7 Ekim 2009 Çarşamba

SOHBET DÜNYASI - 84 - SABRIN MÜKAFATI


Milyonlarca insan gelmekte ve gitmekte. Caddelerde hep aynı insanlar dolaşıyor zannetme. Bugün geçtikten sonra imkansız geri dönüş yok. Bugün bir gün,yarın başka bir gündür. Bugün 24 saattir, yarın gelecek olan 24 saat ise başkadır.
Bu Allah c.c.'nün büyüklüğüne bir işarettir. O hiçbir zaman kopya yapmaz. Yeni gün yeni olaylara gebedir. Yeni ölüm yeni insanlara. Her şey yarın için değişecektir. Öbür gün tam bir değişiklik.

Yaşadığımız olaylar insanları yorar. Görmekten de işitmekten de yorulurlar. Kim zorluklar içinde görür ve işitirse onların yükü ve ağırlığı üzerine gelir. Büyük Şeyh Efendi (Allah rahmet eylesin) bana şöyle söylemişti;

"Çok evliyalar gözlerini açamazlar,ayağa kalkamazlar,hatta ibadet bile edemezler. Onların baktıkları gece ve gece yarısıdır. Yorulurlar ve uykuya düşerler. Şeytan onları lanetlenmiş işleri için aldatamaz."

Şeytan ve onun işleri lanetlenmiştir. Kim ki şeytanın işlerinden alırsa onlarda lanetlenir. Eğer bile kimse lanetlenirse hiçbir şey ona fayda veremez. Kimse onu destekleyemez ve yardım edemez. Onu hiç kimse taşıyamaz. Eğer bu milletlere gelirse milletler ortadan kalkar. Eğer lanetlenme batıl inançlar üzerine gelirse onlarda yok olacaktır.

Sadece Müslümanlar kalır, onlara lanet yoktur. Kim rahmet edilen kişileri takip ederse onlara hiçbir zaman lanet gelmez, rahmet yağar. Rahmet edilen kimselerin hayattaki ümitleri zevkleri huzur doludur. İnsanlar;

- Çalışmalıyız. Diyorlar.

- Ne için, kimin için?

Eğer kendin için çalışırsan öleceksin,sana bir yarar sağlamaz. Niye yoruluyorlar? Bu hayat için çalışan herkes lanetlenmiştir. Lanetlerinin esas sebebi dertlerinin de esas sebebidir. Eğer insanlar tatmin olmazlarsa daha çok problem yaparlar.

Şimdiki insanların % 99'u kendi hayatlarından memnun değildir. Memnun değillerse zaten üzerlerine lanet gelir. Bal toplayıcıları vardır. Bazen arıların sokmasına tahammül eder. Çünkü arı gün boyunca bal toplar ve topladıklarının alınmasından memnun olmaz. Adam;

- Önemli değil, sonunda bitecek ve bende bal yiyeceğim. Der.

Dünya üzerindeki insanların gayeleri nedir? Birçoğu problemler meydana getirmişlerdir. Onların üzerine saldırdıklarında bağırıp, ağlayıp, dert yanarlar.

- Bir dert taşımak zorundayız. Derler.
Arı kadar akla sahip olsalar;

- Arı taşıyıcısı, niçin bu arıların saldırılarına katlanıyorsun? Diye sorarlar. O da cevap verirdi;

- Çünkü sonunda balı yiyeceğim.

Dünya üzerindekiler niçin kavga ediyorlar? Niçin birbirini öldürüyorlar? Onlar için ağır bir yük yoksa niçin bu dertleri ve ağır yükleri taşıyorlar? Meczup olmaları lazım.

Kim sonsuz bir hayata inanırsa bizim söylediğimiz bütün dertlere sabırlı olur ve sonsuz hayatlarında Allah tarafından sonsuzlukla mükafatlandırılırlar.

Bir kimse taşır ve sabrederse bu mükemmelliktir. Cenab-ı Allah'ın rızası için sabırlıdır ve Allah'tan rahmet ve sonsuz hayatı ümit eder.

Hiçbir şeye inanmayan bu insanlar çok delidir. Bütün hayatları sefaletle geçer. Hiçbir şey ümit etmezler. Öldükleri zaman da bu ıstırap her gün onları buğdayı nasıl ezerlerse yoğurur ezer. Günler, haftalar, yüzyıllar
insanları yoğurmakta ve öğütmektedir. Bu ümitsiz insanlar, akılsız ve zavallıdır. İnsanların belki %99'u ümitsizdir, bu da onları değirmenin buğdayı ezdiği gibi ezer. .

Belki ezilmenin verdiği ıstıraplar gelmekte ama bu hayattaki ıstıraplardan sonra mutlu sonsuz bir hayat gelmekte olduğu için inananlar mutludur. Kalplerinde ümit olmayanlar ise en ağır yükü taşımaktalar. Bu milletler için üzüntü kaynağıdır.
Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden.

Hiç yorum yok: