Tecellûl kêrâma devâmüt têvhidTecellûl kêrâma: kerâmetlerin en büyüğü
- Ne gibi?
Evliyaların yanında kerâmetlerin en büyüğü Cenâb- ı Hakk’ın tefvikinin devam etmesidir.
Tevfik mânâsı: Cenâb-ı Hak’tan sana seni kendisine götüren inâyetin devam etmesidir. Ondan bize bir inâyet yetişecek, o ilâhi inayetle biz yürüyelim. İnâyet olmasa petrolü biten arabaya benzer, olduğu yerde kalır. Tayyare uçarken benzini bitse aşağıya düşer. Biz kuluz, şüphesi yok;
- Kulun istemesi olan mesele ve nesne nedir?
Yâ Rabbi bir minêl ezel ilêl ebed: Sen’in kulunuz. Kul ne rütbe sahibi olsa da, kulluğun üstüne çıkamaz. Kulluktan sonra yâni ubûdiyetten sonra rubûbiyyet vardır. Cenâb-ı Hak’ın rubûbiyyet sıfatı; Rab olmasıdır.
Enelhamdu ve êntâllah, enel hamdu veenterrâb;
Ben kulum Sen Rab’sın.
Sen ne kadar işlesen, ne kadar kulluk yapsan, yaptığın kulluktur. Yâni senin başka kullardan fazla kulluk Yapmak lığın seni kulluktan yukarıya çıkarmaz, ama makbûl olan kul olursun. Cenâb-ı Allah’ın huzuruna daha yaklaşırsın yakınlık peydâ olur. Kulun Allah’a yaklaşması kulun Rab olmasına yol açmaz. Gene kul; kuldur.
Ezelden ebede o Allah’tır, ezelden ebede sen de kulsun. Yâni kulluk çok yaptı; çok namaz kıldı, çok ibâdet etti, çok bildi binâenaleyh Allah olacak değil, kul bu. Kulluk vazifesi yapıyor başka bir şey yapmıyor, kullukta terakki ediyor. Kulluk mertebelerin nihayeti bulunmaz.
- En son rakam nedir? Trilyon kere katrilyon mu?
O bulunan rakamı tekrar onunla çarpsan çıkacak rakam gene son rakam değildir. Burada rakamlar bitti denemez.
Yüze gelirsen yüz bir var,
Bine gelirsen bin bir var,
milyona gelirsen milyon bir var
Milyara gelirsen milyar bir var,
Katrilyona gelirsen katrilyon bir var.
Ne kadar gitsen sayıların son sayıyı bulacak diye bulunmasına imkân yok hep çıkar. Onun gibi kulluk mertebelerinin sonu yoktur. Kulluk mertebelerini bitirirsen o zaman belki rubûbiyyete yol açılacak diyelim ama bitmez. Kullukta nereye yetişsen onun bir üstü vardır. Oraya çıksan yine onun üstü vardır. Kulun mertebelerin sonu gelmez. Kul Rab olamaz. Kul Allah olamaz.
Subhanallah, bu sırrı anlayamayan çok kimseler var. İbâdetten dolayı rubûbiyyet isteyenlerin başında şeytan gelir. Şeytan kendi ilmiyle, kendi ibâdetiyle ben Rab olmaya müstehakım! dedi. (haşa)
Hiçbir kimse ibâdetiyle Rab olmaya hak kazanamaz. Kulun rütbesi yükselir, kulluk şerefi ziyâde olur ama asla Rab olamaz. Rabbûl Âlemin tektir. İkincisi olamaz. İkincisi düşünülemez.
Vahdeti vücut meselesine gelince; Allah tektir. Tek olduğu vakitte ikincisi yoktur. Tek mânâsı ikincisi olmayandır. kûlhuvallâhu ehad dediğimizde Allah tektir. İkincisi düşünülemeyen Allah, vücutta olmasını bırak hayal bile edilemez.
Vahdeti vücut deyince: Karınca iddia etse ki;
- Ben insanla beraber oldum ben insandayım, insan bendedir.
- Nasıl iş o? Karınca sende sen karıncada olmanın imkânı var mı? Karıncanın hüvviyetiyle senin hüvviyetin bir mi? Sen karınca mısın yahu? Nasıl? Nesin sen?
- İnsan.
- O nedir?
- Karınca.
- Lâkin bu karınca bana o kadar yakın oldu ki; görüyorum ki karınca kayboldu ben oldum orda veya ben kayboldum karınca bende oldu.
İmkânı yok. Allah celle ve âlâ bir kişide olamaz. Çünkü Allah’ın varlığı bizim eğreti varlığımız gibi değildir ki bir zarf içinde bir kılıfta olsun. Bir zarf ve kılıfta bulunursa hudud içerisine giren Allah olmaz. Onun için dikkat et şeytan “sen oldun, artık sana tapsınlar Allah sendedir” (haşa) diye aldatır.
Not; Ş. Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder