
Bize dön hitabı var. Yürümezse yürüteceklerdir. Kimisini top gülle arabasında taşıyacaklardır. Belki beni tabutun içinde götürmeyin diye tepinecektir, çünkü gözlerinin önünden perde alınmıştır. Gideceği yeri görüp tepinen, böğüren, feryat koparan çok vardır. Lâkin dışarıda Mozart’ın ölüm marşıyla gelen cenazeyi kimse duymaz. Herkesin duyduğu trompet sesidir. Kâfirlerin uydurduğu çalgıları dinleyerek ve üstünde tepe gibi çelenk varken onun bağırdığı işitilmez.
Bu dünya herkesi aldatmıştır. Millet kendini dünyada kalıcı zannediyor. Kahır altında ezilip yaşama, yaşamak değildir. Rahat-ı bal ile yani huzurlu kalp ile yaşamak Sâlih amelli olan insanlaradır.
Para seni rahat ettirmez. Rütbelerin, mücevherlerin, bağların, bahçelerin, çoluk çocuğun rahat ettirmez. Seni rahat ettiren Cenâb-ı Allah’a olan yakınlığın ve tâzimindir. Allah’a ne kadar yakın olursan o derecede seversin. Allah’ı sevdiğinde senin kalbin ferah olur. Huzurla yaşarsın ve huzurun ölümüne kadar devam eder. Huzur içinde ölürsün ve Berzah âlemine huzurla gidersin. Ondan ötede de Cenâb-ı Allah huzuru kaldırmaz. Çağrılacağını hatırına getirmeyen insanlar, biz bir gün bırakıp gideceğiz demeyenler karışıklık yapmışlardır.
Karışıklık olduğunda ne elde edeceksin, bir tabak yerine beş tabak mı yiyeceksin? Niçin değişiklik istersin? Sen değişikliği kendinde ara, iyiysen iyi hâlini gözetmeye, kötüysen kötü hâlini değiştirmeye bak. Bu dünyadan kötü isimle gitmeyesin diye sakın. Allah c.c.’in huzuruna giderken melâikeler seni kötü insan olarak takdim etmesinler.
Desinler ki;
- Allahı, Peygamberini seven ve sayan Sâlih amelli kulu getirdik.
Gök kapılarına geldiğinde kapılarını açmak için;
- Allah’ına ve Peygamberine saygısız azgın kul geldi ne yapalım?
- Tekmeleyin aşağıya atın. Denecek ve her gelecek yakındır. Süratle giden bir trenin içindeki kimse sağında ve solundaki ağaçları tutayım dese tutamaz. Sende ömrünü tutamazsın. Hızla gidiyor. Bir gün bitecek seninde son istasyonun gelecek, tutacaklar, ya sağdaki kapıdan, ya soldaki kapıdan indirecekler. Sağından indirirlerse işin iş, solundan indirirlerse işin berbat. Dünyadan çıkarken saadet kapısı ve şekâvet kapısı var.
Cennet kapısı var, cehennem kapısı var. Rahmet kapısı, azap kapısı var. Îman kapısı, küfür kapısı var. İkisinden Biri. Tâlihliysen rahmet kapısından çıkarsın, bu kapıdan çıkanın gözü aydındır. Azap kapısından çıkan adamın vay haline!
Cenâb-ı Hak kulunu imtihan eder. Yine imtihan günlerindeyiz. Haktan ayrılma ve sebat et. Batılın kalabalığı seni şaşırtmasın. Batılın kapısı gösterişli ama mukavvadan yapılı kapıya benzer. Hakk’ın kapısı yıkılmayan kaledir. O kaleden içeri giren selâmettir.
Bu dünya herkesi aldatmıştır. Millet kendini dünyada kalıcı zannediyor. Kahır altında ezilip yaşama, yaşamak değildir. Rahat-ı bal ile yani huzurlu kalp ile yaşamak Sâlih amelli olan insanlaradır.
Para seni rahat ettirmez. Rütbelerin, mücevherlerin, bağların, bahçelerin, çoluk çocuğun rahat ettirmez. Seni rahat ettiren Cenâb-ı Allah’a olan yakınlığın ve tâzimindir. Allah’a ne kadar yakın olursan o derecede seversin. Allah’ı sevdiğinde senin kalbin ferah olur. Huzurla yaşarsın ve huzurun ölümüne kadar devam eder. Huzur içinde ölürsün ve Berzah âlemine huzurla gidersin. Ondan ötede de Cenâb-ı Allah huzuru kaldırmaz. Çağrılacağını hatırına getirmeyen insanlar, biz bir gün bırakıp gideceğiz demeyenler karışıklık yapmışlardır.
Karışıklık olduğunda ne elde edeceksin, bir tabak yerine beş tabak mı yiyeceksin? Niçin değişiklik istersin? Sen değişikliği kendinde ara, iyiysen iyi hâlini gözetmeye, kötüysen kötü hâlini değiştirmeye bak. Bu dünyadan kötü isimle gitmeyesin diye sakın. Allah c.c.’in huzuruna giderken melâikeler seni kötü insan olarak takdim etmesinler.
Desinler ki;
- Allahı, Peygamberini seven ve sayan Sâlih amelli kulu getirdik.
Gök kapılarına geldiğinde kapılarını açmak için;
- Allah’ına ve Peygamberine saygısız azgın kul geldi ne yapalım?
- Tekmeleyin aşağıya atın. Denecek ve her gelecek yakındır. Süratle giden bir trenin içindeki kimse sağında ve solundaki ağaçları tutayım dese tutamaz. Sende ömrünü tutamazsın. Hızla gidiyor. Bir gün bitecek seninde son istasyonun gelecek, tutacaklar, ya sağdaki kapıdan, ya soldaki kapıdan indirecekler. Sağından indirirlerse işin iş, solundan indirirlerse işin berbat. Dünyadan çıkarken saadet kapısı ve şekâvet kapısı var.
Cennet kapısı var, cehennem kapısı var. Rahmet kapısı, azap kapısı var. Îman kapısı, küfür kapısı var. İkisinden Biri. Tâlihliysen rahmet kapısından çıkarsın, bu kapıdan çıkanın gözü aydındır. Azap kapısından çıkan adamın vay haline!
Cenâb-ı Hak kulunu imtihan eder. Yine imtihan günlerindeyiz. Haktan ayrılma ve sebat et. Batılın kalabalığı seni şaşırtmasın. Batılın kapısı gösterişli ama mukavvadan yapılı kapıya benzer. Hakk’ın kapısı yıkılmayan kaledir. O kaleden içeri giren selâmettir.
Not: Şeyh Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder