
Cenâb-ı Hakk bize doğru dediği yolda bize bulunmayı nasip etsin. Niyetimiz Rabbimizin bize vasiyeti olan doğru yolu gözetmek, o yola devam etmek ve o yolu gözettirmektir. Her hareketin doğrusuda var eğrisi de var. Peygamber efendimiz helâli de haramı da bildirmiştir. Hangisi helâl, hangisi haram diye şüpheli bir şey yok. Her şey aşikâre bildirilmiştir. Doğrunun üzerinde doğru yazar, eğri işin üzerinde eğri yazar. Okuma bilende bilmeyende o yazıyı okur.
Her işin üzerinde, bu doğrudur veya bu eğridir veya bu haktır, bu bâtıldır diye yazılı olmayan bir iş yok. Gözü görende görmeyende onu ayırt eder, bilmem derse yalan söyler.
- Doğru yolu nasıl ayırt ederiz?
İnsanın içinde melâikede var şeytanda var. Melâike doğrudur der, şeytan eğridir der. Melâikenin doğrudur dediğine nefsine uyan adam onu dinlemez. Şeytanın eğrisine doğru der kapılır gider. Herkes hiç şüphesiz kendine göre iyiliği doğruluğu aramaya mükelleftir. Bizim üzerimize düşen budur,
“Ey kullarım, size haber verilmiş, bildirilmiş olan doğruyu arayınız, aldanmayınız. Ah aldandım demeye kalmayınız”
Mümin uyanık gerek. Aldanmaya kalma. Şeytan, Âdem peygamberi aldattı. Başından vasiyet edip bütün evlâtlarına bildiriyor;
“Ben aldandım siz aldanmayın”.
Haber verilmese bize mazur olalım mazeretimiz olsun ama haberimiz var.
- Sizi kim aldattı?
- Şeytan aldattı! Bizim peşimizi bırakmayan şeytan sizin peşinizi hiç bırakmaz!
Koca Âdem peygamberle Havva anamızın peşini cennetten çıkarıncaya kadar bırakmadığı gibi insanlığın peşini bırakmaz. Tâ ki şeytanı ürkütene kadar, şeytanı tam ürküttüğünde kendi avanesini toplar;
- Ey şeytanlar; dikkat ediniz! Bu deli ama bizi berbat ediyor, bunun arkasına düşmeyin çünkü ben bunun ismini defterden sildim!
Der ve seni ilân eder.
Bir gün peygamber Efendimiz (s.a.v), şeytana Hz. Ömer’i gösterdi ve ona sordu,
- Bunu nasıl bilirsin?
- Ömer bu yola dönerse karşılaşmayalım diye ben öbür tarafa dönerim.
Aldanma.
- Nasıl aldanmayalım?
Bir an fikir yap, bir an tefekkürde dur, o bir ânın içerisinde bir işaret gelir.
• Yeşil ışık verdiğinde tehlikesizdir geç,
• kırmızı işaret verirse tehlike var, yola atılma.
Zaman aynı zamandır, gece ve gündüz kendi devirlerini yapmakta; geceyi gündüz, gündüzü gece takip etmekte. Aylar ve mevsimlerde birbirlerinin arkasında yerlerini değiştirmeden devam etmektedir.
Not; Ş. Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.
Her işin üzerinde, bu doğrudur veya bu eğridir veya bu haktır, bu bâtıldır diye yazılı olmayan bir iş yok. Gözü görende görmeyende onu ayırt eder, bilmem derse yalan söyler.
- Doğru yolu nasıl ayırt ederiz?
İnsanın içinde melâikede var şeytanda var. Melâike doğrudur der, şeytan eğridir der. Melâikenin doğrudur dediğine nefsine uyan adam onu dinlemez. Şeytanın eğrisine doğru der kapılır gider. Herkes hiç şüphesiz kendine göre iyiliği doğruluğu aramaya mükelleftir. Bizim üzerimize düşen budur,
“Ey kullarım, size haber verilmiş, bildirilmiş olan doğruyu arayınız, aldanmayınız. Ah aldandım demeye kalmayınız”
Mümin uyanık gerek. Aldanmaya kalma. Şeytan, Âdem peygamberi aldattı. Başından vasiyet edip bütün evlâtlarına bildiriyor;
“Ben aldandım siz aldanmayın”.
Haber verilmese bize mazur olalım mazeretimiz olsun ama haberimiz var.
- Sizi kim aldattı?
- Şeytan aldattı! Bizim peşimizi bırakmayan şeytan sizin peşinizi hiç bırakmaz!
Koca Âdem peygamberle Havva anamızın peşini cennetten çıkarıncaya kadar bırakmadığı gibi insanlığın peşini bırakmaz. Tâ ki şeytanı ürkütene kadar, şeytanı tam ürküttüğünde kendi avanesini toplar;
- Ey şeytanlar; dikkat ediniz! Bu deli ama bizi berbat ediyor, bunun arkasına düşmeyin çünkü ben bunun ismini defterden sildim!
Der ve seni ilân eder.
Bir gün peygamber Efendimiz (s.a.v), şeytana Hz. Ömer’i gösterdi ve ona sordu,
- Bunu nasıl bilirsin?
- Ömer bu yola dönerse karşılaşmayalım diye ben öbür tarafa dönerim.
Aldanma.
- Nasıl aldanmayalım?
Bir an fikir yap, bir an tefekkürde dur, o bir ânın içerisinde bir işaret gelir.
• Yeşil ışık verdiğinde tehlikesizdir geç,
• kırmızı işaret verirse tehlike var, yola atılma.
Zaman aynı zamandır, gece ve gündüz kendi devirlerini yapmakta; geceyi gündüz, gündüzü gece takip etmekte. Aylar ve mevsimlerde birbirlerinin arkasında yerlerini değiştirmeden devam etmektedir.
Not; Ş. Nazım Kıbrısi Hz.leri sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder