11 Mayıs 2011 Çarşamba

SOHBET DÜNYASI - 376 - BUNALIM



        Cismani yetimizin istediği şeyler vardır. Yemek, içmek, bu bir ihtiyaçtır. İnsanların bütün hırsları, çalıştıkları, uğraştıkları, tükettikleri ve tükendikleri bu madde alemine aittir.

          Ruhaniyetleri bakımından bu 21 asrın insanları ruhaniyetlerini tatmin etmek, ruhani zevklere ulaşmak için hiç gayret sarf etmiyorlar. Belki bütün gayretleri ve arzuları cismani hayatların tatmini, yani ne kadar cismani lezzet varsa yeme, içme, evlenme gibi onları tatmin etmek için uğraşıyorlar.

          Esas olan ve hiçbir zaman insanların müstağni olamayacakları vazgeçilemez lezzetlerden kendilerini mahrum ediyorlar. İşte bu miladi asırda insanların bütün gaye ve hedefleri bu dünyadan ne kadar lezzet alabilirsek kendimizi tatmin edelim, ne imkân bulursak bu imkânı kendi fiziki bünyemizin tatmini için sarf edelim, ondan ötesini boş verelim diyorlar.

          Büsbütün boş olmuştur dünya. Tek tük bulunur belki, lakin hükmü yoktur. Böyle oldukları için başlarına gelmedik hal kalmadı. Bütün haller başlarına bundan geliyor. Çünkü bir gaye ve hedefleri yoktur. Gaye ve hedefleri dünyanın zevki ve sefasıdır.

          Şimdi insan geçliğindeki arzu, heves ve yaşamış olduğu zevklerini o günlerde, aylarda, senelerde hapsedip gelmiştir. Hapistedir artık onlar. Bir kere onların bize geri dönmesine imkân yoktur. Vücudun bir potansiyeli, bir noktaya kadar bir gücü vardır. Bunu taşıyamaz, bunu çekemez. Bütün zevki sefayı devam ettirmek sevdasındayız ama yapamıyoruz.

          O zamanda falanca kişi bunalıma girmiş. Yani liste başına girdi bu da artık demektir. Lezzet alamadığı takdirde bunalım hali geliyor. Bunu hekimler analiz yapamıyorlar. Bunu zahirde göremiyorlar. Ne yapıyorlar? Bu kimseyi elimizdeki uyuşturucularla biraz teskin edelim. Bir hap yut, yok bir hap beni tutmadı o zaman 3 hap al. Bir müddet sonra hekime gider, ben bu 3 hapı alıyorum lakin eskisinden farklı bir halim yoktur.

           Belki eskisinden daha bunalımın zirvelerine tırmanıyor. Dozaj arttıkça insan tepeye doğru çıkıyor, geriye döneyim derse yolu bulamaz hale geliyor..


          Ş. Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden

Hiç yorum yok: