İnsan yaşlandığında vücut küçülmeye başlar, çünkü insan vücudu, muvakkat bir hayat içindir. Bu vücudumuz ebedî olan bir hayata uygun değildir. İnsan ana karnında nutfeden Allah’ın kudretiyle meydana gelir ve günden güne büyür. Ana karnı onu taşıyamadığında çıkmasına izin olur ve tam teşekküllü olarak dünyaya gelir. Hayatında kendisine tâyin olunan yolda yürür. Dünyada yürüyeceği yol kısa olur ve o yolu tamamladığı anda dünyadan çıkması gerekir.
Küçükken büyür, büyür, büyür, bir noktaya kadar büyür orada durur. Oradan gerilemeye başlar; tabî yokuş kolay değildir. İnsan ömrünün ilk günleri orta yaşına kadar biraz müşkülâtlı geçer, zorlanır ama bir noktadan sonra geri dönüşü süratlenir, dönüş dâima süratlidir.
Dünyada kendisine tâyin olunan bir ömre sahiptir. İnsanoğlu nasıl ki dönüşe geçtiğinde her azâsı zayıflamaya gerilemeye başlar, dökülürse, dünyadaki günleri azalırken o da dökülmeye başlar. Şimdi her tarafta döküntü var, döküntü ve çöküntü olmayan hiçbir yer yok.
Aklı olan adam anlar ki; demek ki bu Dünyanın da sonu yaklaşmakta. Bu sıkıntılar dünya nîzamının bozulduğuna işarettir. Hakikatten dün bugünden daha iyiydi, nitekim de bugün yarından daha iyidir, yâni bundan sonra dönüşe geçen bir şey geri dönemez bugünün işi dünkünden daha kötü yönde olur, yarın bu güne nispetle daha zorludur. Çünkü dünyanın da ömrü tamam olmak üzeredir dökülecektir.
Ş. N. Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder