Asker cephanesiz iş görmediği gibi tarîkat erbabı da sohbetle yönlenir, canlanır, Cenâb-ı Hakk'a ve Resul-ü şânına yaklaşır. Sohbet insanları hak yolunda toplar.Toplayıcı olduğu için tarîkatlardan dünya ehli korkar ve zannederler ki; tarîkat sahipleri dünyanın sevdasındadır, dünyaya aşıktırlar da dünyanın makamlarını ve mevkîlerini isterler!!! Hadi tarîkat sahibini bırakalım,- Alêlade bir Müslüman nasıl olmalıdır?
Âhireti dünyaya tercih edecektir. Âhireti dünyasına tercih etmeyen adamın îmanı pek zayıftır. Şeytan bir üflemede onun îmanını söndürür.
1 - Müminin gözünde âhiret ileridir.
2 - Kâfirin gözünde dünya ileridir.
3 - Münafığın gözünde dünya ileridir de âhiret ileri gibi gösterir.
Dünya ehli, tarîkat şeyhleri başlarına adam toplayarak yerlerini ve koltuklarını alacak zannederler. Şeyhler niçin şeyhlik yapıyor? Meclise girip bakan olmak için, dünya şöhreti için değil. Alêlade bir Müslüman zaten onun peşine düşmez.
- Alelade bir Müslüman’a ne yakışır?
Dedik ya âhiretini ileri tutar, dünyasına âhireti tercih eder. Dünya: âhirete bir şey gönderesin diye seni buraya tâyin ettiler. Seni dünya gediklisi olasın diye tâyin etmediler.
- Dünyaya olan meyil niçin?
Çünkü binek hayvanımız olan nefislerimiz yemeğe içmeye muhtaçtır. Melâike cinsinden yaratılmadık ve Cenâb-ı Mevlâ bize;
- Helâlindan kazanınız, helâl lokma yiyiniz ve Bana kulluk ediniz.
Diye emir buyurur. Eğer mali ibâdetler olmasaydı kimse dünyaya hiç nazar etmeyecekti. Etmiyorlar zaten ama; ekmeyecek, biçmeyecek, ne
alışveriş edecek, hiç dünyaya bakmayacaktı.
Dediğimiz gibi insan melâike değildir ve dünyadaki nasibini alacak ve baliğ olan ibâdetleri yerine getirecektir, çünkü;
- Dil ile yapılan kulluk var,
- Beden ile yapılan ibâdetler var,
- Mal ile yapılan ibadetler var.
Mal ile yapılan ibâdetler olmasaydı müminlerden kimse dünyaya nazar etmezdi, lâkin mâli ibadetler dinin ayakta durmasına sebep olan ibâdetlerdir. Vücutta bel kemiği gibidir; bel kemiği üzerine bütün vücut bindirilmiştir, üstünde bütün ağırlığı taşır. Olmasa bir külçe yığını etten ibâret olacaktı.
Din de mâli ibâdet olmasa ayakta duramaz. Din mâli güçle kendisini ayakta tutuyor. Müminlerde bedeni ve lîsanî olan kulluklarını serbest yapıyorlar. Paran olmasa asker tutamadığın gibi.
Not: Ş.Nazım Kıbrısi Hz. leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder