Şah-ı Nakşibendi Hz’leri;“Bizim tarikatımızda esas sohbettir, kim sohbetteyse Allah’ın rahmeti onun üzerinedir” buyurmuştur;
En büyük kul ve en son peygamber Hz. Muhammed s.a.v.’dir. kim Allah rızası için bir araya geliyorsa Allah onlara rahmet eder. Gayret et ve en azından bu maksat için Allah’la birlikte ol. Bir mürit ve ya Allah’ın sevgili kullarıyla beraber olmaya çalış. Bir toplantıyı Allah’ın şerefini ve şanını yüceltmek için yap. Bu görüşme içerisinde Allah’ın azameti hakkında konuştuğunuz vakit Allah sizi ödüllendirecektir. Şeref kazanmak isterseniz, şeref; Allah’ın huzuru demektir.
Cahil insanlar hayatlarındaki parayla, mücevherlerle, parlak elbiselerle, parayla, arabayla büyük, şirketlerle, büyük binalarla rütbe ve şeref kazanılır zannederler. Onlar için en son ulaşacakları nokta, başbakanlık, milletvekilliği, general veya mareşalliktir. Bu hayat içerisinde ulaşılabilecek en son noktadır ve buna da ancak hayatın son zamanlarında belki ulaşabilir. Bütün fiziksel arzuların kaybolduğu zaman o mevkie gelir.
Hemen hemen bu dünyayı terk edeceği zaman elde edebilir. Gençlikteyken bu emellere ulaşılamaz. Ancak onun fiziksel arzuları sıfırlandığı zaman belki bu rütbeye ulaşacaktır. Adamın dişleri varken eline ceviz geçmez, dişleri döküldüğü zaman eline ceviz geçer. Buna benzer bu. Kendisi bittiği zaman, hisleri aşağı gittiğinde o zaman şeref ulaşır. Bu şeref kendini öyle bir yaşta bulur ki, o şeref kendine zevk vermez. Zevkleri tadamaz haldedir.
Bu insanların çoğunluğu da bu rütbelere ulaşmadan ölür. Öldüğü zamanda dünyevi şerefler elinden çıkar. Sen sana ebedi verilecek olan şerefleri ara! Sonsuz olan şeref; Allah seni bu şekil şerefle şereflendiriyor. Bu şansını kaybetme, Allah’tan daha fazla şeref alma şansını kaçırma. Bu Allah tarafından bir fırsattır. Onun için birisiyle buluştuğunuz zaman Allah rızası için birleşin.
- Esselamu Aleykum. Deyin,
Şah-ı Nakşibendi’nin sözü;
“Allah’ım bizim hakiki varlıklarımızı nurlarınla nurlandır,”
Akılsız insanlar, Nakşibendileri dünyanın peşinden koştuklarını zannederler. Dünya ölü, leş bir köpektir ve arkasından koşturanlar da köpektir. Hakiki İslam sonsuzlukla alakalıdır, bu pis dünya hayatı için değil. Akılsız insanlar dünyanın peşinden koşmaktadırlar. Lüzumsuz işler peşinde koşturuyorlar. İnsanlar dünyada rütbe kazanıyorlar ama ne için kazandıklarını bilmiyorlar.
Hakiki Nakşibendilerin peşinde dünya koşar. Aslan; ölmüş hayvanların peşinden koşmaz, avlanır, öyle yer. Dünya; ölmüş bir hayvan leşidir, çakaldır. Biz şereflendik, çünkü Allah bize sonsuzluğu, cennetleri, huzuru söz verdi. Biz leş dünyayı istemiyoruz. Fakat agresif dünya insanları, dünya hazineleri peşinde koşuyorlar. Onca krallar hazineler topladı, bırakıp gittiler.
Allah için buluş. Allah için yaşa, Allah için öl!başka bir şey yok. Kısa bir süre sonra her şeyi bırakıp zulmet dolu bir mezarın içine girilecektir. Bizler müritler olarak bir araya gelip;
''Lailahe illallah''
Dediğimizde, Allah’ın birliğine şahadet etmiş oluruz ve Efendimiz Habibullah’ın da peygamberliğini kabul etmiş oluruz.
“La ilahe illallah Muhammeden Resulullah”
Demesi bir insan için yeterlidir. Ona şeref olarak yeter ve sonsuz hayatı kazanmasına neden olur. Büyük Şeyhimizin vasiyeti üzerine belki yarım saat buluşuruz, zikir yaparız ve üstatlarımızın bize verdiği neyse onu söyleriz. Bu bir şereftir. Dünyanın doğusundan batısına nereye gitseniz bu şerefi bulursunuz. Allah zayıf kullarını desteklesin.
Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder