“Êrrahmân allêmêl kuran”- Cenâb-ı Hak Kuran-ı Kerîmi kime tâlim etti?
Cenâb-ı Hak’kın tâlimi doğrudan Efendimiz s.a.v.’e dir. Efendimiz s.a.v.’ de Ashaplarına ve Sahâbeye tâlim ettirmiştir. Sahabeyi Kirâmda, sâir Ashâbı Kirâma ittiba eden, uyan insanlara yani Evliyâlara tâlim eder. Evliyâlara muhabbeti ve bağlılığı olan kimseye de yine Evliyâlar tâlim eder ve öğretir. Evliyâların tâlimi netice îtibâriyle baştan Cenâb-ı Hak’tandır. Cenâb-ı Hak bizzat kendisi de tâlim ettirir.
- Yâ Rabbi bize tâlim et.
Dendiğinde, Cenab-ı Hakk’ın, bir hocanın küçük çocuğa ders vermesi gibi düşünülmesin.
- Bize öğret Yâ Rabbi..!
Dediğimizde, bizim mertebemizde olan kimselere Cenâb-ı Hak lûtfu keremiyle bir kimse gönderir ve o yoldan öğretir.
Tarîkatun assohbe ve hâyru fîcemiyye
Bu söz kıyâmete kadar söylense, yine muktastır. Her gece her sofraya oturmada, envâi türlü yemekler önüne konsa insan gene ekmeği arar;
- Ekmek yok mu?
- Ekmeği ne yapacaksın ye!
- Biz daha kedi olmadık, kediler ekmeksiz yer.
HİKÂYE
Çölden bir bedevî gelmiş ve memlekete girerken bir fırın görmüş. Fırıncı hamurdan çeşit türlü ekmekler, börekler, çörekler, pideler, peksimetler yapmış. Bedevî doğru o dükkâna girmiş ve sormuş;
- Ben doyasıya ekmek yesem kaç para öderim?
- Yarım altın verirsen ben seni doyururum. Demiş,
O vakitler yarım altın bir ailenin bir aylık geçimine karşılıktı. Fırıncı;
- Bu arâbinin elinden yarım altını alayım, bu paraya iki çuval un alırım, zaten ne kadar yiyecek ki..! diye tamah etmiş.
Arabî demiş ki;
- Ben ırmak kenarına gidiyorum, ekmekleri gönderiver orada yiyeceğim.
Fırıncı çırağıyla oraya bir-iki ekmek göndermiş. Arabî ekmekleri koparır, çaya batırır gibi suya batırır lup yutarmış.
- Gene getir. Demiş.
İçerden fırıncı bakmış ki yarım altınlık ekmek bitti, bir altınlık ekmek gönderildi oda bitti, iki, iki buçuk, üç altın oluyor daha o bedevî demiş ki;
- Daha ekmek getir,
Ne biçim adam bu, hakikaten doymadı mı diye fırıncı şaşırmış, nihâyet;
- Daha doymadın mı?
- Bu dereyi akıttıran Allah’ın hakkı için, bu dere aktığı müddetçe yerim, senin fırının da bir şey bırakmam.
- Yarım altının yerine üç altınlık yedin helâl olsun ama artık git seni biz doyuramayız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder