Osmanlı imparatorluğu 700 sene ayakta durdu. Ordu da pâdişahtan tut bütün paşaların hepsinin tarîkatları, hizmet ettikleri ve terbiyesinde oldukları mürebbi vardı. Televizyondaki haberlerde bazen gösterirler "Aslan mürebbisini yedi" diye. Aslan gibi hayvana mürebbi lazım geldiğinde sen ki; nefis sahibisin melâike değilsin.Nefisten daha canavar bir hayvan olamaz. Daha şiddetli ve daha hırs sahibi bir mahlûk yaratılmamıştır. İnsan nefsi, hırs küpüdür, hırs ile doludur. Saldığın vakitte önünü alamazsın Cenâb-ı Hakk Mîraçta şöyle hitap etti;
"Eğer Ben kullarıma da firavuna verdiğim fırsatı ve onun elindeki salâhiyeti verseydim; Bana karşı Firavunluk iddia etmeyecek hiç bir kulum olmayacaktı, hepsi firavun olacaktı"
Lâkin Cenâb-ı Hakk rahmetiyle firavunun eline verdiği fırsatı bizim elimize vermedi. Onun için sessiz dur.
Çağrı:Tarikata geliniz! Beyler, paşalar, akıllıyım diyenler geliniz, sizin nefsinizi zincire vurayım da, sizi ısırmasınlar! ustayım, izinliyim bu hususta.!
Başkası yapamaz, baş hekimlik bu makamdadır.
Kilerdeki veya sandıktaki eski soğan çimlenmeye ve açılmaya başlar. Sepetin içinde filizlenen soğan sarımsak olmaz, içinde kök salacak yer olmadığından, birazdan solup çürüyecektir. Filiz atsa da baharda gelen taze soğan sarımsak gibi olmaz. Sepette soğan olmaz. Lâkin toprağa gömülen meydanı buldu demektir, çimlenen soğan kök salacak yeri bulur. Onu toprağa gömsek koca bir baş verecektir.
Tıpkı bunun gibi insan nefsine Allah hürriyetini tahdit etmiştir. Elbette ki hudutsuz hürriyet yoktur, hudutsuz hürriyet insanları terbiyesiz, edepsiz, zalim ve kâfir eder, kötü yapar.
Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder