6 Mayıs 2011 Cuma

SOHBET DÜNYASI - 373 - NİMET VE ŞÜKÜR.




        Allah’a şükür, Mevlâ’ya şükür. Nîmetler bize vermiş. Şükür yapalım, şükretmekten daha iyi bir şey, insana ferahlık verecek bir şey yok. Cenâb-ı Allah’a şükürler olsun.

        Şükür: Cenâb-ı Hakk’tan hoşnut olduğumuza delâlettir. Şükür yâ Rabbî demek bize büyük iftihardır. Cenâb-ı Hakk’ıda ziyadesiyle hoşnut eden mübarek sözdür. Şükür yâ Rabbî Elhamdülillah!

        - Sonra?

        Tövbe Estağfirullah. İnsan bir nîmeti kaybettiği zaman bilir. Yemek kaybolursa nîmet olduğunu o zaman bilir. Temsil; gözü görürken gözünün ne kadar büyük bir nîmet olduğunu fark etmez gözü gerilemeye başladı mı..

        - Aman gözüm görmüyor..!

        - Sen görürken aklına getirip şükrettin mi?

        Eli olan adam elinin kıymetini bilmez; eli kopsa veya kırılsa (Allahu mağfinâ), kullanamadığında veya büsbütün kaybettiğinde o zaman,

        - Aman el ne büyük bir nîmetmiş, der

        Yokluğunda aklına getirir varlığında aklına getirip şükür olsun demez.

        Nîmetin devamını istersen şükür yap, şükrünü yapmadığın o nîmet kaçar gider. O nîmeti ne parayla alabilirsin, ne rütbeyle, hiç bir maddî karşılık ödeyip o kaybettiğin nîmeti elde edemezsin.

        Şükür nîmeti tutar onun için şükürde dâim ol, şâkirlerden ol, gözünü açar açmaz, çok şükür yâ Rabbî gözümü açtım, yatakta doğrulabildiğin için Elhamdülillah dedim, çünkü yatıp ta külçe gibi kalan var. Bismillah deyip ayağa kalktığımda ayaklarım beni taşıyor.

        Şükür nîmeti sende tesbit eder, şükür edersen nîmet sende sabit kalır. Şükrü unuttun mu zay olur, geri dönmesi çok zor olur.

        - Hangi nîmete şükür edelim?

        İnsan doğduğu andan dünyadan gidinceye kadar şükür yâ Rabbî diye ömrü geçse, başka bir şey yapmasa Cenâb-ı Hakk yanında o kula başka bir şey sorulmaz.

        İnsan bir kimseden bir şey gördüğünde on defâ teşekkür eder. Ufak bir menfaat için on kere tabaskus eder şükür çeker. Vücuduna çıldırtacak sızı giren bir kimse diler ki bir an olsun bu ıstırabım dursun, bir ev dolusu altın vermeye râzıyım. Sızı derecesine göredir. Onun için nîmet şükürle bağlanır ve devam eder. Şükrü unutursan nîmet elinden gider. Devlet bir nîmettir. Devletliler şükrederse o nîmet devam eder. Cenâb-ı peygamberin bir duası var;

        “Bu nîmeti âhiret nîmetlerine ulaştır yâ Rabbî”;
       
        Yâni: dünyadaki nîmetlerim benden kesilmesin tâ ki âhiretin nîmetlerine kavuşayım. Dünyanın nîmetleri ki bana sen sundun ve ikram eyledin. Bu nîmetleri âhiret gününe kadar ulaştır ki, arası
kesilmesin. Çünkü nîmetin durduğu yerde azap iner. Azap indiğinde sen ne kadar nîmet tatmışsan o lezzet ağzından ve bedeninden alınır sanki. Dersin ki;

        • Hiç nîmet tatmadım hiçbir kuvvete de mâlik olmadım!

        • Bu ana kadar zayıf oldum, kuvvetli oluşumu hatırlamıyorum!

        • Bu ana kadar hayatım tatsız oldu, tatlı günümü  hatırlamıyorum!

        Şükür durduğu yerde de azap iner, azap indimi darmadağın olur. Ne karnında, ne aklında, fikrinde şükür edecek nîmet kalmaz. Ona azap inince ateş gibi yakar.

Herkesi cumaları hayırlı ve feyz dolu olur inşallah.



Ş.N.Kıbrısi Hz. sohbetlerinden

Hiç yorum yok: