Mükemmelliği iste, çalışman gereken mükemmelliği kazanmaktır. Şerefli bir davete, seçilmiş kimseler nasıl giyinmelidir, o davetin altında yazılıdır. Pijamayla olmaz. Afgan veya Pakistan gibi de değil. Dış görünüşüne dikkat etmen gerekir. Nasıl istenirse öyle giyinmen gerekir. Belki girişte protokolde insanlar beklemekte eğer sen uygun değilsen;- Burası Pazar mı? Mabede mi giriyorsun? Han mı burası? Sen kimsin? Git yoluna.!
Derler. Bu, kraliçe ve ya kral tarafından yapılan toplantıya nasıl giyinilmesi gerekiyorsa öyle giyinmen gerekir. Sana ilahi huzurda nasıl bulunman gerektiğini söylerlerse onu muhafaza etmen gerekir. İlk şart mükemmelliktir. Cenab-ı Allah nasıl isterse, o şekilde mükemmel olman gerekir.
İlk insan olan Adem a.s.’a bu davete dikkat etmesi gerektiği söylendi. Adem a.s.’dan bu zamana kadar bütün peygamberler insanlığı bu davete çağırmaktadır. Bütün büyük kitaplar disiplini emretmektedir. Mükemmellik herkesten istenen bir şeydir. Hiç kimseye tolerans ve müsamaha edilmez. Tolerans isteyen bir kimsenin manası:
''Nefsinin arzularını takip etmek isteyen kimse'' dir.
Nefis disiplin istemez, alemlerin Rabbi disiplin ister. En şerefli toplantı için disiplini muhafaza etmek gerekir. Bu yüzden mükemmel olmayarak gelene hiçbir müsamaha gösterilmez.
Vücudumuz, ilahi disiplini muhafaza için, eğitim için, Cenab-ı Allah’ın huzurunda nasıl olunması gerekiyorsa onun için verilmiştir. Bir disiplin dahi dışarıda bırakılamaz, hepsinin muhafaza edilmesi gerekir. “Bir şey değil” olamaz. Gerçek kul, kulluk elbisesini giyen, kendi davranışları için;
- Bu disiplinin dışında ama, önemli değil. Diyemez.
Bir siyah leke senin kartında görünecektir ve sana;
- İçeriye giremezsin. Denecektir.
Kendi mesuliyetine inanan kişi, hiçbir zaman kara bir leke kabul etmez. Hükümet bile sürücüler hata yaptığında, damga vurup bir de cezalandırırlar. Bu dünyada böyledir. İlahi huzurda hiçbir müsamaha kabul edilmez. Ne zaman beyaz bir karta sahip olursan o zaman ilahi huzurdan giriş yapabilirsin. Bu yüzden mükemmelliği kabul etmezler. Bu disiplin bu hayatta sonsuz hayat için istenir. Eğer riayet etmezsen her şey sana büyük zarar verir ve problem olur. Buna çözüm getirmek de çok zordur;
- Nerede yanlış yaptım? Diye düşünürsün.
- Burada ve ahirette, senin hayatta neyin yanlıştı?
Serbest olarak huzura vardığında,bilgisayarlar der ki;
- Bu kul giremez, hataları vardır, gönderin! Derler.
Bu insanın hayatında bir şeylerin yanlış olması gerekir. İlahi huzurdan reddedilmek kolay değildir. O kişi için milyonlarca insanın önünde utanmasıdır ki içeriye giremeyecektir.
- Geri dön senin için yol yoktur!
Şimdi bu dünyada kendine dikkat et, kaidelere dikkat et. şimdi kabul etmezsen sonra hiçbir zaman kabul edilmezsin. Kim bu noktayı anlarsa, birisini bulmak için araması lazımdır. Ona hayatında neler yanlıştı, onları gösterecek kişileri bulması lazımdır.
Bir kimse toplantıya hazır bulunmak için çıktığında, çoğu zaman aynaya bakıp, kendine çeki düzen verir. Ayna sana ne yanlışsa gösterir. Bundan dolayı ilahi pozisyonumuz için, ruhani varlığımız için bir aynaya ihtiyacımız vardır. Ama bu dünyanın aynası değil. Aynaya baktığında içini göremezsin.
Check-up moda oldu, Londra’da meşhur Harley caddesinde ki doktorlar sana;
- Adın ne? işin ne? Gibi sorular sorarlar ve binlerce paund ödersin.
Ayna yeterli değil check-up gerekir.
Bizim ruhsal aynaya ihtiyacımız var. Ama vahabiler doktora giderler onların sözünü dinlerler. O zaman onlar araya bir vasıta koymak istemezler. Onlar yanlış kimselerdir. Doğru olan fiziksel varlığını, fiziksel varlık hakkında bilgi sahibi olana sormaktır. Aynı şekilde ruhsal otoriteye sahip insana sormalıdır. Doğudan ve batıdan neden güzel ve rahat evlerini bırakıp geliyorlar? Ben onlara mektup yazıp davet mi ediyorum? Hayır, çünkü bir şeylere inanıyorlar ve hissediyorlar.
Biz de ruhsal tedavi yapıyoruz. Fakat buraya gelen insanlar huzurunu kaybetmişler. Onları bütün teknoloji itmiş, burada huzur aramaktalar. Vahabilerin kraliyet ailesinde büyük bir huzursuzluk vardır. Ama ben diyorum ki;
- Bir gün bana geleceksin!
Ruhani eğiten kimseyi takip etmek lazım. Cenab-ıAllah’ın huzurunda reddedile bilirsin.
- Geri git!. Derler.
Ruhani otorite olarak her seviyeden insanlar, krallardan evliyalara, bu tımarhaneye herkes gelebilir. Bu bizim hikayemizdir. Bizim söylediğimiz gerçektir. Gerçek Sultan yalnızca birdir.
Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder