7 Nisan 2009 Salı

SOHBET DÜNYASI - 36 - İTİCİ GÜÇ, ÇEKİM GÜCÜ

İki çeşit kuvvet vardır; çekici ve itici. Bir makine önde veya en sondadır. Eğer makine öndeyse çekici, arkadaysa iticidir. Maddi görüşe göre, çekmek ve itmek için başka bir maddeye daha ihtiyaç vardır. Yeryüzü de hareket etmektedir. ama iten veya çeken bir şey göremezsiniz. Bunu göremediğimiz halde hareket ettiğini bilmekteyiz. Güneş de öyledir. Galaksimizde koşmaktadır, hareket etmektedir ama çeken veya iten güç kaynağı olarak hiçbir şey göremezsiniz. İnsanın tabiatı da budur.

Biz insanız ve dünya üzerinde yaşıyoruz. Dünya üzerinde hareket ediyoruz. Bazen kuvvetle hareket ederiz, bazen nasıl olduğunu bilemeyiz. Maddi dünyanın insanını herhangi bir istikamete hareket ettirebilmek için, maddi vasıtalara ihtiyaç vardır. Ama insanları bir şeye doğru hareket ettiren başka bir şekil daha vardır. Cenab-ı Allah bir çok peygamberler ve son olarak Peygamber Efendimiz s.a.v.’i göndermiştir. O ilahi alemden, insanları toplamak ve doğru yola onları taşımak için ruhani varlıklardan bir kişi olarak gönderildi. Görünüşte normal bir insana benziyordu, diğerleri gibiydi. Fakat konuştuğu zaman insanlar iki gruba ayrıldı. Bir grup ona koşuyordu, bir grupta ondan kaçıyordu. Bazıları çekiyordu, bazıları da itiyordu.

- Bu nasıl olmaktaydı?Başka hiçbir açıklama getiremeyen doğru ve modern ilimle beraber bu nasıl oluyordu?

Kendisine bir şeyi çekmekteyken bazıları da itmekteydi. Pozitif bilimlerde buna dair bir açıklama yoktur. Şaşkınlık içinde;

-
Bu nasıl olmakta?

Diye merak etmekteler. Efendimiz s.a.v. zamanında onlarda şaşırmışlardı. 15 yüzyıl sonra da dünyanın maddi görüşlü insanları, inanmayanları aynı noktaya takıldılar.

- Güneş ve ay sistemi nasıl hareket etmektedir? Hareket ettiğini görüyor musunuz?

- Evet!

- Hareket için itici ve çekici güce ihtiyaç vardır, bunları kim hareket ettiriyor?

Güneşin doğmasında ve batmasında hiçbir gecikme olmaz. Ayın doğmasında ve yavaş yavaş dolunay oluncaya kadar geçirdiği evrelerde hiçbir sekme olmaz.

- Nasıl açıklayabilirsiniz?

Bizim gördüğümüzün arkasında bir şey olması lazım. Emreden, kaide veren, istediği gibi yaptıran bir kaide olması lazım. Bir soru daha var,

- Satalitleri(Gezegen ve uydulara gönderilen yapma uydular.) yapmaktalar ve onlarda hareket etmektedir, çalıştıran bir güç var mı yoksa bir ata mı bağladılar?

Görünmeyen bu varlığa inanmaları lazım.

- İlahi varlık vardır.

Demeleri lazım. Ben de insanların ruhları üzerinde otorite sahibi bir insan olarak söylüyorum ki;

- Var!

Ben sade bir insanım, Amerika’dan, Almanya’dan, Afrika’dan, doğudan, batıdan her yerden insanları getirebilirim. Ben onların arkasından itmiyorum. Görünmeyen kuvvetler vardır. Ben onları tutabilirim. Bu kuvvet benimle devam ederse bu dünyada ve öbür dünyada da toplayabilirim. Şeyhle sohbet onların kalplerini toplar ve temizler, senin de ruhunu alır, Efendimiz s.a.v.’e getirir. Öyle bir güce sahiptir ve bu kutsal güce bir sınır koyamazsınız. O 1500 sene evvel peygamberdir, onun gücü ve
ruhaniyeti bugün de vardır. O kötüleri ve kirlileri uzaklaştırmaktadır.

Evet, bizi toplayan ve alan Efendimiz s.a.v.,O’da bizi Cenab-ı Allah’ın huzuruna ulaştıracaktır.



Ş.Nazım Kıbrısi sohbetlerinden

Hiç yorum yok: