27 Aralık 2008 Cumartesi

SOHBET DÜNYASI - 23 - YAŞAM VE ÜMİT

Kalpleri bir olan yani kalpleri birbirine uygun olan kimselerin topluluğu Allah ve Resulüne sevgilidir. Allah ve Resulünün sevdiği bir topluluk dünyada da ahirette de sevilir. Bu bilinen bir şeydir. Lâkin insanlar âhireti unuttukça birbirine girişiyorlar.

Dünya muhabbeti insanları sarhoş ediyor ve o sarhoşlukla ne yaptıklarını ne ettiklerini düşünemiyorlar, bilemiyorlar ve ıstırap çekiyorlar, huzursuz oluyorlar, günleri rahatsız olarak geçiyor. Yarından ümitlerini kesmişler, çünkü yarın ne olacağı meçhuldür. Yarın ne olacağını Allah bilir. Olacak şeyin korkusu insanlara geliyor, mesela altı ay sonra gelecek vukuatın korkusu ve ya bir sene sonra gelecek bir korku insanların huzurunu kaçırıyor. Rahat edemiyorlar, korku ile ümitsizlik arasında kalıyorlar. Ümidi kaybolan insan ne dünyaya ne de ahirete yarar. İnsanı ayakta tutan ümittir.

- Dünya ehlinin ümidi nedir?
Dünya ehlinin ümidi; dünyada çok kalmaktır. Dünyada çok kalabilirsin ancak seneler arttıkça kamburun çıkmaya başlar. Senelerin yükü omuzlarından bastırır.

Dünyada uzun yaşamak insana bir rahatlık vermez. Buna bir misal verecek olursak; Yeni arabayla eski araba bir değildir. Yeni arabaya binip gaza bastığında neredeyse uçar. Eski arabanın hareketi ağırdır. Eski arabanın motoru zamanla zayıflar, içindeki alet edevat aşınır ve zor hareket etmeye başlar. İnsanda yaşlandıkça gerilemeye başlar. Çünkü insan bu hayatta ebedî kalmak için yaratılmamış, bu dünyadan gitmek için yaratılmıştır.

Bu dünyadaki insan günden güne bir zaman için yükselir bir noktaya vurduktan sonra düşüşe geçer. Düşüşe geçtiğinde bütün âzâları gerilemeye başlar.
Dünyada uzun ömür eğer ibâdet için değilse insana hiç yaramaz. İbâdet için olursa Cenab-ı Allah rûhani kuvvet verir. O rûhani kuvvetle insan uhdeliğini kaybetmez, âzâları gerilemez. Genç ve dinç olur. İbâdet kuvveti olduğundan ruhaniyeti onu taşır. İbâdet ve taatı olmayan insanı gençlik çağında fizikî bünyesi taşır.
Fizikî bünye bataryayla çalışan bir alete benzer. Eğer bataryadan aslî merkeze kendini bağlayabilirse, bataryası bittiğinde, öteki güç devam eder. İbâdet sahiplerine ve zikir ehline mesele yoktur.

- Neden?
Rûhani kuvvet onları taşır. Batarya dursa bile onu yürütecek rûhani kuvveti hazırdır. Dünya ehlinin ümidi; bu hayatta, bu dünyaya daha çok sahiplik yapabilmek, dünyadan daha çok zevk alabilmektir. Kendilerine göre cismâni isteklerini toylamak. Her zaman için zevk-ü sefayla geçinmektir. Dünya zevklerinden mahrum olmamayı temin etmek içinde ne çare varsa hepsine hücum ederler.

İnsanın tabî gücü gerilemeye başladımı bütün âzâlar inmeye başlar. Yani gençlik çağındaki alacağı zevki bulamaz. Bununla beraber dünya ehlinin ümidi çok yaşamaktır. Çok yaşamak ibâdet maksadıyla olmadığından bataryalar duracak, bataryalar durduğunda artık hayat çekilmez yük olur ve ne zaman ölsekte kurtulsak... diyecekleri gün geliverir.

İbâdet ehlinin ümidi ebedi hayat hakkındadır. İnancı olmayan kimsenin ümidi; ne kadar çok yaşayabilirsem yanıma kâr kalacaktır diyedir. İnanmadıkları için onların ölümden ötede ümitleri yoktur. İnanan kimse ebedi hayatı ümit eder. Ümit ettikten sonra bu dünyanın hiçbir şeyi artık ona ağır gelmez.

- İnanan birine bu dünya niye ağır gelmez?
Bu dünya hayatı bittiği andan itibaren bizim için ebedi hayatın günleri başlar. Ebediyet sonsuzluktur. O tarafa atladıktan sonra, ayağını o tarafa bastığında korku kalmaz. Cenâb-ı Hak’tan ümit: o tarafa o adımı selametle atabilmektir, çünkü çokları aşağı düşer. Aşağı düştümü bitmiştir. Artık yukarı çıkması yoktur. Îman eden kimsenin ümidi; bu son geçidi geçebileceğine dâirdir.

- Cenâb-ı Hak’ın keremiyle bu dünya ile âhiret arasındaki geçidi geçebilirim.
Ümidi onları ayakta ve zinde tutar. Ümidini kaybeden insanlar, toplumlar ve milletler tükenmiş mahvolmuştur. Milletleri de, toplumları da ayakta diri tutan îmanlarıdır. Îman müessesesi yıkıldı mı bitti. Bizim cahtımız gündüz ve geceleri Cenab-ı Hak’kın emrini tutmaya gayret etmek ve namaz meselesine dikkat etmektir. Çünkü ona dikkat eden o köprüyü geçecektir. Dikkati olmayan muhakkak düşer.

- Nereye kadar düşer?
Allah’ın emrinde belki onların düşüşü sonsuza kadar sürer. (Allah’a sığındık) korkunç bir karanlık ve korkunç bir sona doğru gitmek felaketlerin en dehşetlisidir. Dünyadan âhirete geçeceğimiz geçitte, nasıl geçeceğimize dâir her gün her namazda Cenab-ı Allah’a niyaz etmek lâzımdır ki:

“Yâ Rabbi bu geçidi geçelim”,
“Eğer kademi sıdk sahibiyseniz geçersiniz”
Diyor Cenab-ı Allah. Kademi sıdk: doğru adım atan demektir. Doğru adım atan kimselerseniz geçersiniz. Doğru basmayan geçemez. Eğri bastığında o kadar derindir ki ne ip yetişir ne halat. Allah bizleri kötü âkıbetten saklasın.


Ümidini kaybeden insan bitmiştir, insanı dünyada yaşatan ümittir.

Dünya ehlinin ümidi başka, ahiret ehlinin ümidi başkadır. Dünya ehlinin ümidi sonunda kendisiyle beraber söner. Ahiret ehlinin ümidi sonsuzdur, sonsuza dek gider ve ümidi artar. Ümidi hakikate çıkar. Cenab-ı Hak onu ümitsiz koymaz ve ya ümit ettiğinde onu mahrum bırakmaz.

Not. Ş.Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: