Peygamberi sevenlere de Cenâb-ı Hakk’ın melâikesi salâ tu selâm eder. Efendimizi sevenleri sayanları Allah sayar ve sever. Efendimize saygısı ve sevgisi olmayanları Cenabı Hak sevmez.- Peygamberi en çok seven kimdir?
En çok onun sünnetini tutandır. Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetini kim daha ziyâde tutarsa, o kadar efendimizi seviyor demektir. Her kim Efendimizin sünnetini daha ziyâde tutarsa ve yaparsa o kimseyi de Efendimiz(s.a.v.) seviyor. Peygambere sevgili olanlar kurtulmuştur. Peygamberi sevmeyenler için bizim bir tâbirimiz var:
“Ağzıyla kuş tutsa cennete giremez.”
Yahudiler: Lâilâheillallah Mûsa Resullûllah der, Muhammed un Resullûllah demedikleri için cennete giremezler. Efendimizi sevmeyen, Efendimizin peygamberliğini zâten kabul etmeyenlerdir. Efendimizi seven peygamberliğini kabul etmiş demektir.
- Sevmeden Muhammed ur Resullûllah demek makbûl mü?
Sevmeyen adam demez zâten. Muhammed ün Resullûllah diyen kimse elbette ki Efendimizi seviyor demektir. Onun için Cenâb-ı Hakk’a şükredelim, belki Muhammed ur Resullûllah diyemeyen milyarlarca insan var. O çok insanların dışında, bugün sayıları belki 1.5 milyarı geçen Müslümanlar Lâilâhe illallah Muhammed ur Resullûllah derler. Allah onun muhabbetini Efendimizin sevgisini kalplerimizde sabit kılsın.
Muhammed(s.a.v.) arabaya benzin gibidir, benzinsiz araba yürümez. Muhammedsiz bir kimsede din yolunda yürüyemez. Sevgiyle yürür. Zorla yürüyen (hâşâ) hayvandır, insanın hayvandan ayırt eden sevgisidir. Onun için zoraki iş yok, her şey sevgiyledir. Cenâb-ı Hak emir buyurdu;
“Her kim îman edecekse sevgiyle îman etsin”
Zorla inanan kimsenin inancı olamaz. Hiçbir sûretle zorla inanan kimse Allah’ın yanında makbûl değildir. Muhabbetle îman makbûldür. Îmanı geliştiren muhabbettir. Bir kalp var insanın iki kalbi olsa biriyle Allah’ı sever, biriyle dünyayı sever. Cenâb-ı Hak şerik yâni ortak kabul etmez. Şimdi sen;
- Ben Allah’a şerik koşmuyorum!
Doğru, sözünle şerik koşmazsın, sevgi meselesinde nasılsın? Muhabbette? Muhabbeti yalnız Allah’a mı tahsis ettin yoksa dünyaya da sevgin var mıdır?
- Dünyamızı da seviyoruz yahu.
- Haaa demek dünyayı sen Allah’a şerik ettin!
Muhabbet sırf Allah içindir, sen dünyaya da muhabbet verdin. Sevgini ikiye taksim ettin ve bütün muhabbetini Allah’a vermedin. Allah’ın sevgilisi, Cenâb-ı Hakk’ın tek sevgilisi; Habîbullah ...
Peygamberin sevgisi Allah’ın sevgisindendir. Bir kimse Allah’ı sevmeden peygamberi sevmeye yol bulamaz. Allah’ı sevdiği vakitte peygambere olan muhabbetle sevecektir, peygamberin muhabbetiyle Allah’ın sevgisine ulaşacaktır. Allah peygamberi sevdiğinden dolayı, onun sevgisiyle biz peygamberi seviyoruz ve peygambere olan sevgimiz Allah’a olan sevgimize bize delil oluyor. Onunla gidiyor yâni peygamber sevgisiyle. Peygamberin Cenâb-ı Hak’tan ayrılığı gayrılığı yok. Cenâb-ı Allah “ey habîbim” diyor, Cebrâil a.s.’ı gönderip Efendimiz(s.a.v.)’e bildiriyor.
“Ben kullarıma sevmek hasletini verdim”
Yâni; insan sever bazı insanda sevmez. Her şeyi seven insan; insan-ı kâmildir. Onun dışında herkes bütün insanlara kalbindeki derecesine göre muhabbet taşır.
Hitap: bütün insanlara haber ver ki; bu hayatta istediği şeyi sevebilir;
1 - Kadınlardan kızlardan sevebilir,
2 - Oğullardan evlâtlardan sevebilir,
3 - Ana-babayı sevebilir,
4 - Kardeşlerini akrabalarını sevebilir,
5 - Mal sevebilir,
6 - İşini gücünü sevebilir,
7 - Hatta arabasını, kolundaki saatini,
8 - Evini, köyünü, torununu sevebilir.
Hâsılı kelâm dünya metâından bir şey sever, sevsin lâkin şunu bilsin ki, o sevdiği şey onu bırakacaktır. Yâni dünya metâından neyi seversen bil ki onu bırakacaktır. Dünyanın eşyasını cevâhirini, antikalarını, arabalarını, dağını, taşını seviyorken bir gün gelecek ki onlardan ayrılacaktır. Belki hepsinden birden ayrılır, belki teker teker ayrılır. Hepsinden birden ayrılık öldüğü gün olur. Öldüğü gün insan sevdiklerinin hepsini bırakır. Dünyaya âit neyi sevdiyse dünyada kalır.
Hiçbir şeyi beraber alamaz. Birde öldüğü günde arkasında canlı-cansız bir çok şey bırakacaktır. Canlıları; torunları, çoluk çocukları, hayvanları hâsılı malı-mülkü, bağı-bahçesi,paraları kendinden ayrılacaktır neyi biriktirdiyse biriktirsin ayrılacaktır. Cenâb-ı Allah öyle söylüyor;
“İstediğini sevsin...”
- Asıl murat nedir?
Sevginin kimden geldiğini bilmek ve sevgiyi ona döndürmektir. Sevgi, ilâhi bir lütuftur. Allahın lütfu olmasa kimse kimseyi ve hiçbir şeyi sevemez. Allah(c.c.) lütfeylemiş seviyor.
- Bu sevgiyi beraber götürmek ister misin ey insan?
Sevgi candır, götürenler kabrinde çürümez. Seven canlıdır, sevmeyen cansızdır, sevmeyen ölüdür. Onun için sevgiyi beraber götüren kabrinde çürümez, ölmezde. Ama Allah’ın verdiği ilâhi lütfu olan hediyesini dünyada çar-çur eden oraya buraya, dünyaya dağıtan âhirete giderken;
- O bizim sevdiğimiz her şeyi dünya aldı!
- Ya, neyle gidiyorsun sen öbür tarafa? Öbür tarafta kim var?
Sevgini Allah’a vermişsen;canlısın,gezen ölü değilsin. Her kim Allah’a muhabbetini vermişse canlıdır, vermediyse ölüdür.
Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder