Hıristiyanlar, Efendimizi büyük bir kimse sayıyor ama peygamber demiyor dese zaten Müslüman olacak. Belki çoğu der ama gizler. Efendimizin büyüklüğünü hepsi görür, hepsi yazar, çizer ve hiçbirisi İslâm kalksın diye cüret edemez.Avrupa’nın İslâm’ı takdir ettiği kadar, bizim paşa geçinenlerimiz takdir
edemiyor, Efendimiz sıradan adamdır zannediyorlar. Sıradan adam olsa 1,5 milyar insan nasıl şahâdet getiriyor? Sen ne yapsan da irtica desende minârelerde ki ezanı ve Resulü ekremin tâzimini durduramıyorsun.
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Bu doğrudan doğruya bize suikasttır, Müslüman Türk milletini şaşkına çevirdiler. En büyük adamlarımız bunu idare edemeyecek hale düştüler.
Ezan okunduğu müddetçe Müslümanlık devam edecektir. Mâdem ezan yarım milyon minarede günde 5 defâ; Lâilahe illâllah Muhammedurresûllulah olarak okunduğu müddetçe kimse bir şey diyemez.
Nasıl iş bu? Nasıl sen irtica dersin? Bunlar 5 vakit irtica ya mı çağırıyor?
- Ey millet; ibâdete geliniz, Müslümanlığı gözetiniz, Allah’ı sayınız, Resulünün yolunu gözetiniz, kurtuluş bunda..! Derken bu ne mücadelesi.
İslâm’ın sahibi vardır, bu kadar kavga içerisinde Türkiye sathında günde 5 kereden toplam 2,5 milyon ezan okunuyor. Bir camide 5 vakitte ortalama 100 kişi ibâdet edip namaz kılsa 250 milyon kişi eder. Nasıl sökeceksin? Ne kadar gaflet bu? Demek ki bunlar akıllarını yele kaptırmış.
Bugün İslâm’ın üzerindeki baskının son haddine kadar arttırıldığı günlerdeyiz. Dînini tutmak elinde ateş tutmaktan daha şiddetli ve daha yakıcı olacak diye bildirilen günler işte bu günler. Çünkü dînini tutan adamın ordu arkasındadır, yakalamak, bitirmek, tüketmek ister, durdurmak ister.
Şimdi bu devir kapanacaktır. Her vakit kış olmaz. Hem bu kış çoktan, yâni bundan 75 sene evvelden başlamıştır. 75 senedir kış devam ediyor. Sizde bilirsiniz ki kışın ilk aylarında yağan kar ile son zamanda yağan kar bir değil. Bu şiddeti ilk başta koyamadılar korktular çekindiler. Hem de millet gafildi arkalarından gidiyordu. Lâkin şimdi son fırtına esiyor, bu son kardır ve kış, hükmünü bahara teslim edecektir. Kış dört mevsimi kapatamaz, hududuna kadar devam eder. Gelen kar baharı durdurtmak ister. Ağaçların çiçeklenmesini istemez. Ağaçlar uyanmaya hazır olmuş. Belki biraz çiçekleri döktürür ama nihâi olarak baharı önleyemez. İşte bu meselede sabit karar olan kimselere çok büyük fazîlet vardır.
Not: Ş. Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder