15 Ağustos 2009 Cumartesi

SOHBET DÜNYASI - 63 - İMAN ELBİSESİ

Daha fazla “Estağfirullah” demeliyiz. Bunun manası Allah c.c.'nün bizi mutlu yapmasını sağlamaktır. O bizim fiziksel gücümüzü bilmektedir. Onu Allah için değil, yalnızca nefsimiz için harcıyoruz. Bütün gün bir şeyler yapıyoruz ve yorgunuz.

Ana gaye nefsi mutlu yapmak için. Ama nefis hiç tatmin olmaz. Ne kadar konuşursan, ne kadar ağırlık taşırsan, sayısız işler de yapsan sonunda nefsin;

- Her gün benim için ne yapıyorsun? Senden hiç memnun değilim.

Diye Cenab-ı Alah'ın ardından bir ok gibi şikayette bulunur. Bir kimse nefsi için çalıştığı kadar Allah için çalışsa havada uçar. Döndüğünde havada döner.

Nefsin hiç utanmaz. Sen çalışsan da razı değildir. Hiçbir zaman sana teşekkür etmez. En sonunda seni tekmeler. Belki nefsin için yaptığını % 1'ini Allah için yapsan sana nurlar giydirilecektir. Senden memnun olduğundan vücudun huzurla kaplanacaktır ve senin ölmeni engelleyecektir. Senin ölün belki mezarda kokmayacak. Kıyamet gününde gömüldüğün zamanki gibi kalkacaksın. Cenab-ı Allah'ın yeni vücut giydirdiği insanlar, bu ölüleri bozulmayan insanlardır. Onların farkı nur ve ışık yaymalarıdır. Öbürleriyse gömülür, dirildiklerinde yeni vücut verilir ama nur verilmez.

İlahi hizmetin peşinde koşmayıp, nefsin arkasından koşan insanlardan kötü koku gelir. Fakat Allah'ın inananları, sevenleri onlar hiçbir zaman kokmazlar. Belki bir gül gibi belki Medine-i Münevvere gibi kokarlar. Hayatlarının gayesi ilahi hizmet için olanlara bu şeref bahşedilir ve güzel bir elbise giyerler. Bak ve iki pozisyon arasında mukayese yap. Biri nefsin ki, hiçbir zaman, 24 saatte hizmet etsen nefsini tatmin edemezsin, üstelik sana kızar. Diğeri güçlerini Allah'a verenler; onların kalpleri mutluluk, değişik huzurlar ve sayısız zevkler içerisindedir. Mezarlarda onlara sayısız nimetler verilir. En sonunda cennette onlara mutluluk, şeref ve yücelik verilir.

Not: Ş.Nazım Kıbrısi Hz. sohbetlerinden

Hiç yorum yok: