24 Haziran 2010 Perşembe

SOHBET DÜNYASI - 210 - HAKİKATİ SEN ARAYACAKSIN..!



Şimdiden yolu sor bakalım:

1 - Nedir?

2 - Ne var?

3 - Ne iştir bu iş?

4 - Nedir bu dönen dolap?

5 - Ne oluyor?

Diye kendine bir sor, bir cevap iste. Bunu sor. Sen hayâl âleminde yaşarsan, hakîkati bulamazsın.

- Hakîkati nasıl bulacağız?

Hakîkatten soracaksın ki; sana hakîkat iklimlerinden bir yol verilsin ve yürüyesin, çünkü insan hayalden kurtulmadıkça hakîkate erişemez. Hayal başka hakîkat başkadır. Hayal, hiçbir zaman hakîkat olamaz. Hayal, senin aklının fikrinin meydana getirdiği sahte bir şeydir. Hayal başka. Aklını dinlersen aklın sana bir yere kadar yol verir, ondan ötede hayal gücün hakîkatten seni kaçırtmak için sana çeşit türlü hayaller kurdurur.

Bu ömür kısa bir ömürdür ve bu hayatta bu hayatın maksat ve gayesini bilmen, bulman ve olman için bulunuyorsun. Bu hayatın bir hakîkati mevcuttur. O hakîkati bulman gerekir, araman gerekir, sonra o hakîkat denizine dalman gerekir. Dalacaksın. Nerden geldin ? Nerden geldiysen oraya dal.

Bütün dünyanın bu kadar bin senelik hayatı bir şimşek çakmanın içerisinde gibidir. Yeryüzünde bir tecellidir. Kaç bin senelerdir bekliyoruz. Halbûki şimşek çakması gibi bir tecellîden ibârettir. Sen-ben neler hesap ediyoruz...

Bizden öncekiler geldi, geçti, bizden sonra geleceklerde var, hazır olanlar var diye hayal kurarsın.

Yeryüzünde şimşek çakması gibi olan bir tecelli var. Bunlar toplanacak dünya dürülecek, atılacak ve sen kendini ebediyet âlemine ayak basmış bulunacaksın. Hakîkat âlemine ayağını basacaksın.

- Hakîkat âlemine ayak basışın nasıldır? Sağlam ayakla mı yoksa çürümüş bir ayakla mı?

Sağlam ayakla hakîkat âlemine girilir; sakatlar, topallar, kötürümler giremez, ayakları sağlam olanlar girer. Hakîkat iklimine Cenâb-ı Allah’ın kademi sıdk diye adlandırdığı doğruluk ayağı olanlar girer...Doğru basan, doğru adım atan kimse o yola girer. Doğru adım atamayan oraya giremez. Kademi sıdk ile devam edenlere Cenâb-ı Hak katından doğruluk adımı verilmiştir ki, attıkları adım doğrudur. Onlar eğri tarafa adım atmaz.

- Doğru cihet nedir?

Allah’a doğru olan doğrudur. Allah’a doğru olmayan adımlar doğru değildir, yanlış adımdır. Bir asırdır bize yanlış adım attırıyorlar ve millet patır kütür cehennemin içine düşüyor. Doğru adım attırsalardı bu millet bu hâle gelmezdi. Attıkları her adım yanlıştır, bu milletin Allah’a attıkları hiç bir doğru adımı yoktur. Uçurumun ucuna gelip birbirlerine bakıyorlar, geridekiler,

- Yürüsenize niye durdunuz? Diyor..

Bütün dünyada o uçurumun kenarına gelip dizildiler. Kimisi ekonomik krizdir diyor. Bu uçurumu öteki kıyıya ulaştıracak köprü ister, köprü yok, nasıl geçeceğiz adım atamayız geriye de dönülmez! Geriye döndüklerinde arkalarından bir duvar çekilecek kalacaklar. Geri dönmeye imkân bulamayacaklar, paldır güldür o vâdinin içine
yuvarlanacaklar. Cehennem vâdisi;

1 - Allah yolunu bırakanlara cezâdır,

2 - Hayalin arkasına düşenlerin cezâsıdır,

3 - Hakîkati göz ardı edenlerin bulacağı cezâdır,

İşte bundan ibârettir. Bütünü dünya, şeytanın peşine takılıp yürüye yürüye geldiğimiz bu noktadır onun adına, sistem tıkandı! diyorlar. Yok, yol bitti! Karaya oturan geminin kaptanının dediği gibi “deniz bitti”.

20. asırdaki her devlet, her millet ki; Allah’ın şeriatından dışarı çıkmıştır hepsinin gemileri karaya oturmuştur. Tam bir cezâ, en mâhir kaptan bu gemiyi kullanıp çıkaramaz. Çünkü kaptanın yapacağı iş değil, gemi karaya oturmuştur. Şimdi bütün milletlerin hâli budur.


Not; Ş. Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden

Hiç yorum yok: