Kalplerimizi bir kalpte birleştirip toplamak gerekir. O kalp, en çok sevilen kul olan, Efendimizin s.a.v.’in kalbidir. İlahi huzurda en çok saygı duyulan kimse odur. Onu bulmalısın ve kalbini onun kalbinin üzerine bağlamalısın.“Hayır topluluktadır”
Bütün yararı kalplerimizin beraber olup, onun kalbinde olmasıdır. Çok kalabalık topluluklar vardır ama birinin kalbi Allah’ın dostlarından bir tanesinde toplanmıyorsa anlamı yoktur. Onların toplanmaları bereketli olmadığı gibi, şeytan için toplanırlar. O kimseler şeytanı ve onların işlerini desteklerler.
Şeytan, başından sonuna kadar insanları çağırıp onlara sayısız işler icat eder. İnsanları seçtiği o nokta üzerinde toplamaya çalışır. Mesela yüz binlerce insan, kahvehanelere, poplara, kafeteryalara, gazinolara, sinemalara, tiyatrolara, diskoteklere giderler. Şehirlere her gece bakarsanız evlerinde hiç kimseyi bulamazsınız. Yüz binlerce insan ayrılır ve zevk almak için giderler. Yaşlı insanlar toplanmak için genellikle bara, pavyona, pob’a, sinemaya gidemediklerinden, bingoya giderler. Onların nefisleri ister bunu fakat vücutları kaldıramaz.
- Niye evde oturuyoruz?
Diye kendi kendilerine sorarlar ve dışarı çıkmak isterler. Tombala oynamak için,arkadaşlarına telefon açarlar. Bingo merkezine giderler, oraları da insanları bitirir. Bu tombala toplantısına gelenlerin hepsi aşağı yukarı 70 yaşın üzerindedir ve şeytan onlara bakar. Şeytanın çalışması budur.
Bizim memlekette henüz böyle bir şey yok. Kıbrıs’ta yeni başlıyor ama Avrupa doludur. Yaşlılar ölünceye kadar şeytanın emri için çalışmaktadırlar. Şeytanın işçileri, temsilcileridir ve hiçbir bereketi olmadıkları gibi laneti de beraberinde getirmektedirler. Bu yerler, insanın hayat enerjisini insanların vücudundan alır. Vücutlarından hayat alınır. Bu merkezlere girdikleri zaman biraz enerjileri varsa bile buradan çıkarken enerjileri emilmiş bir vaziyette dışarı çıkarlar.
İslam’da gece hayatı yoktur. Çünkü gece, şeytan etrafa yayılır. Onların enerjileri gündüzden 70 defa daha fazla geceye yayılmıştır. Çoğu insanlar bunu bilmezler ama önemli bir noktadır. Onlar dışarı nefislerini tatmin etmek için çıktıklarından, şeytan onların vücudundaki tüm enerjiyi çeker alır. Onların zevk zannettikleri şey, aslında korkunç bir şeydir. Vücutlarını ve ruhani hayatlarını mahvetmelerinden başka bir şey değildir. Bu depresyona girmenin en önemli sebeplerinden biridir. Gece hayatına alıştıklarından düşünürüler;
- Hiç zevk yoktu ama gitmek zorundayız, hadi bir turlanıp gelelim,
Derler ve gittikleri zaman tuzağa yakalanırlar. 20.asrın medeniyeti bunun üzerine bina edilmiştir. İnsanlar gece hayatından deli olmuşlar ve hepsi delirecektir. Hiç kimse mutlu olarak dönmez. Enerjilerine kaybederler, kalplerine karanlık gelir,vücutlarına da karanlık gelir, ardından depresyon gelir.
Biz, kalbi en çok sevilen Hz. Muhammed s.a.v.’in kalbiyle olmaya çalışmalıyız. İlahi rahmet hiç durmadan, her zaman onun kalbine yağar. Bu kalplerimize tazelik,huzur ve güç verir. Daha fazla isteriz. Kim isterse de onların üstüne giydirilir.
“Bütün rahmet ve iyilik beraber toplanmalı ve insanların kalbini onun kalbiyle birleştirmededir”
Bu ada üzerinde 250 binden fazla insan yaşadığını kimse söyleyemez. Belki 200 kişinin kalbi Hz. Muhammed’le birleşiyor, daha fazla değil. İnananlar,Cenab-ı Allah tarafından hedef seçilmiş kişiler olduklarına dikkat etmelidir. Şanslı insanlarız. Bu şeytan işi değildir. Şeytani insanlar, inananların zararlı şeyler yaptığı görüşündedir. Halbuki onları şeytani işlerden kurtarmaya çalışıyoruz. Allah bize güç versin ki Peygamberler ve enbiyaların yolunu takip edelim.
Şah-ı Nakşibendi Hz. sohbetlerinden

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder