22 Ekim 2010 Cuma

SOHBET DÜNYASI - 266 - TARİKAT FARKLILIKLARI

Her tarikatın kendine özgü disiplini vardır. Kadîri de var, Mevlevîler de aynı yolun yolcuları ama onların disiplini yine başkadır. Herkesin günlük yapacağı hizmet başkadır. Müşterek hizmetimizde var ayrı ayrı zikirlerimizde var;

* Her gün salâvatu şerîfe getiririz,

* Hepimiz her gün Kurân-ı Kerim okuruz.

* Her gün nâfile namazları kılarız,

* Her gün gece namazı kılarız,

* Her gün tesbih ederiz,

Hâsılı kelâm, dünya hizmetini ne kadar kısaltabilirsek kısaltıp fazla hizmeti Allah için yapmak isteriz. Çünkü bizim kendi prensibimiz ;

* Allah için yaşamak,

* Allah için işlemek,

* Allah için dünyadan gitmektir.

İstediğimiz ve maksudumuz Allah c.c.'tır. Sen dünyayı istersen arkasından koştur, biz ona karışmayız. Dünyanın kimseye kalmayacağını biliyoruz, onun için hakîki Nakşibendî, yolunu tutan kimsenin dünya tamahı yoktur. Varsa noksaniyettir demek daha hazırlanmamış veya iyi yetiştirilememiş ki, dünyanın peşine düşmüştür. Dünyanın peşine düşen hakîki Nakşi değildir. Allah c.c.' ı arayan Nakşidir.

- Nakış mânâsı nedir?

İnsanın gönlü Cenâb-ı Hakk'ın tahtıdır, gönül sultanını arar, sen gönlüne kimi istersen sultan yap biz gönlümüze Allah c.c.' ı sultan yapmak isteriz, peygamber a.s.’ın muhabbetiyle onu kalbimize sultan yapmak isteriz ki, Cenâb-ı Hakk'ın yeryüzündeki temsilcisidir. Sen gönlüne bir sultan ara dünyayı bulursan senin olsun, biz gönlümüze ezelî ebedi olan Allah'ı seçmişiz. Zaten Cenâb-ı Hakk;

"Ey insan; vücudunda bütün her şey senindir, ama kalbini benim için sakla gözet oraya başkasını koyma, benim tahtım senin gönlündedir,"

İşte bunu yapabilen gönlüne Mevlâ sının tahtını kurabilen adam; insan-ı kâmildir. Ondan ötesi boş lakırdıdır.

Her amel bir cezâya kabildir,
Ey hoş ol kim sevaba nâildir,
Nitekim gül olur dikenden yeğ,
Gül dikenden, dikende gülden yeğ.


Not; Ş. Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.


(Bir not; Ana fikir olarak yazılardaki görüşlere katılmamla birlikte, henüz herhangi bir tarikata girmiş değilim. Tarikat yoldur. Haktır. Fakat günümüzdeki tarikatların uygulamalarını incelediğimde Ahiret için güvenli bulmadım. Örmeğin Toplu zikir ayinleri, kılık kıyafete yönelişler gibi. Allah Resulü döneminde Zikirin ferdi olarak nasıl yapılması gerektiği öğretilmiş fakat, toplu zikir yapılmamıştı, Kıyafetler ise Arapların geleneksel kıyafeti olup dine özgü bir unsur değildir. Lanetlenmiş Ebu lehep te, Ebu Cehil de aynı kıyafetleri giyiyorlardı, diye düşünüyorum. Gerçek tarikat yolunu bulabilirsem inşallah ben de katılırım. Çok bilmiş, alim falan değilim ama, kıstaslarım Kur’an ve hadislerdir. Herkese doğru yolu nasip eden Allah’tır diye düşünüyorum. Çünkü Hidayet ancak Allah’tandır. Allah tüm inananları sırat-ı Müstakimden ayırmasın inşallah.)


Hiç yorum yok: