15 Eylül 2009 Salı

SOHBET DÜNYASI - 75 - NUR SAHİPLERİ KİMLERDİR?

Kıyamet gününde ay ve güneş kapkaranlık olacaktır. Herkes, nereye gideceklerini bilmeyen bütün insanlar yol soracaktır. İnsanlar nur isteyecekler. Nursuzlar; onlar şanslarını dünyada kaybettiler.

- Nur nerede?

Diye soracaklar.

- Arkanıza bakın o zaman göreceksiniz.

Dendiğinde, o nuru almak için geri dönmek isteyecekler. Nurun merkezini bulmak istediklerinde nur sahipleri ile nursuzlar arasında engeller ortaya çıkacak. Tekrar;

- Nur nerede?

- Nur arayın, nur sorun! nur arkanızda. Denecektir, bunun manası;

- Onlar nuru geçici hayattan, dünyadan getirdiler.

Sen geri dönüp de bulamazsın, buradan alamazsın. Nur dünyadaydı. Bu nuru dünyadan getirdiler. Nurlu olanlarda değişik ışıklara sahiptirler. Örneğin bazı lambalar 15 wattlık ışık gücüne sahiptir, belki daha fazlası ama bu önemli değil. Nur 1000 watt olabilir,100 bin watt olabilir. Hayatları içinde nuru sordukları zaman kıyamet gününde bu nur ile beraber olacaklardır. Bu gün bir gün gelecektir. Bu belirli bir gündür ve değişmez. İnsanlar buna her geçen gün yaklaşmaktadırlar.

Belki 1000 yıl önce görünmeyen saklı bir dünyaya koştular. Her şeyin göründüğünü düşünme. Varlıkta olup da senin göremediğin öyle çok şey var ki.

İnsanların nur ihtiyacını karşılamaları için koşmaları..! Her meclisimiz bu hedef içindir. Biraz daha fazla nur alabilmek içindir. Önemli nokta daha;

Nuru muhafaza etmen gerekir. Şeytan devamlı olarak bu nurlu
insanların peşinden koşar ve nurlarını söndürmek için uğraşır. Şeytanın yolu karanlığa götürmektir. Bundan dolayı ihtiyacımız olan emin bir şekilde bu nuru kazanmaktır.

Bu nuru muhafaza edebilmek bizim imanımızdır. Emniyette sen kendi mücevherlerini muhafaza edebilirsin ama inananlar öyle bir muhafaza yeri istiyorlar ki Allah tarafından verilen kasaya koysunlar. Bu peygamberin önemini gösterir.

Peygamberler insanlara nur versin diye gelmişlerdir. Her peygamber bizim bu hayat içinde kazandığımızı muhafaza altına alsınlar diye gelmişlerdir. Bu bazen kolaydır ama korumak zordur.

Bazı lambalar vardır odayı aydınlatır. Bazı lambalar da vardır ki
dışarıda fırtına da kopsa söndüremez. Bundan dolayı bakman gereken Allah sana ne verdiyse muhafaza etmen için bir kasadır. Her nur kendi kendine gelmez. Allah için çalıştığın zaman Allah seni giydirir. İlahi nurlarla seni giydirir ve onu bundan sonra muhafaza etmen gerekir.

İnsanlar şimdi borularla gelen doğal gazı kullanıyorlar .İstediğin zaman açarsın ve kullanırsın. İmanın gücünü de her zaman kullanabilirsin. Eğer onu açık bırakırsan onu kaybedersin.

Cenab-ı Allah'ın verdiği ilahi nurun sadece muhafazaya ihtiyacı vardır. Onun için fedakarlık gerekir. Her şey kolaylıkla ve çabucak bizim ruhumuza ulaşır. Sohbet meclislerinde güç vardır önemli olan bu gücü saklamak tır. Her zaman iyi insanların meclislerini istersen bu sana ruhani destek verir. Buna ulaşmak istersen Allah sana kolaylık verir, senin vücudunun ihtiyacı olan destekle desteklenir.

Not. Ş.Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: