18 Ağustos 2010 Çarşamba

SOHBET DÜNYASI - 228 - EŞEK YAŞAMI

Kötü tabiatları bir kimse bırakmasa cennete giremez. Kötü tabiat: sevilmeyen huylar, sevilmeyen hareketlerdir. Bırakacaksın ki cennet temizlerin yurdudur. Maddî veya mânevi pislik kabul etmez. Biz elimizden geldiği kadar kötü halleri bırakalım ve Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna güzel tabiatlı ve hoş kimseler olarak çıkalım diye uğraşıyoruz, cahd ediyoruz.

Dünya insanları yoruyor. Dünya insanları eşek yerine çalıştırıyor. Eşek karın tokluğuna çalışır, aylığı veya yıllığı yoktur. Eşek eşektir. İnsan insandır. Kendini müspet yolda tanıtmak için Cenâb-ı Hakk’a yol arayacaksın.

- Müspet yol nedir?

Allah’a tâzim eden kişilerin yoludur, Allah’ın emrini sayanların yolu müspet yol, tehlikesiz yol, selâmet yoldur. Allah’tan uzaklaştıran yol süratle şeytana yaklaştırır.

Dünya, köhnemiş dünya, eskimiş dünya, ömründen pek çoğu gidip, pek azı kalan dünya. Bu dünyada eşek hayatı yaşama.

- Eşek hayatı yaşamak nedir?

Hiç ibâdet kaygısı olmayan kimsenin hayatıdır. Çalışır, belki çoğu çalışmaz.

- Niçin çalışır?

Dünyadan bir şey toplamak ister, toplar yığar. Apartmanlar, hanlar, hamamlar yapar en birinci âletleri evine getirir ve her şeyi evinde bulundurur ondan sonra bitmeyen hırs ve tamahla dünyadan gider. Kabre gidince anlar ki benim yaşadığım eşek yaşayışıymış. Çünkü eşeğin dünyadan âhirete bir şey götürmeye düşünmeye aklı yoktur.

Âhireti için bir şey hazır etmeyen o kimseyi mezarlığa getirdiklerinde kendinin de, şeytanında bir şey getirmediğini görecektir. Eşek mükellef değildi, hiç bir şey getirmedi ama sen mükellef olduğun hâlde hiçbir şey getirmezsen, en azından senin hayatın eşek hayatıdır. Geçti gitti sıfırlandı.

Sen kulluk yapmakla mükellefsin, kulluk o tarafta meydana çıkacak. Maalesef bu asrın insanı bir hiçin arkasında ömrünü tüketiyor. Hiçbir şey almadan geçiyor. Bütün burada çalıştıkları eşek çalışması gibi; eşekte çalışıyor o tarafa bir şey göndermiyor. Çalışıp bir şey göndermediğinde onla beraber oldun lâkin ona azap yok sana azap olunacak ve hesap sorulacaktır. O dört ayaklı olduğu için kurtulacaktır. Ama âhirete bir şey göndermemiş ve hayatı dört ayaklılara benzer iki ayaklı o kimse, iki ayaklı eşeklerin yerine gönderilecektir.

- Dünyanın hizmetçisi oldun ama bir şey getiremedin. Sen nasıl iki ayaklı eşekliği kabul ettin? Senin sıfatın, yaptığın iş dört ayaklıya benzer ama sen iki ayaklısın.

Evliyâların ve ricâllerin yolunu düşünemedin, müminler yolunu göremedin, sana eşeklerin yaptığı gibi bir hayat sürmek hoş geldi. Yedin, içtin teptin veya ısırdın. İşten başını kaldıramadın, sonra bomboş bu tarafa geldin ne yedirdin ne yedirttin!

Onun için insan kendisini tanımalıdır. Tanıdığında ne mükellefiyetin olduğunu bilir. Mükellef olduğun husus iki şeydir

1 - İyilik yapmak,

2 - Kötülüğü bırakmak.

Allah sana bunu emrediyor;

“Ey kul iyilik yap fenâlık yapmaktan sakın!”

Cenâb-ı Hakk’ın senden istediği bu. İyilik yap kabul olunasın. İyilik yapmayan insan sûrette insandır, hakîkatte insan değildir. İşte o sıfatta olanları başka tarafa toplayacaklar. Bunlar kendilerine Cenâb-ı Allah ilâhi lûtfuyla bu kadar nimet ve şeref vermiş o şereflerine karşı şükür etmemişledir diye ayrılacaklardır. Eşek o vakitte diyecektir ki;

- Biz bunlardan geri duralım çünkü biz Suphanallah dedik, bunlar ağzını açıp Suphanallah da demedi, aman bunlar bizden uzak dursun, başka tarafa koy Yâ Rabbi.

- İki ayaklı tabiatı eşek olanlar için başka yer açın, başka barakalar açın!

Denecek. Biz buraya eşek gibi çalışmaya gelmedik. Eşek gibi çalışma mânâsı, âhirete hiçbir şey nakledememe mânâsıdır.

Dünya için kavga etme,ne senin olur ne benim olur. Allah için hizmet ver. Allah hepimiz içindir, hepimizindir. Dünya hiçbir kimsenin değildir. Dünya her Allah’ın kuluna gelip ben seninim bana çalış demiştir, Demediği kul yoktur. Sonunda o kul öldüğü zaman geri kaçacaktır.

Şeytanın arkasına düşme. Şeytan bütün insanları uğraştırıyor, vaat ediyor, ben sizinim diye hepsini aldatıyor. Bu asrın derin ahmaklığıdır. Akıl cihetinden yetersiz olduğunun şâhit ve ispâtıdır ki kendisinin olmayacağının arkasına düşer, ömrünü tüketir, kendisine olacağı bırakır ve gider.

Allah c.c.’ın;

- Ey benim kulum gel benim vahdâniyet denizlerimde yüzesin.

Hitabına dikkat et. Dünya kimsenin olmamıştır ama Allah kendisini isteyenin olmuştur.



Not: Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: