17 Şubat 2010 Çarşamba

SOHBET DÜNYASI - 132 - HZ. MEHDİ’NİN ÇIKIŞI

- Mehdî aleyhisselâmın çıkışı nasıl olacak?

Vaktin sahibine vakit yakın geldi, Mehdî a.s.’ın yetişmesine az kaldı. Birisi Türkiye meselesidir, bir hükümet gelecek üç ay komünist Rus tertibi olacaktır, lâkin bütün Türkiye değil, ahali de ordu da ikiye ayrılacaktır. Şam hudûdu açılır ve hudut kalmaz. Sonra üç ay içinde büyük muharebe çıktığında Mehdi a.s.’ın çıkmasına üç ay var demektir.

Komünistlik öldü ama komünistler hâlâ duruyor. Onların iflâhı kesilecek ve bitecektir. O temizlik olacaktır.
İskenderun Amuk Ovasında büyük muharebe olur. Eskiden Amuk Ovası bataklık içerisinde bir yermiş,Türkler sancağa girdikten sonra Allah’ın hikmetiyle kanallar açtılar ve bataklık kurudu.

Komünist ordularıyla İslâm askeri orada karşılaşacak deniyor. İslâm askeri üç bölük olur; bir bölüğü döner kaçar, ikinci bölük şehit olur. Üçüncü bölük sebat eder ve Cenâb-ı Hakk’ın nusreti yetişir ve sol komünist ordularının hepsini süpürür geçer. Cenâb-ı Hak onlara ilahi nusretin göndedir, ta İstanbul’a kadar açılır.

Büyük Şeyh Efendi Hz.leri, gayb Alman kuvveti çıkacak dedi, gayb Almanın kuvveti bir taraftan Rus’un üstüne yürür. Japon ise Çinin üstüne yürür. O vakit Mehdî a.s.’a tekbir alsın diye emir verilir. Onun şimdiki makâmı Hicazdadır. Bir mağara içerisinden bir su akar, gece baktığında yıldızlar gibi nur geçer. İçerisine yaklaşmaya izin yoktur cin tayfası muhafaza ettiğinden etrafına girilmez. Dokunan taş kesilir. Etrafta taş kesilmiş çok insan sûretleri vardır.

Orada tekbir alındığında ilk tekbirde teknoloji diye bir şey kalmaz. Kuvvet membaını bitirdi mi biter. O da bir kutup elindedir, şalteri şrak diye aşağı döndürdü mü hiçbir alet edevat işlemez, makine devri diye bir şey kalmaz. Hz. Mehdi a.s.,bu makine devrini yani teknoloji denilen insanlığı yıldıran ve kendisine taptıran sahte ilâhı yıkacaktır. O birinci tekbirde gider.

İkinci tekbiri ne radyo ne de televizyona gerek kalmadan mağripten maşrığa bütün dünya işitecektir,

Allâhuekber! Bütün müminlere hakiki îman nuru ve aslandaki gibi şecaat giydirilecek

Üçüncü tekbirde Şama ayak basılır, kâfirlerin kalplerine korku sarılır. Kâfirler kurtulmak, başlarının çaresine bakmak için paniğe düşerler.

Şamdan; Humus, Trablusgarp, Konya, Bursa, İstanbul, Halep, Hama olarak yedi konakta namaz kılar ve biat alır.Yedinci konakta İstanbul’a konduğunda Sancağı şerîfi ve mukaddes emânetlerin hepsini alır. O emânetlerin pörsümüş hali gidecek ve Efendimiz s.a.v.’in zamanında nasılsa aynen öyle olacaktır. Bu kerâmettir. Hz. Mehdî a.s. kerâmetle yürür. İstanbul’da biat verir gökyüzünden bir sedâ gelir ki;

“Ey insanlar, ey müminler, Allah’ın düşmanı Müslümanların düşmanı hüruc etmiştir. Onun şerrinden kendini korumak isteyenler Şam’a gelsin”

Mekke, Medîne ve Kudüs de dahildir. Îsa peygamber gelinceye kadar Şam’da mahsur kalırlar. Cenâb-ı Hak, Îsa a.s.’ı gönderdiğinde, Îsa Peygamber gökyüzünden sabah namazında iner. Hz. Mehdi a.s.,namaz için mihrâba girer ama heybetli Îsa Peygamberin geldiğini görünce mihraptan geri çekilir ve mihrâbı işaret edip Îsa Peygamberi davet eder. İsa Peygamber;

- Kimin için ikamet edildiyse o imamdır.

- İkamet sizin için edildi. Efendimiz s.a.v. hadiste bildirmiştir;

“ Ey benim ümmetlerim, Meryem oğlu Îsa gökyüzünden indirildiği gün size ne kadar ferahlık ve müjde olacaktır.

O günkü imamınız sizdendir ben indiğimde imam sizdiniz, imamlık sizin için edilmiştir.

Bunun üzerine Îsa Peygamber, ümmeti Muhammedî’den olduğunu tahakkuk etmek için, Hz. Mehdî a.s.’ın arkasında durur ve namaz kılar.

Not: Ş.Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden.


Hiç yorum yok: