Dünyadaki insanlar ya kötülüğe mêmurdur ya iyilik yapmaya, başka arası yoktur. Ya işi iyilik yapmaktır veya derdi günü fenâlık yapmaktır. O kimseye ne mutlu ki Cenâbı Hak onu hayır yapan kullarıyla beraber eyleyip hayır yapıyor. Bu saadettir ya şerre tayin olunsaydık ne yapardık?İnsanın saadeti dünyada da sâittir ahirette de saadet sahibi şûadandır. Kötülük yapmaya tayin olunan çok insanın işi gücü fenâlık yapmaktır. Bu tip insanlar fenâlık yapmasa yaşayamaz, dellenir, illâ kötülük yapacak, başka türlü rahat etmez.
HİKÂYE
Adamın biri sahradan geçerken bir yılan üzerine hızla gelmiş;
- Ey âdemoğlu beni sakla..!
Şaşırmış, bu yılan nasıl konuşuyor,
- Saklayım ama nereye, belime sarayım mı?
- Görünürüm,
- Ne yapayım, cebime girmezsin, belime de saramam,
- Ağzını aç da karnına gireyim. Başka sarınacak yer yok.
Ağzını açmış içeriye girmiş, yerleşmiş. Arkasından bir adam elinde odunla koşturaraktan geliyormuş, demiş ki;
- Buradan bir yılan geçti mi? Milleti sokup kaçıyor, onu geberteyim.
- Ben bir şey görmedim..!
- Ama başka yol yok,..!
Adam lâ havle çekip yürümüş ileriye doğru koşturmuş, gözden kaybolduğunda işi gücü iyilik yapmaya mêmur olan o adam yılana demiş ki
- Ey arkadaş şimdi senin düşmanın geçti gitti, çık artık. Dediğinde;
- Çok güzel bir yer buldum çok yumuşak, sağ tarafımda ciğerler, sol tarafımda dalaklar, istediğim gibi burada yaşarım, acıktığımda seni kovan gibi yapıncaya kadar yerim bu mesken çok hoştur, çıkamam..!
- Yahu ben sana iyilik yaptım ne bu?
- İyilik yaptın ama iyilik yakışan yere yapılır. Ben yılanım, benim elimden başka bir şey gelmez, seninle aramızda zâten eskiden beri düşmanlık var. Sen bana inandın ve şimdi düşmanımın karnının ortasında oturuyorum ben iyilikten anlamam, benim işim ısırmak ve sokmaktır, seni ısırıp yiyeceğim.
- Çıkmıyorsan illâllah…! demiş.
Allah o kulu yılanın lokması olsun diye bırakır mı, derhal onun karşısına bir melâike inmiş;
- Ey işi gücü iyilik yapmak olan kul! Bu yeşil yaprağı çiğneyiver, hiç onunla konuşma onunla mücâdele etme, o yılanlığını yapacaktır, ama Cenâb-ı Mevlâ sen ona lokma olasın diye bırakmaz.
Onu çiğneyip yuttuğunda, o yaprağın hassası neyse üzerine iner inmez çatır çatır parçalanmaya başlamış, istifrağ edip yılanı dışarıya atmış.
Şimdi burada ki meselenin birisi bizi iyilik yapmaya teşvik ediyor. Cenâb-ı Hak bizi iyilik yapan kullarından eylesin.
İyilik yapan kulu Allah c.c., yardımcısız bırakmaz. İşte o adam sahranın ortasında dolaşıyordu, hiç kimse yokken hemen onun imdâdına yetiştirdi ve o iyilik sâhibi kulunu onun şerrinden kurtardı.
İnsan dünyada çeşit türlü hâlle karşılaşır, her hâl insan içindir ve iyilik insanı dünyada da ahirette de kurtarır. Kendini maaruf ehli yâni iyilik yapan kimselerden yazdırmaya bak. Herkese yardımı dokunan, işi gücü iyilik yapmak olan adamda şer yoktur .Bu hikaye ibret almak içindir. Dünyada çok şey olurda her şeyi herkes görüp işitip yazamaz. Bir şey olmaz dediğinde olmazlığına karşı elinde hüccetin olmasa ahmaklardan yazılırsın. Ne iyilik yaptın bugün diyerek ona da bir bak:
- Ben bugün ne iyilik yaptım, ben bugün kime iyilik yaptım?
Hiç kimseye! İşledik ama, aylık için çalıştık ama aylığı hükümet ödüyor, iyiliği Allah ödüyor. İyilik yaptığında hükümet sana ödemez. İyilik Allah içindir, aylıkçılık hükümet içindir. Aylık için uğraşıyoruz, düşün her gece bir bak bakalım, Allah için birine bir iyilik yaptın mı?
- İyilik unutulur mu?
İyiliği unutmamak lazımdır. Kul yapsa Allah c.c. unutmaz. Onun için iyilik yap denize at balık bilmezse hâlık bilir demişler.. Ve Allah c.c. iyilik yapanları sever.
Not Ş.Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder