6 Nisan 2009 Pazartesi

SOHBET DÜNYASI -32 - SOHBETTE Kİ BEREKET


Mümin, Müslüman kişi, bir başka Müslüman ile buluştuğunda bir fayda doğar. O faydayla ruhun yükselir. Onun için bir, iki, üç saatte olsa ruhlar buluşmak ister.

Üç saatten fazla insanların sohbet için toplanmaları Nakşibendi Tarîkatında uygun değildir. Üç saat son raddesidir. Üç saatten sonra vücuda ağırlık gelir. Meclisin bereketi kalkar. Ta Malezya’dan, Mısır’dan, Türk’ten, Amerika’dan, Almanya’dan ihvanımız var hepsi ziyaret maksadıyla, bir fayda almak ümidiyle geliyorlar. Allah onları boş çevirmesin. Boş çevirmek Allah’ın adeti değildir. Cismâni olarak kuvvet elde ettiğin gibi, rûhani olan kuvvetini de arttırmaya uğraşmalısın. O zaman her buluşmada bir basamak daha yukarı çıkarsın. Allah’ın kapısına bir adım daha yaklaşmaya gayret et.

Sohbeti ve buluşmayı arayacaksınız, ondaki bereket büyüktür. Üstünüzdeki yükü alır atar. Size daha kuvvet giydirir. Tembelliği alır atar. Yükü hafifletir, kuvvet artar.

- Aman ne güzel meclis, keşke hiç sonu olmasa.


Bu imkânsız olanı istemek ve imkânsızın arkasına düşmek demektir. Dünyanın usulü bu.
Buluştuğun vakitte de her buluşmandan bir fayda hâsıl olsun.

Hayatını değerlendir. Sana ne verildiyse değerlendir. Köhne bırakma. Bizim ihtiyar bir komşu var. Her mevsimde en birinci sebzeyi çıkartır. Bize bir dizi kocabaşlı sarımsak getirdi ki onun yeri halı kadar bile değil, çıkarttığı ürüne şaşırırsın. Bir karış yeri bile değerlendiriyor. Sana ne verildiyse değerlendireceksin. Dünya hayatını değerlendireceksin. Karşılığında cenneti alacaksın. Dünya hayatını değerlendiren, ebedi hayatı alır. Bu muvakkat hayatta yaşadığının kıymetini takdir ettiğinden dolayı Cenâb-ı Allah sana ebedi hayat verir.


- Köhne dünyayı neyle değerlendirirsin?

Dünya, Allah’a kullukla Allah yolunda kullanarak değerlenir. Dünyanın Allah yolunda kullanana kadar bir değeri yoktur. Sen Allah yolunda dünyayı kullandığında değeri cennet olur. Zühd ve takva mânâsı her asırdaki tecelliyle anlatmadır. Bu içinden çıkılamayan dâvadır.
Dünyanın aslında sivrisineğin kanadı kadar değeri yoktur. Ancak dünyayı Allah yolunda kullanırsan değer kazanır. Allah sana karşılığında âhireti verir.

Sana verilen her şey seni yaratanın yolunda kullanman için verilmiştir. Sen sana verildin. Sen senin için yaşamayacaksın. Kişinin kendi için yaşaması bâtıldır. Araplar; “Sonunda fetis (leş) olur” der. Kendi için yaşayan sonunda leş olur. Kokusundan yanına yaklaşılmaz. Allah için yaşayan kokmaz, ölmez, çürümez. Dört kitabın hülâsasıdır. Sen kendinde bizzat Allah’ın yolunda olacaksın.

Sana verilen bu sûretteki varlık, Allah için kullanmak içindir. Allah için sen seni kullanırsan yani bu sûretteki varlığını kullanırsan Cenâb-ı Hak, Hak kani varlık giydirir. Hak kani vücut ebedidir. Ebediyet içindir. Kibir ve azamet tavrı insanı düşünmeye bırakmıyor.


Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohpetlerinden

Hiç yorum yok: