21 Mayıs 2010 Cuma

SOHBET DÜNYASI - 192 - DÖRT MEVSİM

- Hava çok sıcak!

Sıkılma, daralma, darılma..! Cenâb-ı Hak yapacağını bilir. Çöl çok sıcak olursa onu da bilir.

- Sıcaklardan bunaldık! Deme,

- Soğuklardan donduk! Diye şikâyet etme.

Cenâb-ı Hak kadir, isteseydi dört mevsim yerine bir mevsim yaratırdı. Doğrudan kış ve ya doğrudan yaz olurdu ve ya bahar yapmazdı da sonbahar yapardı.
Cenâb-ı Hak biz kullarına rahatlık olsun diye dört mevsim halk eylemiş, her mevsimi bir türlü kılmıştır.

Her mevsimin karakteri farklıdır. Yazın meyveleri başka, kışın meyvelerini başka yaratmıştır. Kimileri soğuk mevsim için hazırlanır, kimi meyve ve nîmetler yaz mevsimleri içindir. Mevsimlerin değişik olması kulların rahatlık ve ferahları içindir. Allah(c.c.) yapacağını bilir, senden akıl istemez.

- Senin ne aklın var? Çok sıcak oldu diyorsun..!

Şikâyet etmeye senin ne salâhiyetin var? Çok soğuktur diye işe karışmaya.. Senin vazifen değil o. Senin vazîfen: Allah’a kulluktur. Dört mevsim haktır, her mevsimin kendine has olan husûsiyetleri, özellikleri vardır. Yazda insan dara düşüp kelek kavun yese,

- Her gün her gün kelek kavun yiyoruz!

Diye şikâyet ettin mi o devam eder.

- Mâdem bu kul şikâyet etti, kelek yesin!

Başka kullar;

-
Cenâb-ı Hakk’ın bize vermiş olduğu üzümler, incirler, ne güzeldir.

Dese Cenâb-ı Hak,

- Kulum memnun kaldı Benim nîmetimi beğendi, artırayım ve dünyadayken kendisine vereceğim nîmetlerden kat kat fazla hesapsız derecede cennet nîmetlerinden vereyim.

Der, onun için ey Müslüman Allah ile kavga etme.



Not Ş. Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: