21 Mayıs 2010 Cuma

SOHBET DÜNYASI - 191 - HAZİNELERİN DEĞERİ..!

Hârun-u Reşitin huzuruna dangul dungul bir zat girmiş. Büyük ve ihtişamlı sarayları görünce demiş ki;

- Ey Hârun! ahrette de böyle saraylar bulursan işin iyidir, yâni epey yük altındasın.

- Ey Allah’ın kulu; sen aklı başında biri görünüyorsun, bana bir nasihat söyle,

- Kıyâmet gününde böyle bir binâ bulup içine girdiğimde muhafaza altında olurum. Dam altında olmayanlara kıyâmet gününde çok zahmet var!

- Güzel nasihat ettin, devam et,

- Ey Hârun; bir sahrada at koştururken, yolunu şaşırıp ta kaybolsan ve gayet susasan, ölümle aranda kaş ile göz arasındaki kadar yakınlık kalsa, hayattan ümidini kessen(Allah susuzlukla terbiye etmesin), sana bir bardak su takdim edecek kimseye ne verirsin?

- O raddede hazînemin yarısını tereddütsüz bağışlarım!

- Güzel, peki bu su içtiğin vakitte biraz sonra seni sıkıntıya sokacak, içtiğin çıkmakta isteyecek, içtiğin suyun çıkacak yolu kapansa, (haps-î bevl derler Allah göstermesin kabir azâbından bir azaptır) ne verirsin yâ emir? Cenâb-ı Hak öyle bir hâle düşürür ki, yanında ordularından kimse yok, bir başına sahrânın içerisinde kalmışsın, ne çoluk çocuğun, ne karın, ne de saray ehlin bilir. Aman ne oldum? Ben tahtın üzerinde kükremiş aslandım şimdi miskin kediye döndüm diye ağlarsın. İçtiğin su zorlanıyor,dışarı çıkacak çıkamıyor, kilitlendi, hapsoldu. O azaptan kurtulmak için ne takdim ederdin ey halîfe, ey melik?

- Şüphesiz haps-î bevlden, işeyememekten kurtulmak için geri kalan hazînemin yarısını verirdim.

- Ya emîrel müminin, ey pâdişah, görüyorsun ki senin bütün hazînelerinin değeri bir içmeye bir işemeyle bitti. Niye büyüklenirsin öyleyse? Sarayın önünde oturuyorum, önümde su ardımda su, havuzlar sular, fıskiyeler... diye düşünme, Cenâb- Allah ansızın bir raddeye getirir; saraylarından uzak olursun, hüddamlarından, câriyelerinden, hizmetçilerinden, askerinden, âilenden uzak olursun, sahrânın içerisinde tek başına kalırsın. Düşün; ben bu hâldeyim demeyesin diye sana ispat ettim; bütün hazînelerin: bir içim su birde işeme. İşte hazînelerinin kıymeti bu.

Hikâyenin açıklaması: Sen nasihat istedin ben sana söylüyorum; Sen ki dünyanın mağribine maşrık’ına hükmeden bir pâdişah, bir ulu sultansın. Hâlini şânını bilesin diyerekten bu temsîli getirdim. Senin kudret ve azâmet tavrı takınmaya bu hazînelerin sebep oldu, bende sana o hazînelerinin değerini söyledim. Dikkat et! dikkat et ki o gün yaklaşıyor. Susayacaksın belki su verecek kimsede bulunmayacak, o gün için kendini hazırla, çok açılma, çok dünyaya dalma. Çeneni elini ayağını bağladıkları o anda dünya seni bırakmıştır, senin işini bitirmiştir,.

Paraları istif yapıp bankaları doldurduğunda sen kendini adam mı zannediyorsun? 24 saatin herhangi bir ânında Azrâil a.s. pençesini çarpıverir;

- Emâneti almaya geldim gel ! Diyebilir.

O zaman amerikan paraları, sterlinleri, alman paraları on para etmez.

Bu nasihate dikkat et, bankada para biriktirme, âhirete gönder, âhiretteki hazînelerin dolsun, ahîret mülkünde onları bulasın. Âhiretin bankasına bir yatırırsan on alırsın, on koyarsan yüz alırsın. Cenâb-ı Hak dünyadaki gibi yüzde 3.5 vermez koyduğun miktârın en az on katını verir.

Not Ş. Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: