Seni İslâm’dan çıkarıp kâfir yapmak için bütün dünya seferberdir. Bütün dünya ister ki; İslâm sönsün, İslâmiyet güneşi batsın, kararsın, ortalık karanlığa bürünsün. Sâir mahlûkat, güneş batmasın günümüz gündüzümüz güneşle nurlansın ister ancak baykuşlar der ki;- Gece olsa güneş batsa da, bu güneşin nuru gitse, her taraf karanlığa bürünüp simsiyah olsa da, uçup zevk edelim gezelim.
İnsanların içinde de bir nevî baykuş cinsi kimseler vardır. Gece kuşu nurdan hoşlanmaz, gündüzü sevmez, ışık istemez, karanlığı sever. Bir kısmı da gündüze, nûra aşıktır. Nursuz yaşayamaz, o da nur kesilmesin ister. Onun için İslâm geldi. Geldiği andan îtibaren bütün baykuşlar, karanlıktan hoşlananlar, dünyamızı karartmak isteyenler veya dünyayı karartanlar, İslâm’ın nurunu gördüler, delirdiler ve mêcnun oldular. Hâlâ devam ediyor, iki sınıf dedik ya:
* Biri nuru sever, nurları arar,
* Biri nurdan kaçar, karanlığı arar.
Millet şeytanın zifiri karanlık dünyasına koşuyor.
Peygamberler dünyası apaydınlık parıl parıl dünyadır. Yirminci asrın insanı bütün varlığını şeytanın karanlık dünyasına veriyor. Aydınlık dünyaya hiçbir şey vermiyor. Arkasında koştuğun dünya aydınlık dünya mı, yoksa şeytanın dünyası mı sana onu sohbet bildirir. İşte insanların sonsuz ıstırapları, sonsuz sıkıntıları, sonsuz problemleri şeytanın dünyasına girdikleri içindir.
Şeytanın dünyası her türlü sıkıntı ile her türlü belâ ile her türlü sefâlet, perîşanlık, azap ile dolu ve yüklüdür. İçeri giren boğulur, tıpkı denize giren acemî adamı ağır ağır içeri çekip boğduğu gibi. Şeytanın dünyası da kapıdan bakalım ne var dediğin anda kancayı atarlar. Onun için o şeytan dolapları, (televizyon) şeytan sandıkları, şeytan kutularına bir parça bakayım dedin mi kancayı takıyor. TV’ler şeytanın dünyasıdır.
- Otur bakalım seyret, sonuna varıncaya kadar bakalım ne çıkacak?
Bir şey çıkacağı yok. Gece hayatına âit ne varsa şeytanın dünyasıdır. Geceler şeytanın dünyasıdır. Apaydın gündüz Peygamberler dünyasıdır, nur dünyasıdır.
Milletin görünüşü insan ama mânâsı gece kuşu. Vampir de gece uçar gündüz uçmaz. Vampir dediğimiz kuş, bir kimsenin üzerine indimi damarından kan emer. İnsanların çoğu vampir cinsi oldu, şeytanın dünyasında yaşayan vampirler oldu. Şeytan dünyasında yaşaya yaşaya drakula olmuşlar.
Şeytanın dünyası karanlıktır. Gece olduğunda şeytanın dünyasın da sayısız insan dolaşır. Karanlıktır. Onun için deccalın zamanında ki ondan evvel otuz deccal gelir ve onlar cehennemi cennet gibi gösterir, “cennet buradaymış” diye halk oraya hûcum eder.
Şeytanın dünyasına dalanın geri çıkması yok. Şeytanın dünyasına girme, girersen karşından belâ eksilmez, hayatın zehirdir. Bitti. Burada dört kitabın mânâsı var. Peygamberin açtığı gündüz olan, apaydınlıkolan dünyaya girin ki gününüz gün olsun,kalbiniz huzurlu olsun. Nûrun içerisinde yaşayınız .
Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder