- Siyasetin tarikatla ilişkisi olmalı mı?Bizim dinimizin mühim esaslarından birisi insanların töhmet mevzilinden kaçınmaları hususundadır. Buna bir örnek verelim;
Bir kimse sirke alacak, ama sirke meyhaneden başka yerde yok. Meyhaneye girip çıktığında kendisi töhmet altına düşer;
“Ben sirke alıp çıktım” dese de millete meram anlatamaz.
- Bu kimse meyhaneye girdi, elindeki şişeyle dışarı çıktı! Dediklerinde, sirke aldık, içki almadık! Diye nasıl anlatsın..!
Bunun gibi bilhassa bu zamanda siyâsi kimselerin dini mihraplara çok yaklaşıp onlarla hemhâl olmaları doğru değildir. Aslında tarîkatlardan hiçbirinin siyâsetle ilişkilerinin olmaması gerekir. İslâm’ın (tabî İslâm Devleti bulunduğu takdirde) kendisinin takdir edeceği bir yoldur. Her devletin kendi prensiplerine göre bir idare sistemi vardır. Şimdi İslâm:
“Hikmet nerde bulunursa o hikmeti siz alabilirsiniz” der.
Hikmet İslâm’ın kendi malıdır. Meselâ garpta hikmetli bir şey, insanlığa hizmet edebilecek bir fikir var onu alıp taklit etmekte biz aşırılığa gitmeyiz, kabul edebiliriz.
İslâm dünya çapında bir dindir. Getirdiği esaslar üzerine 40 İslâm Devleti kendilerini İslâm’la idare etmiştir. Bu zamanda İslâm’ın tatbik edilebilecek kaidelerini Avrupalı alsa biz, niye aldın demeyiz.
Bizim memleketimizde bir lüzum üzerine, aslı bizim eski kanunlarımızdan olan ve millete fayda verilebilecek olan esas, öneri olarak meclise verilebilir. Meclis mütâla eder uygundur der, kanun olarak çıkabilir. Yâni kesin kez bir şeyi reddetmek zaten akıl ve mantığa uygun değildir. Onun için Refah Partisi *İslâmi bir parti” olarak bilinmiştir. Aslında cumhuriyet kanunlarının kendilerine vermiş olduğu salâhiyetle bir partiyi kurmuş ve tabi olacak tüzükleri beyan etmişlerdir. Onlar hükümete geçtikleri taktirde T.B.M.M., milletin irâdesini temsil etmektedir, O meclis mâdemki yasa yapan bir meclistir, yasayı istediği gibi halin muhtezâsına ve şânına göre onu yapabilir. Ona karışacağımız yok.
Bununla beraber bir geçiş döneminde olduğumuzdan kültürümüzle maalesef ne şark kültürünü temsil edebiliyoruz. Ne garbî kültürünü sindirebilmişiz. İkisi arasında kaldığımızdan dolayı şimdi nasıl yapalım nasıl hareket edelim? Diye millet taaccüpte kalıyor.
Tarîkat meselesi; İnsanların siyâsi hayatlarına karışması gerekmeyen kendi şahsî arzu ve ruhani zevklerini tatmin bakımından olan bir yol olduğundan bunu herkes kendi şahsında hayatına geçirir, lâkin umumi olarak bunun arkasına düşmeye gerek yok.
Not: Ş. Nazım Kıbrısi Hz. leri sohbetlerinden

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder