18 Ekim 2010 Pazartesi

SOHBET DÜNYASI - 265 - TARİKATIN BAŞLANGICI

Tarikat dünyadan ahirete giden bir yoldur. Peygamber zamanından itibaren vardır.

Nakşibendîlik uydurma bir şey değildir. Nakşibendîlik disiplini peygamberle beraber vahiyle kitapla beraber gelmiştir. Peygamberin bildirmiş olduğu yolu yürüttükçe devam etmiştir.

Buna da örnek verelim. Bir avuç yer olan Kıbrıs ta bile beş tane üniversite var... Lefke Avrupa ün, Girne Amerikan ün., Lefkoşa Yakındoğu ün., Magosa Doğu Akdeniz üniversitesi..!

- Nasıl olsa hepsi üniversite! ismini ne değiştirirsin, isminin değişmesinde ne mânâ var?

- İsmi belki ün ve kalitesini bildirmek maksadıyla insanların kullanmış olduğu bir şeydir.

Nakşibendî dendiğinde bir isimdir, lâkin aslı peygamberimizin göstermiş olduğu bir disiplin bir yoldur. Kadîri de var, Mevlevîler de aynı yolun yolcuları ama onların disiplini yine başkadır. Bir üniversitede 8- 10 branş vardır, hepsi doktorluk veya hepsi mühendislik okutmaz. Hukuk, iktisat ekonomi, işletme, işletmeme ve gibi değişik bölümleri vardır. Talebe üniversiteye geliyor, o şemsiyenin altında çeşitli branşlar vardır. Herkes kendi kabiliyetine göre okur ama hepsi üniversite talebesidir.

Hepimiz Müslüman’ız lâkin İslâm’ın getirmiş olduğu disiplinde biz Nakşibendî disiplinini kabul edip yürüyoruz;

1 - Bizimde namazımız bütün tarîkatlardaki namaz gibi şeriatın emrettiği namaz üzerinedir; beş vakit kılıyoruz, beş vakit üzerine nâfile namazda kılıyoruz.

2 - Zikir; İslâm’ın her kolunda her mezhebinde vardır. Nakşî kolunda Allahın en güzel 99 ismi zikredilir. Allah c.c.'a yaklaşmak maksadıyla herkes kendisine göre tâyin olunan ismi zikreder.

Bugün hâli hazırda 300 milyondan fazla insan, en yüksek ve en kuvvetli olan Nakşibendî kolu üzerindedir. Yâni İslâm’ın içerisinde İslâm’ın
mâneviyatını temsil eden ve mânevi feyzi arayan 300 milyonun üzerinde insan vardır ve hepside Nakşi’dir. Kadirî de olsa, Nakşi de olsa Müslüman’dır.


Not; Ş. Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: