16 Eylül 2010 Perşembe

SOHBET DÜNYASI - 243 - İŞİ EHLİNE VER.


Zamanımızın aydınları, dört köşe kafalılar,

- Oku, oku, oku!

Kimisi okur kimisi okumaz, herkesin aklı okumaya yatmaz. Bin bir iş vardır ki okumayla öğrenilmez, görerek öğrenilir. Kırk sene kitapta okur, eline neşter alamaz, korkar. Bir kimse vardır ki bir ayda eline neşter almayı öğrenir.

İnsan öğrenecektir lakin öğrenmek yalnız okumayla değildir. Boş kafalı yirmi birinci asrın insanı okumayla bir şey öğrenir zanneder ama hiç bir şey öğrenemez. Gözünle bakacaksın, elinle çalışacaksın, kafan kumanda edecek. Kitaba bakmakla kimse bir şey öğrenemez. Acemî mîmar bir ev yapacak olursa, iş sağlam olsun diye on ton çimento yerine yüz ton çimento koyar. Ev yıkılıp başına çöker diye korkar. İki kat bina yapacaksa, kırk arşın temel kazar. Pratikteki adam öyle mekteplileri çoktan sollar.

Mükemmeliyet, görüp öğrenenindir. Sanat sanâtkardan sanâtkara naklolur. Her zanâat ehlinden öğrenilir.

- Mîmar Sinan kaç sene okudu, hangi mektepte okudu?

Mîmar Sinan’ın yaptığı camiyi yapmak için yüz tane inşaat mühendisi, beş yüz tane mîmar, bin tane usta, yalnız planlarını yapsın diye yüz sene oturup çalışacak. Sonra o binayı yapmaya kalksa orası olmadı, burası olmadı diye kıyâmete kadar bitiremeyecek. Her zanâat erbâbından öğrenilmelidir.

Bu mektepler berbat etti. İnsanlar öğreneceklerini öğrenemiyorlar öğrendiklerini çıkaramıyorlar ve korkuyorlar.

- Mükemmeliyet nerden intikal eder?

Kemâl ehlî kemâlden alınır, kemâl sahibi kemâlinden verir. Noksan kişi noksanlığını aktarır. Kâmil kişi kemâlini aktarır, bu değişmeyen kaidedir. Ormandan adam getirip orman bakanı yaparsan belki daha uygun olur. Çiftçiden ziraatçı olabilir lâkin çiftçiden getirip te başbakan yaparsan, çobanı Getirip te müdafaa bakanı yaparsan, çöpçüyü getirip belediye reisi yaparsan olmaz... Niçin? Çok insan rey verdi diyerek oraya getirip oturtturuyorlar. Dünyanın fesadı bundandır. Peygamber a.s. bildirmiştir;

“İşler ehil olmayanlara verildi mi dünya alt üst olacak”

Kıyameti onlar koparacaktır. Çünkü anlamayanı getirdi, orasını burasını kurcalarken işi daha berbat eder. Vapurda olan insanlar deseler ki;

- Bu vapura biz seçimle kaptan tâyin edeceğiz ve bu vapuru seçimle seçtiğimiz gemi mürettebâtı yürütecektir.

Bunun hayrı olsa gemide de bunu tâyin ederlerdi. Süvâri kaç sene denizlerde boğuşmuş, nelerden geçmiş adamdır, hakkından gelebileceği, gemiyi bâdirelerden kurtarabileceği için kaptan olarak onu koyarlar. Elbette ki mürkep irâde sahibi, cesaret şecaat sahibi bir kimse olduğu için ona gemiyi teslim ederler.



Not Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: