29 Mart 2010 Pazartesi

SOHBET DÜNYASI - 160 - RAHMETE KAVUŞMAK

Bizim yolumuz sohbet yoludur. Müminlerin bir araya gelmesi rahmet inmesine vesîledir. İki mümin bir araya gelse üzerlerine rahmet kapısı açılır. Biz Allah’ın rahmetine her zaman muhtâcız ve Allah’ın rahmetine daha fazla ulaşmak için vesîleler aramalıyız.

Topluluk bir vesîledir. Cemaat toplandığında Cenâb-ı Hak bir mâide gönderir, mâide: sofradır ve hazır olanlar yer. Allah için olan her toplantıya rahmet gelir. Kalabalık arttıkça rahmet ziyâde olur. Ehlullâhın ve Evliyâların yardımıyla imdâdı olmasa bir insan günden güne erir ve bitmeye doğru gider.

Allah ve Resulünü hoşnut eden kimseye rahmet gelir. Allah ve Resulüne Evliyâlar yoluyla erişebilirsin. Bir veli bir Evliyâullah bulmasan ne zaman biteceği belli olmayan kendi bataryanın içinde kalırsın. Batarya bitmese bile zayıfladığında umûmi vücut kırılır.

Vesîleler insanın cismâni yetini ve rûhaniyetine hizmet verir. Allah ve Resulünün istediği bir meclis olursa oraya rahmet iner ve o rahmet seni takviye eder.

Cenâb-ı Allah kendi rahmetlerine doğru vesîle aramamızı emretmektedir. Bâzen küçük olan bir hizmet Cenâb-ı Hakk’ın yanında makbûl olur ve onun sebebinden rahmet gelir. Bazı defa da kendi amelinden dolayı zûlmete düşer. Bir kimsenin üzerine zûlmet inerse rahmet kaçar. Rahmet çok hassastır. Bir defâ gerilerse tekrar gelmesi biraz güçtür.

Efendimiz a.s., hanelerinde bir parça kuru ekmeği buldu ve onu aldı ve buyurdu ki;

“Ey hâne sahipleri, nîmeti gözetiniz, çünkü nîmet darılıp giderse barıştırması çok zordur.”

Kötü fiillerle uğraşıp rahmeti ürkütme.

- Rahmeti ürküten nedir?

İnsanın kendi şomluğu ve uğursuzluğudur. Bakarsın bir söz rahmeti durdurur. Yaptığın bir fiil veya bir iş rahmetin önünü keser. Rahmet sana yetişmez. Onun için neyin rahmeti çektiği neyin uzaklaştırdığını bilip şuurlanmak gerekir.

- Rahmeti gerileten ve rahmeti üzerine çeken amel nedir?

Onu kim bilirse rahmet içerisinde yaşar. Mühim olan rahmetin seni kuşatmasıdır. Rahmet seni kuşattıktan sonra korkma. Eğer rahmet seni kuşatıp ta bir yer açık kalırsa o bir yerden sana eziyet gelir. Her tarafta Allah’ın rahmet denizlerinin içerisine girmek lâzımdır. Girdiği vakitte rahatlık olur. Onun için hangi amel Cenâb-ı Hakk’ın rahmetini üzerine çeker bilmelisin.

“Bu iş rahmeti bu işte zahmeti getirir” veya,

“Bu hizmet Peygamber ve Evliyâ hizmetidir” diye gözünün önüne getir.

Bu hizmeti yapan Peygambere, Enbiyâya olan şerefi alır, kalbi rahat olur. Rahat bir hayat yaşar.

Her kim şeytanın ameline giderse yiyeceği kötektir. Zâhirde olmasa onu melâikeler kamçılar. O kimseler bu sûretle Allah’ın rahmetinden uzaklaştıkça , kamçı lâzım gelir.

Dikkat et rahmet çeşmesini kapatma, azap çeşmesini de kurcalama. Kurcaladığında üzerine gelebilir. Dâima taat çeşmesinin yanında bulun. Onu açtığında rahmet açılır.

Cenâb-ı Hak rahmeti, dilediğin yerde sana ihsan eyler. O rahmet senin üzerine inince üzerinden yük alınır ve Tevfik kapıları açılır. Îman ve İslâm’a vesîle kılar. Azıcık düşünmen sana şeytan ameliyle iyi kimselerin amelini fark ettirecek ilhâmı verir. Şeytan ameliyse kaç, Peygamber ameliyse yaklaş. Bunun ortası yoktur; ya peygamber amelidir ya da şeytan amelidir. Peygamber ameliyse üzerine rahmet iner, şeytâni bir iş yaparsa üzerine azap inecektir.

Güzel amelle meşgul ol, kötü amelden sakın. Kötü amel yapıp ta iyi bir son kazanan insan yoktur. İyi bir hizmet yapıp ta sonunda pişman olan yoktur.

Ya Rabbi Sâlih kulların hizmetiyle bizi şereflendir. Para insana şeref vermez, lâkin îman ve Sâlih amel insana şeref verir. Allahın sevmediği milyonlarca insanın parası çok ama paranın çokluğu insanı kurtaramaz. Belki yükünün artmasına sebep olur. Bununla beraber helâl mal Sâlih amelin vesîlesidir, elinde bulundurmaya gayret et.

Not; Ş Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden
.

Hiç yorum yok: