1 Haziran 2010 Salı

SOHBET DÜNYASI - 198 - İNSANI TAKDİR ETMEK

Demek ki insanı yücelten mesele insanın insanı takdir etmesidir. İnsan insanı takdir ettiği vakitte yükselir yücelir. Çünkü insanın insanı takdir etmesi Allah’ın buyruğudur ve emridir.

Ben insanı takdir edip yarattım, şerefli kıldım, izzet verdim,
kadrini yücelttim, Ben nasıl onla sizin kadrinizi yücelttimse sizden de Benim kadrimi yücelttiğim insanı yüksek tutmanızı isterim!”

İnsan takdir olunduğu derecede o yüksek evsafa sahip oldu demektir. Boşu boşuna takdir olamaz. Kıymeti meydanda olan kimseler takdir olunur ve o takdirin dışında kalanlar insâni meziyetlerini ve vasıflarını kaybetmiş olurlar, onlar düşerler.

1 - İnsanları takdir etmeyenler alçalırlar,

2 - İnsanların haklarını teslim etmeyenler alçalırlar,

3 - İnsanların haklarını verenler, onlar yükselirler
.

Her gün gazete ve şeytan dolapları da “işte insan hakları! hayvan hakları!” diye bir sürü lâfazanlık yapar, yalan! Milleti aldatmak için. Sen insanı takdir Ediyor musun? takdir ettiğin vakitte onun hakkını teslim ediyorsun demektir.

Bir memlekette ne kadar çok kanun varsa o kadar hürriyet kısıtlanmıştır. Kanun çokluğu insanların hürriyetini tahdit eden bir şey olduğunu 20. asrın insanı bilmiyor ve kendi kendine boynuna ip takan adama benziyor. Meclis kurup gönderiyor boyuna kanun yap, bizi daha sıkıştır.

Millet meclisinin işi nedir? Kanun yapmaktır. Sizi biz oraya gönderiyoruz kanun yapıp bizi mi sıkıştıracaksınız?

Allah’ın kanunu açıktır zâhirdir. Hakkımız sunî değildir. Cenâb-ı Hak bize uydurma hak vermedi, aslî hak verdi. İnsanlar ne kadar çok kanun yaparlarsa o kadar çok hürriyetlerini kaybediyorlar.

...Üç bin beş yüz üç numaralı kanunun beş yüzüncü maddesinin yüzüncü fıkrasının beşinci bendinin altıncı notunda yüzüncü kararname mûcibince bu insanlar hayvan olarak tekavül eder!!!

Ne şaşkınlık, kaç bin kanun bu ? koy kafese de oturt bizi! Ne tarafa
döneceğimizi bilemiyoruz, kaç bin kanunla idâre edelim? Her kanun insanların hürriyetini biraz daha tahdit eden, biraz daha sıkıştıran, biraz daha mandıranın içerisine kapattıran hürriyetlerini bitiren belâlardır ve daha utanmadan insan hakları diye çıkarlar. Bre kaldır bu üç bininci numaralı kanunun on binici bendinin bilmem nesini bunları kaldır.

Kanun bu:

“İnsanları takdir edeceksin”

Dedik ya, insanları zorla idâre etmek, insanları hayvan sınıfına indirmek mânâsıdır. Zorla idâre edilen hayvandır insan zorla idâre edilmez. Onun için 20. asrın insanlarında bilhassa baştakilerin insanı takdir etmek duygusu diye bir şey yoktur, sıfırdır.

İnsanın yüceliği; insanı yücelten ve insanı takdir edenlerindir. Alçaltan alçalır. Kim insanları ezerse, alçalır; kim insanları takdir eder ve yükseltirse Allah’ta yükseltir.

Bu mesele denizdir, sabaha kadar gider. Bu kadar yüzlerce sohbet oldu, bu sohbetler belki büyük bir cilt kitap olur. Gerçi biz tabandaki insanların anlayacağı temsille anlatmaktayız. Elhamdülillah, büyük Şeyh Efendi Hz.leri tâyin etti, onun imdâdıyla bu geceye kadar böyle sohbetlerle vakit geçirdik. Ümit ederiz ki;Cenâb-ı Allah bu sohbetlerin mânevi feyzini sizin kalplerinize aktarmış olsun, bir şey anlamış olasınız ve tek bir şey anlamış olsanız da, bu bir ticarettir. Boş kalkmadığınıza işarettir o. Bir şeyi zapt edebilmek de insanın saadetidir, son nefeste imanla gitmeye sebep olur. Hiç bir şey zapt edemeyen ve alamayan kimsede şekâvet sahibi olur, bu da cehennemlik sıfatıdır. Bir şey anlamaya gayret et.


Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: