27 Eylül 2010 Pazartesi

SOHBET DÜNYASI - 250 - PLASTİK DÜNYA

Bir kabın altın ve Gümüşü de var, topraktan kilden olanı, plâstikten olanı da var.

- Buyur bunlardan bir tânesini al.

Dese ilk altın olanlar ortadan kaybolur, ondan sonra gümüşü alırlar, ondan sonra;

- Altın gümüş kalmadı naylonla toprak var.

- Peki naylon plâstik canımıza okuyor zâten bu topraktan olanı alayım

Geriye naylon kalır. Demek ki insanoğlu ilk en kıymetlisi hangisiyse ona hücum eder. Altın dururken gümüşe yaklaşmaz. Gümüş dururken toprağa yaklaşmaz, toprak dururken plâstiğe yaklaşmaz.

- Yahu hayatı ne plastik yaparsın sen?

Plâstik dünyada insanlar plâstik gibi olmuş. Her taraf plâstik dolu, millet atıyor. Kullanıldıktan sonra kıymeti kalmaz. İkinci defâ işe yarasa sokakta bir parça plâstik bulacak değildik. Onun için aklı kâmil olan adam en kıymetlisini alır. En kıymetlisi ebedi olan âhirettir. Ona rağbet edersen kazanırsın.

- Yok ben onu istemem, dünyayı isterim.

İste! dünyada senin kuvvetin günden güne solacaktır. Solacaksın, gençliğin kalmayacak kuruyacak bitecektir. Ebedi hayat dururken üç günlük plâstik hayata hücum eden adamın aklı yoktur. Dediğimiz gibi vakit âhir zaman olmuştur, bu dünyanın da bir gün duracağına inanıyoruz, dönmeden duracaktır.

Kıyâmet koptuğunda dünyanın bir tarafı gece olacak, bir tarafı gündüz hâlinde kalacaktır. Nerde durursa orada kalır; ne karanlıktadır ne aydınlıktadır.

Aydınlık dünyada olanların işi güzeldir, karanlık dünyada hapsolanların işi berbattır. Bu dünyadan çıkarken aydınlık dünyaya düşüp, karanlıklar memleketine girmemek için gayret et.



Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: