14 Haziran 2011 Salı

SOHBET DÜNYASI - 397 - NEREYE GÖTÜRECEK?

Şimdiki hocalara, prof.lara sorsanız

- Ne iş yaparsın?

 - Işimiz şu bu..!

Ne için çalışırsın? Hayatın gayesini bildin mi? Nasıl oldu da bu dünyada göründün veyahut bulundun?

Bunu sorsan cevabına kadir değiller. Eh işte nasıl olsa bulunduk. Bir sene evvel yoktuk ama şimdi varız. Bir seneden sonra yokuz.

Yahu iki yokluğun arasında varlık da göründün. İki yokluğun arasında görünen bir varlık oda yok demek. Şimdi koşturursun. Dünkü yokluğunu düşünemiyorsun. Önde gelecek olan yokluğu da göremiyorsun. Orta yerde kapışıyorsun, kavga ediyorsun, muharebe ediyorsun, düşmanlık yapıyorsun. Hedefin yok. Uydurma hedefin içinde önüne geleni yıkıyorsun.

Eh sonunda bakıyorsun hedef diye gördüğün şey şarapmış. Çöllerde uzaktan bakıldığı vakit de böyle su dalgaları gibi olur. Serap derler ona. Tabii çölün susuzluğunda telef olmaya hazır olan kimse, tabii o suyun işaretini görüyor orda. Dalgalanıyor. Öyle olduğu vakit de gideyim üzerine de bu suya yetişeyim telef olmaktan kurtulayım der. Oraya bütün gücü ile oraya gider. Birde bakar ki su yerine çöl var. Su yoktur. Çöl vardır.

Nereye döneyim der şimdi. Ben serap olan bir şeyin arkasına düştüm. Vakit akşam oldu. Yani ömrümüzün sonu geldi artik. Ne tarafa döneyim diye şaşkın kalıyor. Zannediyor ki o görüntü bir hakikat dır ve o hakikat dan bir kendisine pay alacak hazinedir. O hazinede pay alacak.

Birde bakar ki kendisi karşısında Azrail aleyhisselamı bulur. Ne için geldi diye sorarsan;

- Seni götürmek için geldim. Der sana.

- Nereye götürecek?

- İnanmadığın aleme götüreceğim seni, çünkü dünyada yaşadın serap arkasına düştün, hakikati bıraktın şimdi vaktin doldu. Seni inanmadığın hakikat alemine götürüyorum.” Teslim ol der.

- “Olmam!” derse.

- Ellerine, ayaklarına zincir vurunuz!” Kudret zincirlerinle bağlarlar, kımıldayamaz hale gelir.

“Heeeh.. heeeh.. heeeh” Demeye başlar. İçeriye nefes alamıyor artık. Dışarıya geliyor. O bir gün insanların başına gelecek. Hayatın gayesini bilmeyen adam sonunda böyle perişan gider.


Ş.N. Kıbrısi Hz. sohbetlerinden

Hiç yorum yok: