İnsan bu âleme bir şey öğrenmek için gelmiştir ki; Bu gün herkes okuma peşindedir. Okuyalım veya okutalım diyoruz. Bilhassa analar babalar aman çocuklarım okusun diyorlar, peki okusun,
- Niçin okuyorsun?
- Bir vazîfe bulmak için okuyorum.
- Ne öğreniyorsun?
- Mühendislik, doktorluk ...!
- Peki mühendislik veya hekimlik bir gayemidir?
- Hayır değildir.
- O halde niçin mühendis oluyorsun?
- Yahu bir aylık sahibi olup geçinmem için!
- Demek ki, bir geçim elde etmek için öğreniyorsun, kuvvetli bir aylık bulayım, büyük mevkî sahibi olayım, aylığım çok keyfim çok olsun diye üniversiteye gidiyorsun. Demek ki senin gayen bu dünyada geçinmek içindir.
- İnsanların geçimlerinden ötede bu dünyada öğrenebilecekleri bir şey yok mu?
Her insan geçiniyor, geçinmeyen yok. Bu âlemin cilvelerindendir. Adını yazmayı bilmeyen adam, 40 sene okuyan adamın aylığından fazla kazanır. Köşeyi dönmüş zengin kimse olur. Bu tarafta yıllar yılı mektep görür, üniversite mastır okur ve işte bulamaz olduğu yerde kalır. Yâni ya sürünür, ya sürünmeden beter okur.
Demek ki, insanların bu dünyada daha öğrenmeleri gereken kudsî olan bir ilim vardır. Geçim vasıtası için olan ve öğrenilen şeylerin hiç kıymeti yoktur. Kıymet taşıyan bu kâinata, bu kâinatın sırlarına, insanlara ve insanların sırlarına seni götürecek ve seni sana açacak ilim öğrenmedir. Bu şimdi yoktur. İşte üniversiteler var, 10-15 branşta geçim têmin edecek bir öğretimden ötede hiç bir şey bildikleri ve öğrendikleri yoktur.
Tüm inananların Cuması mübarek ve feyz dolu olur inşallah.
Ş. N. Kıbrısi Hz. sohbetlerinden


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder