İnsan nasihate muhtaçtır. İnsan dediğimizde mümin, nasihate muhtaçtır. Peygamber a.s.- Sefer ediniz sıhhat bulursunuz. Buyurdular;
1- Hasta olan iyi olur,
2 - Aç olan tok olur,
3 - İşsiz olan iş bulur,
Seferde her halde hayır vardır. Zâhiri ve mânevi hayır ve bereket vardır. Çok uzak mesafelerden buraya Allah(c.c.) için ilk defâ gelenler oluyor. Kendi memleketlerine benzemeyen yerler, benzemeyen işler, insanlar, yemekler görüyorlar burada. Müminin en güzel hâli; her yerde ve her halde uygunluk göstermektir. Mümin bir kimse;
- Oooo..! Nasıl bir memleket burası, Demeyecek.
Burası da Allah’ın mülkü, Malezya da Allah’ın mülkü. Orayı o sûretle yarattı, burayı bu sûretle yarattı. Oradaki insanları öyle yarattı, burada ki insanları böyle yarattı. Her memleketin ayrı bir görünüşü, her milletin ayrı bir vasfı vardır, yadırgamamak lâzım.
Derviş olan kimse, derviş olmak isteyen insan yâni Allah’ın yolunu bulup o yola girmek isteyen insanın birinci derecede sabırlı olması lâzım. En sabırlı olan insan en yüksek mertebe sahibidir. En sabırsız olan adam, en ziyâde hüsrana uğrayan ve zarar çeken kimsedir. Sabırlı insan dâima kazanandır, sabırsız insan daima kaybedendir. Onun için kendi hâline bak. Sabredersen hep kazanıyorsun. Sabretmiyorsan hep kaybetmektesindir.
Sefer; sabır ister. Yâni seyahat eden gezen insanın sabretmesi lâzımdır. Belki indiği yerde birinci sınıf otelde konaklar lâkin o otel onu sıkar. Bir otelin en lüx dâiresi verilse de o adam der ki;
- Eeee..! Benim ev buradan iyidir..!
Çünkü ne de olsa oteldir. Otel o zengin adamların evi gibi olamaz. Ama 5 yıldızlı otel, isterse 10 yıldızlı olsun, hotel palas değildir. Onu için seyahat eden adam, misâfir olan insan sabredecektir. Sabrettiği vakitte kazanacaktır, sabretmediği takdirde kaybeder.
Allah (c.c.) Sabretmeyi ve şükrü emreder. Sıkıntılı günler gelirse sabrediniz, ferahlı günler gelirse şükrediniz der.
Sabretmek, üzerine inen sıkıntıyı def etmez ama sevap kazandırır. Azaltmaz ama sevabı çoğalır. Sabır zamanında nîmete şükür başkadır. Şükrederse Allah nîmetleri artırır. Şükür;nîmeti arttırır. Azıcık nîmete şükreden çok nîmetlere kavuşur, az nîmetlere şükretmeyen onu da yitirir, kalır. Onun için şükür çok önemlidir.
Aslında mümin kişi dâima Cenâb-ı Hakk’ın nîmetinin içinde yüzdüğünü kabul etmeli ve demeli ki;
- Her taraftan üzerime hesapsız nîmet yağıyor, sıkıntımız yok nîmetin içerisinde yüzüyoruz.
Bunu dediğinde Cenâb-ı Hak:
- Kulum şükrediyor nîmetini artırın, dünyada da ver âhirette zaten hesapsız...
Malezya ahâlisi; Cenâb-ı Hak onlara çok nimet verdi, yerinde sarf edemediler. Allah yolunda ellerini tuttular, dediler ki;
- Avrupalılara yetişelim, şehirlerimiz Avrupa şehirleri gibi olsun. zenginiz, yüksek binâlar yapalım, gökdelenler yapalım, Avrupa’yı geçelim.
İktisadımız kuvvetli, paramız çok, aklımız çok, memleketlerimizi evlerimizi süsleyelim, yenileyelim, beton nemrut kuleleri dikerim..!
Reisleri de çok kabardı, dedi ki;
- Ben ki altını teraziyle tartıyorum, benim sayemde siz bu servete kavuştunuz, benim gibisini bulamazsınız, ben en muktedir olan reisim, bana minnet borçlusunuz..! Paramızı compüter sayamıyor.
Yaaa? Cenâb-ı Hakk’ı unuttular, paralarının peşine düştüler. Cenâb-ı Hak para birimlerine (Ringgit) bir kurt düşürdü tıpkı ağacın içine düşen kurt gibi kemire kemire para aşağı gitmeye başladı. Acayip. Daha baştakinin aklı başına gelmedi, paranın düşüşü dursun diye;
- Tövbe ya Rabbi Estağfurullah..! Demedi.
Müslümanlar Allah’a tövbe etmezse, bu bizim Türk parası gibi olacak.
Kibir; Allah(c.c.)’ı unutturan sıfattır. Yalnız kendini görmek, kendini beğenmek insanları sıfırlatan sıfattır. Kibir ve azâmet Allah’adır. Başka bir sultan, geleyim yardım edeyim demiş, 7 sultan da gelse 7 sultanın hâzinesi biter ringgit gene aşağı gider.
75 senedir İslâm’ın sultanı, halîfesi, imamı kalmadı ve ümmeti Muhammed’in kullarına perîşanlık geldi. Gene Osmanlının gelmesi mukarrerdir ve bu peygamber (s.a.v.)’in müjdesidir. Avrupa’nın kâfiri, İslâm’ı Avrupa’dan söküp atmak ister lâkin bırakın Avrupa’dan çıkmasını, cenâb-ı peygamber müjdeledi ki;
- İslâm Roma’yı da fethedecektir!”
Fatih sultan Mehmet, zamanında bitiremedi çünkü zamanı değildi. Şimdi vakti geliyor Roma da fetih olacaktır ve yeryüzünde küfür bitecektir. Hıristiyanlık zâten ölmüştür, İslâm pâyidardır onun karşısında olan her şey perîşan ve nâdedid olacaktır. yani o da bitecektir.
Not: Ş. Nazım Kıbrısi Hz. leri sohbetlerinden

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder