24 Haziran 2008 Salı

SOHBET DÜNYASI - 9 - YAHUDİLİK KAVRAMI


- Yahudi kimdir?
Yahudi: Ya soyu nesebi Yahudilikten gelir, ya ahlâk ve tabiatı Yahudi’dir. Nerede bir fesat varsa orada bir Yahudi vardır. Yahudi olan kimse, nefsine düşkündür ve kavminden ziyâde altına servete bağlıdır. Onların kalplerinde para yazar. Onların nazarında para her şeydir. Bir kimsenin nazarında her şey para olursa o da Yahudi’dir. Para bir vasıtadır lâkin gaye değildir. Vasıta insanları kendi maksatlarına yetiştiren bir hizmetçidir. Vasıta olmasa insanlar bir yerden bir yere hareket edemez. Vasıtadan dolayı istediği yere gider. Para dünyayı temsîl eder.
Parayı her şey bilen Yahudi’dir. Her şey bu dünyadadır. Dünyadan ötede bir şey yoktur dedi mi, o kimse Yahudi’dir.
Adını, mezhebini, cibilliyetini sorma o Yahudi’dir. Bir kimsenin maksat ve gayesi dünya olduğunda, o kimse maksat ve gayesine ulaşmak için her yolu mûbah sayar. Namuslu hareket kadar namussuzlukta onun yanında geçerlidir. Bu sebepten dolayı dünyanın peşinde daha fazla koşup daha fazla çıkar elde etmek için her şeyi ittibak eder. Her kötülüğü yapar fitne ve fesadı çıkarır.
- Bir fitne çıkarayım ki ben meydana çıkayım! Ortaya bir söz atayım milleti alt üst edeyim diyen kimse Yahudi’dir.
Yahudi’yi tanımasan onun şerrinden kurtulamazsın.
Dünya daha Yahudi’yi tanımadı. Bizim Türkler hiç tanımadı. Yahudilerin en ziyâde uğraştıkları nokta Türklerin varlığını darmadağın etmek. Türkleri birbirine düşürmek. Türkler dediğimizde Türkler, Müslümanlardır. Madem Türkler Müslümandır; Müslümanları Türklerden ayıralım veya Türkleri Müslümanlardan ayıralım ki bu büyük bir fesattır. İş buraya döndü mü başını kuyruğunu bulamazsın. Onlar tezgâhlar bizim içimizdeki gâfillerde tatbik eder. Yahudi’yi tanımazsan onun şerrinden kurtulamazsın. Burada bile yedi tane Üniversite vardır hepsinde fesat vardır.
Allah’ın Resulünün râzı olmadığı bir iş; Kadın erkek beraber oturuyorlar. Kadın erkek beraber oturdu mu o demiri çakmak taşına vurdu demektir. Kıvılcım çıkınca kav alev alır. Gençlerin kız ve erkek beraber bir çatı altında toplanması ateşle oynamak ve fesat çıkarmak demektir. Lâkin yirminci asrın insanları Allah yolunu istemiyor da şeytan yolunu alkışlıyor. Allah yolundakilere;
- Bunlar gericidir. Niçin kızlarla erkekler ayrı okuyacak?

Kızlarla erkekler beraber oturduğunda ders okuyamaz. Başka bir şey okur. Okurum diyen adam yemin etsin! Kadın ve erkek beraber oturdu mu fesat bitti. Cenâb-ı Hak onları târif etti;
- Onlar çeşit türlü şeyler icat ederler ki fesat dünyayı kaplasın.
Harpler insanlığı mahveder. Şeytan Yahudi’ye fesadı öğretir ve der ki;
- Senden kabiliyetli insan yok. Sen bu insanların haklarından geleceksin. Ey Yahudiler siz birinci sınıf kimselersiniz. Efendi olmaya lâyıksınız. Diğer milletler sizin ayakkabılarınızı yalayacak.
Yahudilerin yanında sâir insanlar o kadar düşüktür ki ellerinin altındakilere ayaklarını diliyle yalattırırlar. Fesadı şeytan öğretir.
- Gelinlik kızları, oğlanları toplayınız. Üniversiteler yapınız, hem sağınız, hem sağdırınız. Hem eğlendiriniz hem dünyayı fesada veriniz!
Zîna ve sebepleri dünyada mevcut olduktan sonra Dinin açılmasına ve gelişmesine imkân yoktur. Dini birinci derecede yok eden zinâdır. Fesat yapanlar Cenâb-ı Hakk’ı sevmez. Allah fesadı sevmez. Yahudi’nin işi gücü fesat îcat etmektir. Aklına fikrine gelmedik âletin edevatın patentini sorarsan bir Yahudi’ye bağlanmıştır. Büyük deccal geldiğinde kim arkasına düşerse öyle söyleyecek;
- Helâl haram diye bir şey yok, hepsini size helâl ettim, ne kanun, ne şeriat var. Mûbah kıldım.
Onlar onun iradesinin dışına çıkamaz. Şeytanın ve tâbilerilerin bağladığı ağa düşmeden tedarikte bulun. Ağın içine düştükten sonra çırpınmanın faydası yoktur.
- Ağa tutulan bir balığın çırpınarak kurtulduğu görüldü mü?
Ahir zamanda fesadın üzerine düşmeyesiniz. Fesat ocakları sermâye arar. Kapitalsiz yürümez. Genç oğlanlar, genç kızlar, kara paralar, içkiler ve onun gibiler deccalın ve şeytanın kapitalidir. Bunlarla dünyaya hükmeder. Onun için sen;
- Şeytanın saltanatını kaldıracağım. Diyeceksin. Kurtulursun. Cenab-ı Hak seni onların içerisine bırakmaz.
Zâhiri ve mânevi saltanat vardır. Zahiri saltanat, manevi saltanatla beraber olduğu vakit dünya gül gülistandır. Ayrıldığı vakitte dünya cehennemden bir kıtadır. Cenab-ı Allah bizi şeytanın şerrine uğratmasın.

Hiç şüphesiz bu insanlar uyandırılmaya muhtaçtırlar.Üzerinden vakit geçmesin uyansın diye insan çalar saat koyar. O dünya meselesi için ufak bir zarardır. Eğer kaybederse, bir zarar ziyan olur. Lâkin ahireti kaçıranın bir daha geri dönmesi yok. Onun için bütün Evliyâların dikkati insanları uyandırmak içindir. Bütün Peygamberlerin vâzifesi oydu. İnsanlar umumiyetle uyuklar. Uykudadır. İnsan nefsi atıldır, uyuşuktur, dürtmezsen kalkmaz. Belki yedi–sekiz saat değil de yirmi dört saat uyur. Belki kırk sekiz saat uyur belki üç gün üç gece uyur;
- Uyur diye o adamı uykudan uyandırmayacak mısın?
- Bırak yahu adam uyuyor!
Müslümanların uyanması farzdır. Şeytan gafil insandan îmanını çalar. Gaflet anını arar îmanını çaldığı gibi kaçar gider. Arkasından ne atla nede eşekle yetişebilirsin. Bazı defâ seni öyle bir yerde tutar ki, îmanını çaldığı vakitte son nefeste olur (hafazan Allah) ikinci defa tedâriki mümkün değil. Terminale adım attı, öbür tarafa geçiyor, şeytan elinden imanı alıp kaçmış.
Şeytan îmana musallattır. O kimse îmanı bıraktı mı cenneti ebedîyen görmez, cehennemde kalır. Îmanını çalmaya yol bulamazsa günah işletir. Veya günaha sokar. Günah işleyen insan azâba müstahak olur. İlâhi kanuna karşı geldi mi tutacaktır.
Evliyâlar ve Enbiyâlar hepsinin maksadı uyuyan insanı uyandırmak içindir. Şeytan senin îmanını sakın çalmasın. Çalıp gittikten sonra bulması ve tedâriki müşküldür. Uyanıp kalktınsa ilk işin şeytanı kovala. Şeytanın işi bu, Mahkemede kâtiplik yapmaz, Zaptiye kapısında polislik yapmaz. Tarlada ekin ekmez. Şeytan âvâredir. Sabah sabah;
- Hey sizi cennet yüzü göremeyesiceler. Küfür ediniz. Allah’a Peygamberine kafa tutunuz. Allah’ı saymayınız (haşa!) der. Bizim yüzümüzden cennetten çıkarıldı. Cennet yolunu bulamayalım diye bize diş biler. Allah bizi nefsimizle bırakmasın. Haramda lezzet diye bir şey yok. Cenâb-ı Allah lezzeti helâle vermiş. Harama lezzet vermemiş. Haramda zevk yoktur.
Şeytan alıştırdı mı çekip, götürür. En azından sigara içmekte bir zevk, bir mâna, bir mantık yok lâkin alıştırır ve götürür;
- Bu dumanı çekmekten lezzet alır mısın?
- Alıştık, ağzımıza kor, bir kaç defa böyle içeriz.
- Bir duvarda ocak yap, bir paket yansın gitsin.
- Olur mu?
- Ağzın, ciğerlerin ocaktan ucuz mu?
- Bari ocakta yak akıllı desinler. Ağzın ocak değil ki. Ağzında ateş yakıp burnundan salarsın.
İşte böyle şeylerden dolayı aklı kısa kimseler İslâm’a düşmandır. Islama kim düşmansa sefer ayının son çarşambasında
inen belalar onu bulsun.

Not. Şeryh Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden

Hiç yorum yok: