9 Mayıs 2011 Pazartesi
SOHBET DÜNYASI - 374 - YANINDA NE VAR?
Kıyâmet gününde yüce Allah,
- Bu dünyada en çok zahmet çeken kulumla en çok zevk-i sefâ eden kulumu getirin..!
Dediğinde, dünyada en çok eziyet edilen, belki azâları parça parça edilmiş, şişlere takılmış, silindirden geçilirmiş, ateş üzerinde döndürülmüş insan (Allahu mağfinâ) değirmene atılıp un edilmiş, îmanından dolayı zahmet ve azap çekmiş, dünyada kâfirlerden eziyet çekmiş kul getirilir. Mahşer gününe geldiğinde Allah c.c., melâike-i kirâma emreder;
- Bu kulumu cennete yaklaştır, cennetin kokusunu koklat, sonra buraya döndür.
Melâike-i kirâm hemen cennetin kapısına yaklaştırır, tekrar ilâhi dîvana getirir. Allah c.c. yine sual eder;
- Ey kulum bu dünyada ne kadar zahmet çektin, ne eziyet gördün, ne azap çektirdiler sana?
- Yâ Rabbî ben bir şey hatırlamıyorum, bencileyin kulun hiç tezekkül ve tahattur edemiyorum, yâ Rabbî sen söylemesen kabul edecek değilim, aklımda yâdımda böyle bir şey yok.
Sanki dünya azabından hiçbir şey görmemiş.
- Şimdi dünyada en çok zevk-i sefâ süren şiddetli bir kâfiri, dünyada en ziyade keyif çattım ve tadını çıkardım diyen kulumu getirin buraya..!
Dediğinde melâikeler getirir.
- Cehennem tarafına götür ve getir.Der.
Melâike-i kirâm götürüp getirdiği anda sorar,
- Ey kul, sen dünyada tamamen zevk-i sefâdaydın, nasıl keyif sürdün, her imkân elindeyken neler yaptın? Şimdi yâdında ne var?
Yanmamış marsık kömürü gibi gelir,
- Yâdımda bir şey kalmadı, dünya saltanatından ve zevk-i sefâsından ki, ey Rabbim sen söylemesen bu mesele hakkında benim yâdımda hiçbir şey yok!
Demek ki; Cenâb-ı Allah ânında kaybettirir, ânında verir. Rahmet kesildiği anda insanın üzerine azap iner. Azap, insana her şeyi unutturur. Dünya hayatının hiç tat ve lezzetini alamadım diyen çok hastalar vardır. (Allah korusun).
Sendeki nîmetin ferahı ve lezzeti şükürle devam eder, kesilmez. Şükretmediğinde alınır, yâdında bir şey kalmaz.
Dünya hayatı sizi mağrur etmesin, bir dokunur ne aşağısı işe yarar ne yukarısı. yüzleri tertemiz, gencecik insanlar gördüm bir
kaza yapar beline dokunur ne yukarı, ne aşağısı işler.
Ter-ü tâze genç insanlar,
* kimileri yataklarda dâim oturur yatamaz,
* Kimileri dâim yatar oturamaz,
* Kimileri arabanın üstünde,
Bitti, bunlar hayatları boyunca böyledir, kurtuluş yok. Allah’tan korkmak lâzım. Kul zayıftır,
Allah’a kaç ki Allah seni gözetsin.
Şükret ki verdiği nimet devam etsin.
Elhamdülillah elimiz ayağımız yerinde yürüyoruz. Bir kaç sene evvel Londra’da bir reklam vardı; 5 yaşlarında doğuştan sakat bir çocuk, incecik ayaklarına takma bacak bağlıyor ve kendi lîsanından; çok mesudum, bugün 4 adım attım diyordu. O çocuğun şükrünü görünce, Hakk’a karşı utandım. Bu kullar
utanmıyor. Hayâ yok, arlanma yok, şikâyet hususu hesaba gelmez...
Ş. Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder