16 Mayıs 2011 Pazartesi

SOHBET SÜNYASI - 379 - RÖPORTAJ (Kıbrısi Hz.- G. Osmancık - 1 -)

          Osmancık: Mürşitlerin müritleri üzerindeki tasarrufu, nazarı nasıldır. Biraz bu konuyu açıklar mısınız?
 
        Ş.N. Kıbrısi: 

        Bunu bilmek için mürşit olmak lazım, size ne lazım? Mürşit isterse mağripten, isterse maşrıktan getirir müridini. Onların cezbe kuvvetleri vardır. Kendisine ait olanları aydan da, yıldızlardan da olsa çeker getiriler. Onlardaki manevi güç tabiri caiz değil.

        Siz İstanbul'dan geldiniz değil mi? Kendi keyfinizle mi geldiniz buraya. Lüzum vaki olduğunda sizi buraya çekti. Çünkü söylenecek söz vardı bunu söyledik. Bir faydası olur inşallah. Talip oldun mu talebine göre seni hemen çağırır. Kalbinize verir getirir. Manevi yapımız farklıdır, cismani yapımız farklıdır.

        Maneviyatın kuvveti melekûta aittir. Cismani yetimizin kuvveti ise yeryüzünde, hayvanların dolaştığı yerlerde bizlerde dolaşırız. Onlarda cezbe yok. Midemizde cezbe var.

        Söylediğimiz sözler sizin anlayabileceğiniz noktadır. Bundan daha basitini söyleyen olur lakin bize verilen bu mertebededir. Biz bunu söyleyeceğiz.

        Eskiden Dar-ul Finun da okuyan talebeyi biz alıp ta idadiye çekemeyiz. İdadi mektepteki talebeyi de Üniversiteye götüremeyiz.

        Allah sizden razı olsun ki (bu iyiye alamettir) gençliğin uyanacağı zaman gelmiştir. Gençler şimdi istemiyor eskilerin sözlerini ve dediklerini. Önlerine bir yemek koydular istemiyorlar. Bu 80 senelik bir yemek. O kazandan çıkarıyorlar önlerine koyuyorlar. E ne yapalım 80 sene başka bir şey pişiren olmazsa bunu yiyeceksiniz.


        Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden

Hiç yorum yok: