabi olmak demektir. Bunlar öğrenilecek ve öğretilecek meselelerdir. Zenginlik büyüklük sebebi olsa Yahudilerin hepsi büyük sayılacaktı. Onların kadar kafası dünyaya çalışan adam yok. Zenginlikte onlara yetişecek kimse yok.

Bazı gazetelerde en zenginlerin listesi çıkar, öbürlerini zeflemek (Dalga geçmek, taşak geçmek) için koyarlar. Çünkü listenin en başındaki en zenginini, Yahudilerin en aşağısı geçer. Onların hepsi parayla yüklüdür. Bırakın gazeteler ve mecmuaları, Yahudilerin milyoner zenginleri ansiklopedilere bile sığmaz. Sayamazsın, onun için oraya adlarını hiç koymazlar. Meselâ: Brunei sultanı zengindir, İngiliz kraliçesinin bu kadar parası vardır, Robert Taylor un bu kadar, Margaritanın şu kadar, film yıldızının şu kadar, antenler (yâni mankenler) gecede bu kadar milyar para alıyor diyorlar...

Büyüdüler mi? Zengin çok, hele Yahudilerinki hesâba gelmez. Yahudilerin en fakiri o listenin en çok parası olan en zenginin ismini duyduğunda güler. Her Yahudi’nin evinde bir mahzen vardır. Onların dâima giyip gezdikleri siyah sakkoları vardır eğer o esvabı kazana atıp kaynatsan 1 litre yağ çıkar, değiştirmezler. Yiyemezler ve yediremezler. Yükseklik, büyüklük onlarda yoktur. Yahudiler kendilerini, bilhassa servetlerini çok gizler ve onlar dâima fukara görünmeyi severler.

20. asırda yükseklik-alçaklık diye düşünen adam kalmamış, ne düşünüyorlar, ne arıyorlar, ne soruyorlar. İnsan insanı takdir ettiği derecede insandır ve tabî insanı takdir ederken insanı yücelten vasıflarıyla insanı takdir etmektir. Takdir olunacak insan, yüksek meziyet sahibi olan insanlardır yâni yüksek insanlık vasıflarını taşıyan kimselerdir. Bunlar hakîki insan rütbesinden takdir olunan kimselerdir, dünyada da takdir olunanlara âhirette de takdir vardır. O vasıflar insanları yükseltir.

Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: