Nefsimiz tam olarak aptaldır. Nefis kendini mübarekmiş gibi tanıtır. Her nefis;- Ben en kudretliyim, bana itaat et, ortak olmaktan hoşlanmam, ilkim ve sonum, başka bir şey yok, bütün saygın bana olmalı, ben olmam lazım.
Der. Belki o kimse bitmiş biridir. Fakat nefsi onu idare eder;
- En güçlü benim egomdur.
Diye kabul ettirmek ister. En zor olan bu hududu geçmek lazımdır. Bunu yolunun üzerinden kaldırman gerekir. Nefis;
- Benim varlığımı kabul ettiğin müddetçe en kudretli kral benim, başka kimseyi tanımayacaksın, sadece beni!
Belki küçük belki de kral ölçüsündedir. Kişinin imkanına ve toplum içindeki durumuna göredir. Devamlı iddia eder, kavgalar eder. Ümit ediyoruz ki Allah c.c.,bizi bu kirli insanların şiddetli ve edepsiz olanlarını alsın götürsün. Allah;
"Ben'im huzuruma bunları getirme!"
Bu en vahşi mücadele eden yaratığa nefis denir. Edepsizdir. Bundan dolayı şeriat, inananlara nefisleriyle savaşmaları için bir kılıç verir. Kim bu kılıcı eline alırsa nefsiyle mücadele etmek için hareket eder. Bir kimse şeriatla silahlanırsa, nefsiyle savaşarak onu yolundan almaya güç getirebilir.
Nefsine köleysen, şeytanın, dünyanın, arzu ve isteklerinin kölesisin. Köle sahibi kölelerine her şeyi yapmaya serbesttir. Haberler için dergilere ve televizyonlara baktığımızda nefis, şeytan ve dünya üçgene benzer. Bu şeytanın krallığıdır.
İnsanoğlunu kötü bir şey yapmaya zorlar. Bu insanlık için utanç vericidir. Hareketler, genç insanların hayat şekli; İnsan bunlara bakmaktan utanç duyar ama onlar bundan utanç duymuyorlar. Bütün gün;
- Ben en iyiyim!
Diye düşünürler. Bundan önce böyle yaşam biçimi yoktu.
- Biz hiçbir şeyi takip etmiyoruz, nefsimizi takip ediyoruz, onun açtığı bilinmeyen kapılar bizim için şereftir. Diyorlar.
İnsanlık seviyesi bu haldedir. Bu onları aptal yapar ve kibirlerinden
geçilmez. Orijinal olduklarını düşünüp gerçekte şeytanın takipçileridir. Onlara bir şey söylediğinizde veya onları pohpohlamadığınızda hemen kızıp;
- Geri kafalı! Derler.
Bunun manası; insanoğlu dengesini ve iyi hislerini kaybetmiştir. İnsanoğlu tadını kaybetmiştir.
Bakıyorlar ama görüşlerini kaybettiler. Kötü şeyleri iyi şeyler
olarak değerlendiriyorlar. Yaptıkları her şey kirlidir ve çöpe layıktır. Herkes de böyle düşünüyor. Arkadaşlarıyla da anlaşamazlar, tek olmaya çalışırlar. Bu insanlık seviyesinin en aşağıdaki noktasıdır. Bundan daha kötü bir seviye yoktur. Hz. Muhammed s.a.v. ;
''Öyle bir zaman gelecek ki iyi şeyleri kötü görecekler, kötü şeyleri de iyi görecekler" Diye bildirmiştir.
Nefiste balans yoktur. Nefis dengeden anlamaz. Akıl hastaneleri
bile kabul etmez;
- Bizim hastalarımızı daha kötü yapacak. Diye almazlar.
Bunlar serbest dolaşırlar ve çok tehlikelidirler. Türkiye'de büyük
aptallıkla bir vahşet oldu. Dört genç şeytana tapıyordu. Onlardan biri;
- Bu kızın şeytana kurban olması lazım. Dedi. Mezarlıkta önce ırzına geçip sonra öldürdüler. Yakalanıp mahkemeye geldiklerinde ellerini kaldırıp;
- Bizim ilahımı şeytan biz onu dinleriz. Dediler.
İnsanlar arasında dolaşıyorlar. Kanunlar onlara müsamaha etti ama
inananlara müsamaha etmedi. Allah'ın laneti onların üzerinedir. Kim Allah'a karşı şeytana Rab edinip, ona kulluk yaparsa hapishanelere atılır ve sürünür. Allah c.c. bakıyor ve görüyor. Cenab-ı Allah rahmetini nasip eylesin.
Not; Ş.Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder