Can kuşu bu kafesin içindeyken değeri vardır. İnsan öldüğü vakitte onu en çok seven kimse bile hemen yanından kalkar. Yattığı yatağın içinden hemen iner, öldü der, yanından kaçar, üstünü kapatırlar, bıçak koyarlar odayı da kapatırlar,
- Sabaha kadar yanında yat.
- Yok! Ölünün yanında yatılır mı, delirdin mi?
- Yahu en sevdiğin bu.. (karındır, kocandır, kardeşindir,
evlâdındır, neyse..)
- Eksik kalsın, öldü, ölüler âlemine geçti o Can, can ile barışır. Canlı cansızla barışmaz. Canlı insan cansız insanla oturamaz. Bitti artık. Ağlar, feryat eder, parçalanır, dövünür ama yanında yatamaz.
- Gel yahu, sen çok ağlıyorsun, kabri iki kişilik yaptık seni yanına indirelim. Mâdem bu kadar çırpınıyorsun bu gece yanında yat belki teselli olursun.
- Ne inmesi yahu? Aman kapat, imam duasını versin de kaçalım.
- Ağlama öyleyse!
Yatakta yatmayan adam kabrin mezarın içine iner mi? Geri geri kaçar. Ağlama başka iş, ağladığının şahsiyeti kaybolmuştur. Cenazesi musalla taşında durur, ama kendi yoktur.
- Demek insanın şahsiyeti bu vücutla değil?
- Yok, vücut şahsiyeti ifâde edemez..
- Peki kendisi nerede?
- Bize niye sual ediyorsun, kendi burada olsa kalkar bizimle durur. Demek kendi kayboldu ki uzandı yatıyor, ayağı tutmaz dili söylemez, kulağı işitmez, odun parçası gibi oldu. gitti.
- Ama nereye gitti?
- Valla nerden geldiyse oraya gitti.
Ey yeryüzünde tazı gibi koşan, çullar ile büyüklük satanlar bir gün sende uzanacaksın, diyecekler ki; Burada yatan filân paşadır, filân bey, filân bakandır. Bakarsın kendi nerde? İşte fotoğrafını bastık ya.
Fotoğrafta kaldı paşası da beyi de, başka bir şey kalmadı, o da ortadan kalktı. Dün gezerdi bugün yeryüzünden kayboldu.
Onun için, insanın insanlığı bu bünyemizledir zannetme. Fizîki bünyenin şenliği ruhunla, canınladır. Canın çıktığı vakit şenliği kalmaz, buz gibi soğuk olur.
- Ne gibi soğuk?
Düşünülemez, ölünün soğukluğu hiç bir yerde yoktur (Allah’a sığındık).
Ş. N. Kıbrısi Hz. sohbetlerinden
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder