skip to main |
skip to sidebar
Amerika bu tütün meselesine çare bulamadı;1.80$’lık pakete 1.10$ vergi koymuş toplam 3$’dan satılıyor. Bununla “pahalıdır diye bahusus gençler bir parça azaltacaklar” diye ümit ediyor. Çağdaş hayat bu! İrtica bununla mücadelededir. Gelen sene tütün ve içki içen 25 milyon olsa memleket kapanır.
- Kâfirin istediği nedir?
Körün istediği iki göz, kâfirin istediği de Türk çürüsün. Hem zâhiren, hem madden, hem maddeten bitsin. Bütün dünyanın hilesi bu.
- Başımıza ne gelecek?
Bizim başımıza hayır gelecek çünkü onların irtica dediği Müslümanlığa biz sarılmışız. Başka bir kurtuluş yolu bilmiyoruz. Dünyada insanlar için başka bir kurtuluş yolu varsa söylesinler. Ne meşrutiyetleri, ne cumhuriyetleri, sosyalizm, komünizm hiçbirisi insanları selâmete çıkaracak yol değildir.
Bunların hepsini Rus bayrak yaptı. 80 sene sonunda o başlarına düştü ve darmadağın oldular. Çin hâkezâ. Avrupa’nın ülkeleri de hâkezâ. 80 senelik bu izmleri başlarına yıkıldı bittiler.
- Siz ki; Kökten dinsiz, kökten islâmı vuran, kökten yalancı, kökten sosyalizm, kökten lâik kominizim, kökten eşek fışkısizm, kökten insan haklarını inkâr edenler, niye geri geldiniz, nerden geliyorsunuz?
- Yahu siz giderken biz geliyorduk! Siz hâlâ o tarafa mı gidiyorsunuz, geri dön yolu sorma bile! Bak halimize ne hale geldik!
Peki bırak bakalım, nereye kadar süreceksin önüne ne gelecek...
O milletlerin başına ne geldiyse o gelecek. Hepsi darmadağın oldu ve “Bu belâyı getirenlerin başlarına belâ gelsin” diye lânetleyip çıktılar. Avrupa birliğine girdiler. Şimdi onlarda içlerinden kaynıyor.
“AB’de kurtuluş yolu değil, bize başka bir yol lâzım, biz teknolojinin doruğunda, zenginlik ve servette zirveye ulaşmış olan milletleriz ama hal acâyip, işsizimiz, hırsızımız, katil çok, içip her rezilliği yapanımız çok, biz nasıl kurtulacağız!”
Dedik ya Amerika sigarayla başladı.
- Tütün niçin berbattır?
Şeytan sigarayla insanların iradesini törpülüyor. Sigaraya hükmedemeyen adam her pisliğin içine düşer. Küçük bir şey sayılır ama kişiyi iradesiz yapar ve iradesini elinden alır. O artık iradesiz kimsedir. Düşüneceksiniz aklınızı kullanacaksınız, doğru yolu kendiniz takip edeceksiniz, sürü olmaktan çıkacaksınız. Akıllı adam koyun sürüsü değildir, kendi yolunu seçebilen adamdır.
Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden.
Cenâb-ı Hakk kendilerine akıl, fikir ve irade verdiklerine soracaktır. Hayvanların akıl ve iradeleri olmadığından mesuliyet taşımazlar. Bunun gibi akılsızlara, düşünceleri olmayanlara ve iradesizlere sorulmaz lâkin akıllıyım diyen herkese sorulacaktır.
- Akıl neye yarar?
Akıl; İnsana hayır veya şer yollarını göstermeye yarar. Akıl olmadan insan hayır ve şerri ayırt edemez,
- Akıllı mıydın yoksa akıllı geçinenlerden miydin?
- Tımarhanede olmadığıma göre herhalde akıllıyım.
- Ya? Öyleyse karşına bak bakalım ne görüyorsun?
O kimse Cenâb-ı Hakk’ın emriyle akıl baliğ olup dünyadan gidinceye kadar olan hayatını seyredecektir. Kendi hayat hikâyesini orda görür, tamamını bir bakışta alır. Perdeler kalktığında o birinci etapta görünenin şahsı meydana çıkar, bakar;
- Bu adam benim!
- Peki akıllıyım dediğin halde bu pis hayatı sen nasıl yaşadın? Akıllı adam kanalizasyon içine dalıp yüzer mi? Bak dalıyorsun. Bu hayat pis bir hayattır. Benim size tavsiye ettiğim hayat bu değildir. Ben size temiz bir hayatı tavsiye ettim lâkin siz aldırmadınız. illâ pis hayatı tercih ettiniz ve bununla da kalmayıp akıllıyım diye iddia ettiniz, yazıklar olsun!
Diye Cenâb-ı Hakk’ın onu azarlaması 7 cehennem ateşinden fazladır.
İstatistiklere göre Türkiye bütün dünyada içki tüketiminde 3. sırada hem de şampiyon madalyalı. 16 milyon alkol tüketimi var, 4 milyonu alkolik. Yani 4 trilyon lira ayyaşlar için. 22 milyon adam tütün içiyor. Günde her biri 200bin liradan hesaplarsan 45 trilyon eder.1 senede 4 katrilyon içki ve sigaraya gidiyor! Bu gider olmasa memleket ayağa kalkacak. Bunu yasaklayan irtica! İçmeyenler mülteci. İçenler çağdaş! Lâik düzenin adamlarına ne kadar yakışıyor.
Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden
Hârun-u Reşit meclisindeki nedimlerden birine çok hürmet gösterdiği için ötekiler onu kıskanıyorlarmış,
- Bunu bize tercih ediyor, bizim ondan geri kalır yanımız yok, o güzelse bizde de güzellik var, nağme bizde var, giyim kuşamda bizde niçin onu takdir ediyor.
Diye için için kendilerini yer ama bunu sultana söylemeye cesaret edemezlermiş.
İslâm pâdişahlarının en basitinde bile 7 evliyâ kuvveti olduğundan emîril müminin onların halinden anlamış. Bunun üzerine bir gün altın ve mücevherle dolu hazîne dairesini açmış ve ahalisine;
- Buradan herkes ne beğendiyse alsın..!
Deyince herkes gözüne kestirdiği şeyi toplamaya başlamış. O kıskanılan kimse Hârun-u Reşide sarılmış. Herkes beğendiğini topladıktan sonra bakmışlar ve sultan sormuş;
- Sen niçin bir şey almadın?
- Ey sultanım, sen herkes beğendiğini alsın dedin, benim beğendiğim sensin. Bu tas taraktan beğendiğim bir şey yok, sen dururken bunlara bakar mıyım. Seni isterim,
Allah’ın huzurunda sen ne söylesen çok düşüktür, kendimize göre incik boncuk cinsindendir. Allah;
- Ya kulum benden ne istersin? Diye sorduğunda Allah’tan isteyeceğini bildiğin vakitte;
- Seni isterim ey Rabbîm, sana kulum, senin için yaşadım, senin yolunda dünyadan gittim..!
Dediğinde Cenâb-ı Allah gözler görmedik, akla hayale gelmedik âlemlerden verecektir. İşte böyle böyle kalplerimizi Mevlâ’ya vermeye gayret edeceğiz. Bize verilen izinle yeryüzünde dolaşıp rızkımızı helâlinden toplamaya da memuruz. Dünya kalbimizde değil elimizde olacak ve o dünyayı Allah yolunda kullanmak bize müyesser olsun.
Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden