14 Haziran 2010 Pazartesi

SOHBET DÜNYASI - 205 - KÖTÜ KARAKTER



Bu dünyaya bir şey öğrenmek için geliyoruz, öğrenmeden gidenler kendilerine yazık eden insanlardır.

- Dünyada ne öğrendin?

Dendiği vaktinde ne cevap vereceksin? Cevâbı hazır et.

Bu bir sohbettir. Bizim yolumuz sohbetle dâimdir ve hayırda cemiyettedir. Cemiyet; kalpleri Allah ta buluşan kimseler demektir. Kahve cemaati, çayhane cemaati veya başka yerlerdeki biriken adamlar değil. Cemiyet, güzel bir sözdür.

- Güzel bir topluluk ne zaman olur?

Gelen insanlar; Allah için geldiğinde ve peygamber hoşnutluğu için geldiğinde, o güzel bir topluluktur. Birbirini tepen ve ısıran topluluk güzel bir topluluk değildir. O, hayvan topluluğudur. Sen insansın, insan gibi olacaksın, hayvan gibi olacak değilsin. Kim ısırır kim teperse kuyruksuz olsa da gene hayvandır. Sûreti belki hayvana benzemez lâkin tabiatı hayvan oldu mu o insan hayvandır. Peygamber a.s. buyurmuştur;

“Kötü tabiatlarınızı, hayvâni sıfatlarınızı değiştirmeye geldim”

Hayvâni sıfat insanı hayvan yapar. İnsan topluluklarında hayvâni sıfat taşıyan, hayvanlar âleminin bir temsilcisi olur. Onun için Hz. Mehdi a.s. geldiğinde kimde hayvan sıfatı varsa ve hayvan sıfatıyla kimi teptiyse veya ısırdıysa teşhir cezâsı verilecektir.

- Ne gibi teşhir cezâsı?

Kafes yapılacak, kafesin içinde o hayvanlığı yapan oturtulacak, millet seyredecek ve kafesin içindeki bir levha üzerine yazılacak;

“Çok yaklaşma bu hayvan teper!” veya

“Çok yaklaşma ısırır!”

Üç günden 40 güne kadar bu cezâ devam eder. İnsanlara zarar yapan, hayvandır..

Öyle bir zaman gelecek ki, ne hapse ne para cezâsına gerek kalacak çünkü bu cezâ suçları önleyicidir.

İnsanların uydurmaca cezâsı;

- Cezâ verelim ötekilerine ders olur ve yapmazlar diyedir. Bu insanların uydurmacasıdır. Çünkü cezâyı yiyip hapse giren adamı hiç kimse görmez, kimsede bilmez. Ama sarayın önüne kırk kafes,kırk kafesin içine kırk adam koysalar bu önlemez mi? Bu cezâlara müstahak olanların haddi hesâbı yoktur.

Efendimiz a.s.; peygamberliğini ve aslî hedefini anlattığında;

1 - Size güzel ahlâkı tâlim ve aşılamak için geldim.

2 - Yabâni sıfatlarınızı güzel sıfatlara döndürmeye geldim.

3 - Kötü tabiatlarınızı iyi tabiatlarınıza döndürmeye geldim.

4 - Karaktersiz insanları güzel karakter sahibi yapmaya geldim.

5 - İnsanları aşağı yapan kötü tabiatlardan arındırmaya geldim.

Sen kendine bak, herkes kendine baksın, “Acaba birini ısırıyor muyum? Isırdım mı? Teptim mi? desin” Eğer ısırdığın ve teptiğin tebeyyül ederse yâni meydana çıkarsa tövbe yap ve o ısırdığın ve teptiğin insanlar içinde tövbe yap. Helallık al. Bozduysan düzelt, eğrilttiysen doğrult. Yok kimseye bir zarar vermediysen Cenâb-ı Allah’a şükreyle ve de ki;

- Yâ Rabbî Sen’in lütfu kereminden kimseye bir zarar vermedim, ne ısırdım ne teptim. Yarınki günde beni böyle gözet.

Her kim şeytanın arkasından giderse muhakkak ya ısıracak ya tepecektir.

- Bir kimsenin şeytanın arkasından gittiği neden belli olur?

Isırıp tepti mi anla ki, o herif şeytanın arkasından gidiyor. Meselâ;

1 - Kocasıyla kavga eden kadın,

2 - Karısıyla kavga eden erkek,

3 - Birbirleriyle kavga eden kardeşler,

4 - Birbirleriyle kavga-dövüş eden insanlar.

Hepsi o anda şeytanın arkasında yürüyen kimseler olur. Ya ânında veya biraz sonra bir taraftan bir tarafa felâket gelecektir, şeytanın arkasında giden insan muhakkak gün kapanmadan evvel hoşlanmadığı bir şey tepesine gelecektir. Akşam gittiyse sabaha kadar üzerine sevmediği bir hâl gelecektir. Ya ailesinden çoluk çocuğundan veya konu komşusundan veya hükümetten, herhangi bir yerden sevmediği bir şey başına gelecektir. Şeytanın arkasında gidip te sevmediği bir yere varmayan insan yoktur. O kimseye muhakkak pişmanlık gelecektir.

İlk insan. hem atamız hem anamız, şeytanı tâkip etti. Bir noktada hemen akabinde pişmanlık yetişti. Derhâl cennetten çıkınız! emri geldi. Cennetten atılmak kolay mesele değil. İnsan çok basit bir işten atılınca kahrolur. Atıldığında; bana bir şey olmadı diyen adam yalan söyler. Ânında koskoca Adem peygamberle Havva anamıza dışarıya çıkın! yeryüzüne ininiz emri geldi..!

- Cennetten yeryüzüne neyle indiler? Tayyâreyle mi? füzeyle mi?

Gökyüzünden yeryüzüne ilâhi irâde olduğu anda hiçbir vâsıta istemez. Adem a.s. Sri Lanka’daki Serendip adasına, Havva anamız Cidde’ye indi. Birbirlerinden birden ayrıldılar, simsiyah bir dünyanın üzerine indiler. Onlar büyük bir imtihana tâbi oldu. Şeytana uyduğu için üç yüz sene tek ayak üstünde durup ağladı. Onun için o dağa “Adem tepesi” derler, Adem a.s.’ın tek ayak izi vardır.

Şeytana uyup arkasından bir adım atsan, ânında pişman edecek bir iş karşına çıkacaktır. Şimdi 20. asrın insanının karşısına sevmedikleri bir kriz geldi ve kendilerini kapattı. Her yerde kriz. Krizden şikâyetçi olmayan ne memleket ne bir insan var. Elhamdülillah bizim haberimiz yok, çok şükür Cenâb-ı Mevlâ bize yiyeceğimizi, içeceğimizi gönderiyor. Dünya batıp çıkıyor; devletler hükümetler milletler kriz diye gece uyuyamıyor.

Bir tâbir vardır: doluya kor sığmaz, boşa kor dolmaz. Ne hesap yapsa neticesi yok,

- Bu kriz ne krizi?

Eskiden Irak krizi diyorlardı, Irak krizi değilmiş. İş başka; bunlara Allah gönderdi, Allah’ı bırakıp şeytanın arkasına düştükleri için nereye gitseler karşılarına bir kriz çıkacak.

Kriz, kriz... hiç başka söz yok, ne akılsız insanlar.. Allaha dön! Bu kadar milletler krize batmış, bu bütün insanlığa cezâdır.

Koca Rusya, yarı Dünya, en zengin memleketler elinin altında. Komünistlikten de kurtuldular, sistemleri battı şimdi biz yeni sistemle kurtulacağız âzad olduk, istediğimiz gibi ekonomimizi yürüteceğiz derlerken 3,5 sene sonra başka bir kriz çıktı.

Aklı ermeyenler hâlâ komünistliğe dönelim! diyor. Eğer krizden terbiye olurlarsa yüce Allah harp vermeyecek, akıllanmadılarsa harpta var, yâni şeytana uymalarının cezâsını çekeceklerdir.

Allah Allah Sultan Allah, tek Sultan O, O’nu tanı, O’na itaat et, O’nu say, O’nu sev ve kurtul!



Not: Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: