Cenâb-ı hak kullara kulluğunu emrederken iyiliği de emretmiştir. Yalnız bizi kendisine kullukta bırakmamış, iyiliği de buyurmuştur. Çünkü iyilikte Cenâb-ı Hakk’ın emridir, O’nun emrini tutmak kulluktur.
Kulluk ve iyilik yap:
Bütün peygamberlerin getirdiği 2. teklif bu, değişmez. Hepsi Allah’a kulluğu ve iyiliği emreder. Peygamberler şeytana kulluktan alıkoyuyor ve şeytana uyup kötülük yapmaktan da men ediyor. Bütün peygamberlerin şânı bu. Şeytana uydun mu kötülük hazır. Yatarken sor bakalım;
- Ruhum kudret elinde olan Allah, ruhum Senin elindedir, sen ruhumu geri gönderirsen gözümü açar kalkarım, değilse uyur giderim.
Kulluk insan hayatında ilk sırada gelecektir ve iyiliğin başı Allah’a kulluktur. Öyle ya, mezar taşında yeni moda, çok güzel tabiatlı, iyi insan yazıyor. iyi kul diye yazdıranı hiç görmedim. Allah, iyi insan yazdırıyor da iyi kul yazdırmıyor. Çoğu secdeyi guslü bilmez, camiyi, ibâdeti bilmez, lâkin kabir taşında iyi insan yazar. İyi insan olabilir ama bizim istediğimiz iyi kul olması. Onu diyemiyor. Cenâb-ı Hak dedirtmedi, akıllarına da gelmiyor. 20. asrın insanı kibrinden dolayı kendisine kul demiyor.
- Asrın insanı neden Allah’a kulum diyemiyor?
20. asrın insanı kadar kibirli, büyüklenen sümüklü yok. Sümüklü tâbiri kibirlerine çok yakıştı. Büyüklük azâmetinden nemrut kesilmiş, kul olamıyor, kendine kulum demeyi yakıştıramıyor. Çünkü terbiye yok. Her şeyi vermek istiyorlar yalnız dîni vermiyorlar.
Din,kulluğu telkin eder. Kullukta kibir yoktur, gururla kibir beraber yürümez. Bunlar meydanlarda toplanıp giyindikleri çullarla, taktıkları demirlerle-yıldızla, ayla, kartalla, kılıçla çocuk gibi göğüslerini madalyalarla doldurup kibirlenecekler.
Ş. Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder