Cenab-ı Hak kulları için din olarak İslam’ı seçti. İslam’ı seçip ahir zaman Peygamberini insanlara gönderdi. Emirlerini tutarsın veya tutmazsın. Cenab-ı Allah Habibine buyurdu;“Ey Habibim, sen Ben’im emrimi bildirdin. Lakin onların başlarında durma, isteyen emri tutsun isteyen tutmasın. Sen tebliğ edersin, isteyen alır, isteyen almaz.”
Bu insanların çeneleri bağlanacaktır. Çoğunun da çenelerinin bağlanması kısmet olmaz. Cenab-ı Allah hepimizi muhakeme edecektir. Binaenaleyh 1500 senedir peygamberini göndermiş ve İslam’ı takdir etmiştir. Hüküm olarak en güzel yoldur.
Buraya kadar yetiştik. Bu dini getiren Peygamberin doğduğu mübarek geceden itibaren şeytan seferber oldu. Şeytan insanların Allah’a kulluk etmesini istemez. Şeytan;
- Bunların yüzünden Cenab-ı Hak beni cennetinden kovdu, arkama düşsünler benimle birlikte ahirette yansınlar. Cenab-ı Allah;
“Sana izin veriyorum, lakin insanoğluna irade ve akıl verdim. Baksınlar görsünler, aklını ve iradesini kullanamayıp senin peşinden koşanlar da seninle beraber yansınlar.”
Allah’ın bir tek dünyası var zannetme. Saltanatına azametine bu büyüklükle sahipse çok az. Allah’ın kullarının hesabını kimse bilemez. Rabbül Alemin dendiği zaman;
Alemlerin Rabbi’dir. Çokluğunun hududunu bilemezsin ve bulamazsın. Bu asi gelen bir avuç insanların, şeytanı dinledikleri için cehenneme girmeleri güzel bir şey değildir. Bu güne kadar kimse çıkıp da;
- İslam'da bir eksiklik var! Diye söyleyemedi.
Çünkü Allah’ın emrinin yanında kendi emrini söyleyecek kimse
yok. Senin aklın bir noktadır. Cenab-ı Allah’ın ki nihayetsizdir. Şimdiki insanlar;
- Biz biliriz. Diyorlar.
Onların iradelerini görelim bakalım ne yapacaklar. Zararını yine onlar çeker. Bununla beraber biz ahir zamandayız. Herkes;
- Biz Müslümanlığı kabul etmeyiz. Diyor.
Bu ahir zamanın bütün pisliğini Müslümanlar üzerine yüklemek olmaz. Allah'a havale ederiz. O zaman Allah’ın mahkemesinin hükmü kesindir. Bu peygamber makamındaki yapılan zulmü Allah’a havale ederim. Dillerini, kalemlerini, kendilerini tutsunlar, yoksa dünya boş değildir. Gök kapıları açılıp da;
- La havle vela kuvvete illa billahil aliyyul azim.
Çekenlerin duası geri çevrilmez. Dikkat edin. Müslümanlara kötülük atmayın. Müslümanlıkta kötülük yoktur. Tertemiz pak dindir. Peygamber Efendimize;
- Müslüman nasıl olur? Diye sorduklarında;
“O kimsedir ki, Müslümanlar onun elinden ve dilinden emniyettedir.”
Müslüman’ın elinden ve dilinden kimseye zarar gelmez. Elinle de dilinle de kimseye zulüm olmaz. Elinin tuttuğu sopa, bıçak, bomba neyse kimseye eza veremezsin. Sana Müslümanlarla ilgili kötü bir haber gelirse “Estağfirullah”çek.
İslam’a kim dil uzatırsa dili kesilir. Bir illet verilir, onun dilini kese kese bitirirler.
Müslümanlık nedir bilesin; Müslümanlık, iyiliği emreder. Kötülük neredeyse Yavuzluk oradadır. Müslümanların takva sahipleriyle eskiden alay ederlerdi.
Müslüman gereksiz yere karıncaya bile dokunmaz. Cenab-ı Allah’ın yarattığı her yaratığın yaşamaya hakkı vardır. Ama sen dil uzatırsan, Cenab-ı Allah yatağını içine bir yılan ve ya akrebi bulur sokar. Bundan dolayı ayakkabını silkelemek ve yatağa bakmak sünnettir. Ama Müslüman’a dil uzatan insanlara mahlukat düşman olur. Birine;
- Ölümün denizden olacak.
Diye haber verildiğinde, denizin ortasına kale yaptırmış ama zehirli örümcek tabağın içinde gelip onun ölümüne sebep olmuş.
Müslümanlık her yaşayan mahlukatın hayat hakkını kabul eden dindir. Sen müstahaksan, Cenab-ı Allah sana musallat olur ve öldürtür. Dikkat edin acz içindeyiz. Allah’la muharebeye kalkmasınlar. Din Allah’ın dır, bizim hiçbir şeyimiz yok. Her kim İslam’la karşı karşıya gelirse Allah’la karşılaşır.
Bu zamanda çok fitne vardır. Şeytanı sevindirmeyin. Her gün yeni işitilmeyen şeyler okuyor onlara karşı dikkatli olun.
Not. Ş. Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder