İnsanın nefsi, şeytanın dişisidir. Kadınla erkek buluştu mu şeytan gelir. Nefsine sahip olamayan kimse şeytana yataklık yapar. Üzerine şer yağar.İnsan kötülük yapmak için gelmemiştir. Hayvan ısırır, teper, mazurdur yani özrü vardır;
- Sen benim hayvan olduğunu bildiğin halde niçin beni dürtükledin? sende akıl var, bende yok!
Kıyamet gününde hayvan ve insanın muhakemesi vardır. Onun için hayvan birini öldürürse kanun tutmaz. Kanun insan içindir. Hayvanlar ziyan işlese çobanı mahkemeye çekerler. İnsanlar iyilik yapmak için yaratılmıştır. Kötülük yaptığı zaman insanlıktan çıkar.
Zamanın birinde bir çocuğu köpek ısırmış. Gece olunca çocuk
inlemeye başlamış. Babası;
- Oğlum neden köpeği ısırmadın?
- Ey baba ben köpek değilim ki, Demiş.
İbret alan adama bu hikaye yetişir. Bu kadar ulemalar, evliyalar insanlığı öğretmek için gelmiştir. Ancak şimdiki zamanda herkes insanlaşmaya değil canavarlaşmaya çalışıyor. Nereye bakarsanız daha da vahşileştirmeye sevk eden şeylerin arkasına düşülmüş. İnsanlığını yitiren seviyesiz kişilerin seviyesine sen düşmeyeceksin.
İnsanlar, izzeti nefis derler. Allah;
“İnsanın nefsinin boş gururu onu günah işlemeye sevk etti.” Diyor.
Bu zamanın insanına güzel söylesen ters anlar, sözü bilhassa nasihati kabul etmez. Nasihat edeyim deme sana küfür eder, dövüşür.
- Benim nasihate ihtiyacım mı var? Der.
Deveye demişler ki;
- Nereden geliyorsun?
- Hamamdan geliyorum.
- Ayaklarındaki çamurdan belli! Demişler.
Mandalar her sabah göl ve ya çirkef deryasına girerler. Camışlar suyu çok sevdiklerinden her gün katarlarla çamura girmek için giderler.
- Banyodan geliyoruz duşumuz eksik, belki milleniumda bize insanlar onu da yapar! Diyebilirler.
20.asrın insanları hakikati kabul etmez, Ebu cahil tohumudurlar.
Peygamber s.a.v.’i de kabul etmezler. Peygamber Efendimiz zamanında arpa dikende vardı, şimdi de devam ediyor. İnsan içinde kıymetlisi de vardı, kıymetsizi de vardı. Nesli tükenmedi. Efendimizin s.a.v’in zamanından Ebu cahil tohumu devam etti ve hesaba gelmez derecede çoğaldı.
Nefis: insanın nefsi şeytanla buluştu mu dişi şeytan doğar. Allah’ın rahmetini isteyen;
- Aman Ya Rabbi, beni nefsin eline bırakma.!
Derse, Allah c.c.,onu gözetir. Ama rahmetini istemeyip kendi kendine kurtulmak isteyen kimse bataklığın içinde çırpındıkça daha da batar. Her zıpladığında daha derine girer. Onun için Efendimiz;
“Allah nefsin içine düşürmesin”
Diye münacatta bulundular. Bir anda imansız gidersin. Bir anda yolunu değiştirir. Nefis doğru yürümeye fırsat bırakmaz. Nefis şeytanın hemen arkasından gider. İstediğin kadar kabrini kıbleye döndür, şeytana uyan kıbleye döner mi? Allah’a teslim olan zatın birisi, kabre yatırılırken;
- Oğlum benim yüzümü kıbleye döndüren döndürmüştür, senin döndürmenle değil. Demiş.
“Yunus öldü diye sala verirler,ölen hayvan imiş, insan değilmiş.”
Ölen hakikaten insan olan o zat söylemişti ki;
- Bizim yüzümüzü döndüren döndürmüştür, senin döndürmen kar etmez..!
O da ne zaman döndürürse! Gönül kıblesinde sen nereye bakıyordun? Oraya! Korkma!
Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden.













