
Ay var: gökyüzünde ay çıkıyor, ayın materyali görünüyor hareket ediyor. Materyal görüş ile madde kendi kendisini süremez. Onu götüren maddenin ötesinde başka şey olmalı biz ona kuvvet veya câzibe diyoruz. Lâkin ne görülür ne tutulabilir. Demek ki maddenin ötesinde başka bir şey vardır. Yirminci asrın hantal filozofları, hantal yarı buçuk âlimleri, tımarhâne kaçkını profesörleri, sıfır zekâlı herifler, madde diyor, maddenin ötesinde bir şey kabul etmiyor.
- Koca dünya dönüyor, maddeyi süren götüren nedir?
O sivri akıllılardan bir tanesi bana dedi,
- Şeyh Efendi melâikeler neyle uçuyor, motorları var mı?
- Tuh, seni muallim yapan kimselere yazıklar olsun böyle hayvan gibi sual soran câhil herif, sen melâikenin motorunu sorarsın dünyanın motorunu göstersene bana! Dünya hangi motorla gidiyor?
Melâikenin motorunu soran Darvin papazına inanan bir sürü maymun türünden gelen, geri zekalı mahlûkat hâlâ onu söylüyor;
- Madde. Diyor,
Maddenin ötesini söylemiyor. Bir şey kendi kendine hareket edemez. Onu itersen itici güçtür. Ya ileri ya geri götürür. Ama hâlâ küfür galiptir kâfirlikleri ileri tutuyorlar hakîkate dönmüyorlar.
Orangutan Darvincilerin kabul edip, dedemiz dedikleri hayvandır. Kimisi maymun, kimisi şebek. Hala mektepte okutmaktan bıkmadılar;
- İnkâr edemeyiz bizim soyumuz ondan geldi.
Kendisine: “bre maymun herif!” desen bana sövdü, hakaret etti diye seni mahkemeye verir. Ve bu asrın en berbat asır olması küfür, ilhak ve inkâr asrı olduğundan dolayıdır. Allah bizi onlardan uzak etsin, çünkü böyle şeyleri insanların nefsi uydurur. Onun için insanlar bunalıma girmiştir ve bir gün bakarsın insanların bunalımları had derecesine vardığında birden bire kendilerini bir ateş sarar ve dünya üzerinde insanların yedide biri kalır, altısı ölür gider.
Demek bunalımın aslı îmansızlıkmış. Dediğimiz gibi milyarderin Çocuğu da kralın çocuğu da bunalımdadır. Bunalımdan dolayı bazıları tepesini traş ediyor gece oraya mum dikip, kabristanın içerisinde dolaşıyor. Kaplumbağaların üstüne de mum yapıştırıp geziyor, şeytanlarla dans ediyor (Allah muhafaza). İngiltere’de onlardan çok var, Amerika’da merkezleri var. Bizim taraflara da ağır ağır akıyor. Peygamber sav,
“Tepeyi traş edip etrafını saçlı bırakma, şeytana oturak olur”
Diye bildirmiş. Bunları işaret etmiş olabilir mi?.
- Bu yirminci asrın hastalığı ne yüzdendir? Çeşit acayip türlü haller, acayip fikirler meydana gelmesi neredendir?
Maddenin ötesini kabul etmedikleri içindir, ebediyete inanma yok, sonsuzluğu kabul etmiyorlar. Hâlbuki ebedi olmak herkesin idealidir. Bununla beraber ebediyeti müjdeleyen Peygamberleri inkâr ediyor. Ebediyet sana müjde verir, ebedi hayat vardır. İstediğin zaten bu, niye olamaz diyorsun? Çünkü maddenin ötesinde mâneviyatı kabul etmez, ayağı bastığı için yedi kat yeri kabul eder, ayağı oraya çıkamaz diye yedi kat gökleri kabul etmez.
Çıkamadığını inkâr ediyor, ayağının bastığı yeri de kabul ediyor. İşte bu azıcık dünyanın içerisinde deli tavuk gibi dolaşıyor ne yapacağını, ne edeceğini bilemiyor ve sonunda çoğu şeytana teslim olup gidiyor (Êuzübillâh). Başta onu bunaltıyor bunaltıyor, bunaltının sonunda canına da kıydırınca şeytana tâbi olup dünyadan çıkıyor (Allah’a sığındık).
Not. Ş. Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.
- Koca dünya dönüyor, maddeyi süren götüren nedir?
O sivri akıllılardan bir tanesi bana dedi,
- Şeyh Efendi melâikeler neyle uçuyor, motorları var mı?
- Tuh, seni muallim yapan kimselere yazıklar olsun böyle hayvan gibi sual soran câhil herif, sen melâikenin motorunu sorarsın dünyanın motorunu göstersene bana! Dünya hangi motorla gidiyor?
Melâikenin motorunu soran Darvin papazına inanan bir sürü maymun türünden gelen, geri zekalı mahlûkat hâlâ onu söylüyor;
- Madde. Diyor,
Maddenin ötesini söylemiyor. Bir şey kendi kendine hareket edemez. Onu itersen itici güçtür. Ya ileri ya geri götürür. Ama hâlâ küfür galiptir kâfirlikleri ileri tutuyorlar hakîkate dönmüyorlar.
Orangutan Darvincilerin kabul edip, dedemiz dedikleri hayvandır. Kimisi maymun, kimisi şebek. Hala mektepte okutmaktan bıkmadılar;
- İnkâr edemeyiz bizim soyumuz ondan geldi.
Kendisine: “bre maymun herif!” desen bana sövdü, hakaret etti diye seni mahkemeye verir. Ve bu asrın en berbat asır olması küfür, ilhak ve inkâr asrı olduğundan dolayıdır. Allah bizi onlardan uzak etsin, çünkü böyle şeyleri insanların nefsi uydurur. Onun için insanlar bunalıma girmiştir ve bir gün bakarsın insanların bunalımları had derecesine vardığında birden bire kendilerini bir ateş sarar ve dünya üzerinde insanların yedide biri kalır, altısı ölür gider.
Demek bunalımın aslı îmansızlıkmış. Dediğimiz gibi milyarderin Çocuğu da kralın çocuğu da bunalımdadır. Bunalımdan dolayı bazıları tepesini traş ediyor gece oraya mum dikip, kabristanın içerisinde dolaşıyor. Kaplumbağaların üstüne de mum yapıştırıp geziyor, şeytanlarla dans ediyor (Allah muhafaza). İngiltere’de onlardan çok var, Amerika’da merkezleri var. Bizim taraflara da ağır ağır akıyor. Peygamber sav,
“Tepeyi traş edip etrafını saçlı bırakma, şeytana oturak olur”
Diye bildirmiş. Bunları işaret etmiş olabilir mi?.
- Bu yirminci asrın hastalığı ne yüzdendir? Çeşit acayip türlü haller, acayip fikirler meydana gelmesi neredendir?
Maddenin ötesini kabul etmedikleri içindir, ebediyete inanma yok, sonsuzluğu kabul etmiyorlar. Hâlbuki ebedi olmak herkesin idealidir. Bununla beraber ebediyeti müjdeleyen Peygamberleri inkâr ediyor. Ebediyet sana müjde verir, ebedi hayat vardır. İstediğin zaten bu, niye olamaz diyorsun? Çünkü maddenin ötesinde mâneviyatı kabul etmez, ayağı bastığı için yedi kat yeri kabul eder, ayağı oraya çıkamaz diye yedi kat gökleri kabul etmez.
Çıkamadığını inkâr ediyor, ayağının bastığı yeri de kabul ediyor. İşte bu azıcık dünyanın içerisinde deli tavuk gibi dolaşıyor ne yapacağını, ne edeceğini bilemiyor ve sonunda çoğu şeytana teslim olup gidiyor (Êuzübillâh). Başta onu bunaltıyor bunaltıyor, bunaltının sonunda canına da kıydırınca şeytana tâbi olup dünyadan çıkıyor (Allah’a sığındık).
Not. Ş. Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder