20 Ağustos 2010 Cuma

SOHBET DÜNYASI - 229 - GECE HAYATI

Allah celle ve ala, şeytanı bizim meclislerimizden uzak eylesin. Akşamdan sonraki hayat, karanlık hayattır. Bu bir sohbettir. Sohbet; karanlıkta olana ışık tutmaktır. Denizde gidene pusula gibidir, karada yolunu şaşırana kılavuz gibidir. Sohbet; insanlara nerede olduklarını bildirir. Bu maksatla üç kişi olsa, hatta iki kişi olsa birbirleriyle hâl sorup hasbıhâl etseler oraya rahmet iner.

Rahmet; insanları saadete ve cennete götürür. Zahmet, şekâvete ve cehenneme götürür. Akşamdan sonraki hayat karanlık hayattır. Peygamber a.s;

“Akşam namazından sonra gençlerinizi tutunuz” diyor.

Çünkü şeytanların intişar ettiği vakittir. Oğul veren arıların kovandan püskürerek çıktıkları gibi, şeytanlarda kendi merkezlerinden geceleri çıkarlar. Bir kimse arı kovanına dokunursa, arı kovandan fırlar önüne geleni sürgüler. Eşek arısının yuvasını çocuklar dürter, onları o kadar kızdıran bir şey yoktur. Kızdılar mı dışarı fırlar, önüne geleni sokar. İşte o kızdıkları vakit arıların deliğinden püskürmesi gibi, şeytanlarda akşam namazından sonra öyle püskürürler.

Abdestsiz veya gusülsüz bulduğunu, başı pis olanları hemen yakalayıp omzuna bir heybe koyar bunun üzerine çalış der. Ne gibi bir heybeyse gecenin karanlık hayatına alışmış olan insan onu taşır ve yorulmaz, şeytan onlara gayret verir.

- Sizler gençlersiniz! oturmaya gelmez, kalkın, koşturun bu heybemi üzerinize koydum gezin,

Diye onları dolaştırır. Şimdi sokakları dolaşsan gazinolar, puplar, barlar pavyonlar bilmem neler karınca gibi kaynıyor ve gençler orada.

- Niçin?

Şeytan diyor ki,

- Buraya otur, ye ve iç, aldat ama aldanma, hayatın zevki bir defâ çıkar, kardeşim mektep üniversite ile hayatını körleme. Bu gençlik ele bir daha geçmez.

Gece hayatı karanlık bir hayattır. İnsanın her an bir tehlikeyle karşı karşıya gelebilir ya ölür, ölebilir, öldürebilir, sabahı mezarlıkta alır belki yaralanır, soluğu hastanede alır, belki kabahatli bulunur soluğu hapishânede alır, belki aklını yitirip tımarhânede alır, hepsi olabilir. Çünkü gece belâ yüklüdür, karanlığın içi belâ yüklüdür. Hele şimdiki zamanda büsbütün bela kol gezer, sakınmak lâzımdır.

- Ne yapalım ne edelim?

İşin olmadan dışarı çıkma, sokağa çıkma, kalabalık yere girme, lüzumsuz arabalara binme, lüzumsuz çarşılarda dolaşma, kahvehânelerde, çayhânelerde oturma. Ne zaman nasıl bir belâ geleceği belli değildir, kendini sakla. Gece karanlık, karanlığın içinde her türlü bela var, girme. İnsan şeytanı ayrı, cin şeytanları ayrıdır. Biri gelip;

Gel yahu dolaşalım bir parça stres atalım” dedi mi hiç şüphesiz şeytandır. Ya kendi belâya düşecek veya belâya düşürecek.

Şimdi başımıza bir de stres çıktı. Şeytanın dünyası aydınlık değildir, gider bir mayına bastırır darmadağın eder. Bir pise musallat olur, ömründe onun şerrinden kurtulmaz. Bana soruyorlar;

- Şeyh efendi, evlâdımız münasebetsiz insan buldu, bize uymuyor.

Bütün zaman sen evladını kontrol etmedin, bakmadın. Gece dışarıya çıkanın ayağına hiç şüphesiz bir şey dolanacaktır. Gece temiz insanlar sokağa çıkmaz, gece hep pis insanlar dolaşır Ya kerhâneci, ya meyhâneci, ya kumarhâneci.

- Buraları dolaşan adam adam mıdır? Onda temizlik nerde?

Senin şerefin var şerefini gözet. Ya pis bir hastalık almak için pis kadınlarla seni uğraştıracak (Allah muhafaza) veya cebindekini bitirecek veya aklını dağıtacak. Biriyle dalaşacak, biri bir bıçak sokacak, öbürü bir kakma atacak, ya hapishâne ya kabristan. Gece hayatından bu mâdâ dan başka temiz iş yoktur. Gece hayatı şeytanın dünyasıdır. Kendini topla. Peygamber a.s söyledi;

“Akşam namazından sonra gençlerinizi ortaya bırakmayın”.

Gece hayatını kapattın mı, ne ekonomik problem, ne işsizlik, ne hastalık hiç bir şey kalmaz herkes rahat olur. Bütün belâ ondan çıkıyor. Bunu yaparsan şeytanın temsilcilerinin işlerine gelmez, olamaz, ne halt varsa yemeleri için gençliği sen hür bırakacaksın derler.

Terör diyorlar, ne terörü yahu millet terörü bilir miydi? Bilmezdi, herkes akşamdan sonra evindeydi. Terör merör bilmezdi. Şimdi bütün gece ertesi günü yapacak şeytanlığı belâyı fesadı tezgahlar. Sabah olunca milletin üstüne horlatır. Sonra terördür, terörü bitireceğiz! Ne bitirmesi? Gençleri sen içeriye kapat bir defâ alıştır; Gece hayatının gençlere ne olduğunu bildir.

Akşam namazından sonra bizim vaktimizde hiçbir talebe dışarı da görünmezdi. Gece dışarıya çıkma katiyen yasaktı. Münâsebetsiz yerde görünürse mektepten tard olunurdu. Git de seyreyle şimdi talebe olan efendileri, aşağı yukarı nasıl ortalığı dolaşıp duruyorlar. Sonra o gençlik zapt olur mu?

Şimdiki zamanın insanları kendi koydukları kânunlar fesadı durdurabilir kötülükleri önleyebilir zannettiler. Hayır!


Not; Ş. Nazım Kıbrısi Hz. sdohbetlerinden.

Hiç yorum yok: